ZİNA EDEN ERKEK VE KADINLARLA EVLİLİK

Zina etmiş kadınlarla ve erkeklerle evlenmek temiz, takva sahibi Müslümanlara haram kılınmıştır. Zina etmiş biri ancak kendisi gibi zina etmiş biriyle evlenebilir. Zina eden kişiler madden ve manen kirlenmiş olurlar. Cinsel hastalıklar taşıyor olma ihtimalleri vardır. Cinsel hastalık taşıyor olmasalar bile manen kirlenmişlerdir. Gerçek bir tövbe edecek olurlarsa Allah günahlarını affeder fakat bu sadece öbür dünya için geçerli bir bağışlanma olmaktadır.

Zina etmiş birisi, tövbe etmiş bile olsa namuslu biriyle evlenme yasağı devam eder. Kendisi gibi zina etmiş ve tövbe etmiş biriyle evlenmek zorundadır. İnsan daha önce zina etmiş ve tövbe etmiş bir insanın tövbesindeki samimiyeti ölçemez. Kalplerdekini ancak ve ancak Allah bilmektedir.

ZİNA EDEN ERKEK VE KADINLARLA EVLİLİK yazısının devamı

İSLAMİ MAL REJİMİNİN KADINLAR VE ERKEKLER ARASINDA UYGULANIŞI

Allah’ın adaleti kulun adaletinden farklı işliyor. O fakirleri ve güçsüzleri koruyor.

Evlilik bir tür ortaklıktır. Sözleşme yapılır. Sözleşme yapılırken erkek eşine anlaşmış oldukları mehir miktarını peşin olarak öder ve bu, resmi kayıtlara geçer. Veresiye mehir kabul edilmez. Mehir sadece kadının kendine verilir. Kadının ailesi mehir üzerinde hak iddia edemez.

Fiziki zayıflıklarından dolayı kadınlar “erken koruma” altına alınmıştır. Bunun anlamı: Erkekler evin her türlü masrafını yüklenmiştir: Çocuklarının, evinin ve eşinin her türlü ihtiyacını gidermek babanın üzerine kesin görev olarak yasalaşmıştır. Ayrıca bir erkeğin, evlenirken eşine evlilik sigortası (MEHİR) yapma mecburiyeti de vardır. Mehir vermek farzdır, mehirsiz evlilik haram, yani geçersiz sayılır. Geçersiz sayıldığından dolayı da mehirsiz evlilik zina sayılır. Zina: Cezası yüz değnek olan çok büyük bir suçtur.

İSLAMİ MAL REJİMİNİN KADINLAR VE ERKEKLER ARASINDA UYGULANIŞI yazısının devamı

ERKEK, RABBİNE SORDU VE RABBİ DEDİ Kİ:

4: NİSA / 34. Erkekler fiziki özellikler açısından kadınlardan daha güçlüdür çünkü Allah, bazılarına bazılarından daha fazla lütfetmiştir. Bundan dolayı erkeklere daha fazla sorumluluk yüklemiştir. Erkekler kendi mallarından harcarlar. Allah kadınları korur. Allah’a itaat eden kadınlar da Allah’ın korumalarını emrettiği şeyleri korurlar.  Eğer kadınlar (kendilerine verilen hakları istismar eder) huzursuzluk çıkarırlarsa ilk önce onlara nasihat edin, olmazsa yataklarında yalnız bırakın. Daha olmazsa onları (birinci boşama ile) bırakın. Pişman olup huzursuzluk çıkarmaktan vazgeçecek olurlarsa onları incitmek için bahaneler aramayın. Şüphesiz Allah çok yüce ve çok büyüktür.

ERKEK, RABBİNE SORDU VE RABBİ DEDİ Kİ: yazısının devamı

MÜNAFIKLAR NİÇİN TEHLİKELİ?

Rabbimiz güzel ahlaklı olmayı emrediyor fakat tarih boyunca Allah’ın bu emrini delmeye, insanları tekrar cahiliye devrine götürmeye yeltenen kimseler olmuştur. Bunlar normal bir vatandaş olarak gözükseler, insanları etkileyemeyeceklerini bildikleri için din adamı kisvesine bürünmüşlerdir. Peygamberimizin sağlığında, Rabbimizin, Peygamberimizi münafıklar hakkında sıkça uyardığını görürüz.

