DOMUZLAR, MAYMUNLAR, EVRİM ve BİLİM

Allah, bütün kavimlere müjdeleyici ve uyarıcı elçiler göndermiştir. Kavimler gelen elçileri büyücülükle suçlamışlar, söylediklerine inanmamışlar ve Allah’ın elçilerine zulmetmişler hatta bazılarını öldürmüşlerdir. Elçiler de zalimlere karşı Allah’tan yardım istemişlerdir. Bu sebepten Allah’ın lanet ve gazabına uğrayanlar olmuştur. Allah, son peygamberine indirdiği ayetlerde, geçmişteki zalimlerin kendilerine zulüm ettiklerini, bundan dolayı da maymunlara ve domuzlara dönüştürüldüklerini bildirmektedir.

Evrimciler, insanların maymunlardan ve domuzlardan evrimleştiğini ileri sürüyorlar fakat bu bilimsel bir gözleme dayandırılamamıştır, dayandırılamayacaktır da. Evrim teorisini etkisiz kılmak için küçük bir örnek bile yeterlidir. Evrimciler bu hayvanların bir kısmının insanlardan evrimleştiğini söyleseler daha mantıklı olabilirdi çünkü kompleks bir yapıdan ilkele geçiş kolaydır ve bu gözlemlenebilmektedir. Böyle bir teori ilahi kitapları tasdik edeceğinden dolayı evrimcilerin işine gelmez ve bu nedenle hakkı gizlemeye gayret göstermektedirler. Halbuki Allah, hakkı batıla çarpar da batıl dağılır gider, hak karşısında tutunamaz.

Deli bir insanı düşünelim… Deli, akıllı bir insanın evrime uğramış bir modeli sayılabilir çünkü başkalaşım geçirmiştir. Normal bir insanı delirtmek mi daha kolay yoksa deli bir insanı akıllandırmak mı dersiniz?.. Gerçek bir deliyi akıllandırmak imkansızdır.  Görüyoruz ki kompleks bir yapıdan kolayca ilkele gidilebiliyor ama ilkelden kompleks bir yapıya gidemiyoruz. Delinin kaybettiğini yerine koyamıyoruz, koyabilecek yeterli ilme sahip değiliz. Bilim insanları kaybedilenleri yerine koyabilmek için yıllardır alın teri döküyor.

İlahi dinlerde domuz eti ve ürünleri yasak edilmiştir fakat sanıldığı gibi domuz eti sadece mevcut ilahi dinlerde yasaklanmamış, müşrik kavimlerde de domuz eti yemeyenler vardı. Allah, insanoğlunun bilimde ilerleyerek domuz ve maymunların genetik olarak insana yakınlıklarını anlayabilecek düzeye ne zaman geleceklerini bilendir. Allah ilmiyle her bir şeyi kuşatmıştır. Bin dört yüz sene önceki bir mümin bu ayetlere inanıyor, kâfir ise inkâr ediyordu. Bugünün kâfirleri bunu inkâr etmekte zorlanmaktadır çünkü deliller ortadadır.

5: MAİDE / 60. De ki: “Allah yanında cezaca bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın lanet ettiği, gazabına uğrattığı, kendilerini maymunlara ve domuzlara dönüştürdüğü kimselerle Tağut’a tapanlar (zorbalığı ilah edinenler) işte bunlar yerleri en kötü olan ve doğru yoldan en çok sapanlardır.”

38: SAD / 87. Bu Kur’an, ancak âlemler için bir nasihattir.

58: SAD / 88. “Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok daha iyi öğreneceksiniz.

Belki de domuz etinin yasaklanması domuzların insan bozuntusu olmasından kaynaklanıyor olabilir çünkü domuzların hastalıkları da insanlara diğer hayvanlarınkinden daha kolay bulaşabilmektedir. Domuz eti içerisinde Taenia solium adı verilen domuz tenyası ve Trichinella spiralis isimli yuvarlak solucan bulunabilmektedir. Bu canlılar insan vücudunda parazit olarak yaşar, uzun sürede ciddi hastalıklara neden olur. Domuz çok ve sık doğurmaktadır. Bundan dolayı domuz eti yemenin doğru ve ekonomik olduğunu savunanlar da olmaktadır. Allah’ın buna cevabını aşağıdaki ayette görmekteyiz.