MÜNAFIKLAR NİÇİN TEHLİKELİ? yazısının devamı

BİR MÜŞRİKLE BİR MÜMİN EVLENEBİLİR Mİ?

Müşrik kimseler Allah’ı inkâr etmektedir. Müşrikle Müslüman bir kimsenin evli kalması haram kılınmıştır çünkü beraber yaşamaları aynı evi aynı yatağı paylaşmaları zor ve imkansızdır. Temizlik anlayışları çok farklıdır. Örneğin: Müşrikler tuvalete gidince tuvalette su kullanarak temizlenmezler. Kirli elleriyle pantolonlarını çekerler ve   giysilerine dokunurlar. Ancak tuvaletten çıktıktan sonra ellerini yıkarlar fakat kirlenmiş olan giysilerine dokunmak suretiyle tekrar ellerini kirletmiş olurlar. Üstlerine başlarına idrar veya pislik bulaşmasına pek aldırış etmezler. Oturdukları yere oturmak bir mümini rahatsız edebilir. Evlerine ayakkabılarıyla girmeyi tercih ederler. Müminlerle müşriklerin ahlak anlayışları da farklıdır. Zina etmek ve zina edenle evli kalmak dinen haramdır. Müminler zina etmeyi haram görürken müşrikler zina etmeyi normal görürler.

BİR MÜŞRİKLE BİR MÜMİN EVLENEBİLİR Mİ? yazısının devamı

KÖLELİK VE CARİYELİK SİSTEMİ

Cariyelerle nikahsız birlikte olmak İslam’da var mıdır?

Cariyelerle nikahsız birlikte olmak haramdır, sadece evlenmeye gücü yetmeyip nefsine sahip olmaktan korkan bir kimse; mümin, ömründe zina etmemiş, gizli de evlenmemiş bir cariyeyle evlenebilir. Bu sonuç hem ayetlerden hem de hadislerden rahatça çıkarılabilir. Cariye ile ilişkinin zina olduğuna dair benim bulduğum üç tane hadisi şerif var.

KÖLELİK VE CARİYELİK SİSTEMİ yazısının devamı

İLTİCA ETMİŞ OLAN KADINLARIN DURUMU NEDİR?

İltica eden kadınlar cariye statüsünde midir?

Eğer müşrik bir kavimden evli bir kadın, Müslüman olursa ve Müslüman bir kavme iltica edecek olursa, onu müşrik olan kavmine geri göndermek haram olur. Bu kadının müşrik kocasıyla olan nikah bağı, tek taraflı olarak sona erer. Müşrik kocası onu boşamamış olsa da bu nikah geçersiz sayılır ve dikkate alınmaz. İltica etmiş kadın evlilik yapmak isterse kanunen üç ay bekler şayet hamile değilse evlilik yapabilir. Hamileyse bebek doğuncaya kadar evlenemez. Doğumdan sonra evlenebilir.

İLTİCA ETMİŞ OLAN KADINLARIN DURUMU NEDİR? yazısının devamı

İSLAM MİLLİYETÇİLİĞİ YASAKLIYOR MU?

İslami açıdan milliyetçiliğin tanımı:

Ayeti kerimede müminler kardeştir diyor. Evet, müminler kardeştir. Şöyle bir temsil verecek olursak: Bu kardeşler büyümüşlerdir, evlenmişlerdir. Her birinin bir yuvası olmuştur. Her biri yuvasını korumak ve savunmak zorundadır. Her birinin, giderlerini karşılamak için ayrı bir bütçesi vardır. Yuvaları ayrıdır ama kardeşler kardeş olduklarını asla unutmazlar.

Her mümin kavmin bir ülkesi vardır, sınırları vardır. Ülkelerini korumak, gerektiğinde savunmak zorundadırlar. Her ülkenin ayrı yöneticileri ve ayrı bütçeleri vardır ama birbirlerini severler, düşmanca davranmazlar. Birbirlerine karşı haksızlık etmezler. Gerektiğinde yardımlaşırlar.