5: MAİDE / 100. De ki: “Pis ile temiz bir olmaz, pis olanın çokluğu tuhafınıza gitse bile…  O halde ey özü temiz ve düşünür olanlar, Allah’a sığının ki kurtuluşa eresiniz!”

Domuz hızlı üremesi nedeniyle çok ekonomik bir varlıktır fakat geviş getirmez. Domuz etini yemek haramdır ancak mecburiyet karşısında… O da öyle bir mecburiyet ki ucunda ölüm olsun. O zaman kişinin ölmeyecek kadar yemesine izin verilmiştir. Buradan yola çıkacak olursak ucunda ölüm olan hastalıklarda da domuz organlarının kullanılabileceğini düşünülebiliriz.

2: BAKARA / 172. Ey iman edenler! Size ikram ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin. Eğer sadece Allah’a kulluk ediyorsanız ona teşekkür edin.

2: BAKARA / 173. O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti; bir de Allah’tan başkası adına kesilen hayvanlar. Kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa başkasının hakkına tecavüz etmemek, zaruret ölçüsünü de geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez çünkü Allah çok bağışlayıcıdır ve çok merhametlidir.

Eğer açlıkla burun buruna gelir de domuz eti yemek zorunda kalırsak: Rabbimiz, mecburiyet karşısında işlediğimiz günahtan dolayı tövbe etmemizi, eğer tövbe edersek, kendisinin de bizi affedeceğini bildiriyor. Allah, Yahudilere Kur’an’ı Kerim’den şöyle sesleniyor:

2: BAKARA / 63. Sizden sağlam bir söz almıştık. Tûr dağının altında size verdiğimizi (Tevrat’ı) kuvvetle tutup içindekileri daima hatırlayın, umulur ki korunursunuz.

2: BAKARA / 64. Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Eğer sizin üzerinizde Allah’ın ihsanı ve rahmeti olmasaydı muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz.

2: BAKARA / 65. İçinizden cumartesi günü azgınlık edip de bu yüzden kendilerine: “Aşağılık maymunlar olun!” dediklerimizi elbette bilmektesiniz.

2: BAKARA / 66. Biz bunu (maymunlaşmış insanları), hadiseyi bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ibret dersi, müttakîler için de bir nasihat vesilesi kıldık.

Allah, kullarına zulmetmez ancak azgınlık yapanlar Allah’ın rahmetinden mahrum olurlar. Allah’ın yanında onların hiçbir değeri yoktur. Allah, sadece doğru yolda olanların dostudur.

7: ARAF / 161. Onlara denildi ki: “Şu şehirde (Kudüs’te) yerleşin. Oradaki nimetlerimizden dilediğiniz gibi yiyin. Bağışlanmak istiyoruz deyin. Kapıdan saygıyla eğilerek girin ki hatalarınızı bağışlayalım. İyilik yapanlara ileride ihsanımızı daha da artıracağız.”

7: ARAF / 162. Fakat onlardan zalim olanlar, sözü, kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz de zulmetmelerinden ötürü üzerlerine gökten bir azap gönderdik.

7: ARAF / 163. Yahudilere deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Cumartesi tatili yaptıkları gün, balıklar akın akın gelirdi, diğer günler gelmezlerdi. İşte biz, yoldan çıkmış olduklarından dolayı onları bu şekilde imtihan ediyorduk.

7: ARAF / 164. İçlerinden bir topluluk: “Allah’ın helâk edeceği yahut şiddetli bir şekilde azap edeceği bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz?” dedi. (Öğüt verenler) dediler ki: “Rabbimize mazeret beyan edelim diye bir de belki sakınırlar ümidiyle.”

7: ARAF / 165. Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık. Zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.

7: ARAF / 166. Kibirlenip de kendilerine yasak edilen şeylerden vazgeçmeyince onlara: “Aşağılık maymunlar olun!” dedik.

76: İNSAN / 28. Onları biz yarattık ve mafsallarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.

7: ARAF / 168. Onları (Yahudileri) grup grup yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi kimseler de vardır, aşağılık olanlar da vardır. Belki doğru yola gelirler diye iyiliklerle ve kötülüklerle kendilerini denedik.

38: SAD / 87. Bu Kur’an, ancak âlemler için bir öğüttür.