İSLAM MİLLİYETÇİLİĞİ YASAKLIYOR MU? yazısının devamı

İSLAM İNANÇ ESASLARI

Bu yazı Allah’ın ayetlerine sadık kalınarak hazırlanmıştır.

İslam nedir? İslam, ilahi dinleri tevhid çatısı altında birleştiren ilahi bir terbiyenin adıdır. Bir kardeşliğin ve dayanışmanın sembolüdür. Allah’a şirk koşmayan, Allah’ın varlığına, birliğine, meleklerine, indirmiş olduğu kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe inanan ve peygamberler arasında ayrım gözetmeyen kimseler Ehli Kitap’ın müminleridir. Peygamberleri farklı, şeriatları farklı olmasına rağmen bunların hepsi İslam inanç esasları üzerinedir, kafir sınıfına girmez. Bundan dolayı bu kişilerin kestikleri ve yedikleri yenir. Bunların kadınları ve erkekleri birbirleriyle evlenebilir. Allah, Müslüman kadın ve erkeği sadece müşriklerle ve zina yapmış olanlarla evlenmekten men etmiştir.

İSLAM İNANÇ ESASLARI yazısının devamı

PEYGAMBERİMİZ NEDEN BİRÇOK EVLİLİK YAPMIŞTIR?

Peygamberimizin ilk eşi Hz. Hatice validemizdir. Onunla yirmi beş yıl mutlu bir evlilik geçirmiştir. Ondan dört kız ve iki erkek çocuğu olmuştur. Kızların isimleri Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma’dır. Fatıma hariç diğer kızları peygamberimizden önce vefat etmiştir. İlk çocuğu Kasım ve son çocuğu Abdullah’tır, Kasım ve Abdullah da küçük yaşta vefat etmiştir. Peygamberimiz Hz. Hatice validemizin ölümünden sonra evlilikler yapmıştır.

PEYGAMBERİMİZ NEDEN BİRÇOK EVLİLİK YAPMIŞTIR? yazısının devamı

PEYGAMBERİMİZLE ZEYNEP ANNEMİZİN EVLİLİĞİ

Peygamberimizin Zeynep annemizle evlenmesini Allah mı emretti?

Gerçek ailelerinin kimliği, evlatlık çocuklardan saklanıyordu. Bu durum evlatlık kimselerin bilmeyerek yakın akrabaları ile ensest evlilikler yapmalarına sebeb olabiliyordu. Ayrıca ailelerini bilmekte evlatlık çocukların en doğal hakkıydı. İleride gerçekleri öğrenince ruhsal çöküntüye uğruyorlar, kendilerini değersiz ve kimsesiz hissediyorlardı. Buna bir son verilmeliydi. Bu çok zor bir işti.

PEYGAMBERİMİZLE ZEYNEP ANNEMİZİN EVLİLİĞİ yazısının devamı

KADINLARIN ŞAHİTLİĞİ

Kadınların şahitliği konusunda Kur’an dışı yorumlar bulunmaktadır.Suçun ve suçlunun ispatında: Suç isnat edilen kimsenin haksız yere ceza almaması için dört şahide ihtiyaç duyulmuştur. Şahitler kadın, erkek ya da karışık olabilir. Arapçada kadın ve erkek karışık birden fazla bir topluluk için daima eril (müzekker) zamirler kullanılır. Kur’an’ı Kerim’de de “onlar ve siz derken” iki veya daha fazla kadın erkek karışık bir topluluk için daima eril (müzekker) zamirler kullanılmıştır. Arapçada birinci tekil ve birinci çoğul kişi zamirlerinde “ben, biz derken” zaten kadın ve erkek zamirlerinin kullanımı ortaktır. Cümle içerisinde yer alan sayılar da şahıs zamirlerine uygun olarak gelir.

KADINLARIN ŞAHİTLİĞİ yazısının devamı

REHBERİMİZ RABBİMİZ OLSUN! TÜM SORUNLARIMIZ ÇÖZÜM BULSUN!