ALLAH EVRENİ YARATTI

İlah, yaratıcı demektir. Yaratıcı: akıl, mantık, ilim, süre, düşünce gücünü kullanarak sistematik bir olgu ile daha önce benzeri bulunmayan, yeni bilgi ve buluşla; mükemmel tasarlanmış, kusursuz yapılar ortaya koyabilen ve yarattıklarını sevk ve idare edebilendir.

İlah: Tek olan, diri olan, öncesi ve sonrası olmayan, daima var olandır. İlah, doğmaz ve doğurmaz. Her şey ona muhtaçtır. O hiçbir şeye muhtaç değildir. Hiçbir şey O’nun dengi, benzeri ve ortağı olamaz. Her şeyi emrine boyun eğmiş olarak yaratan odur. Yaratmakta, emretmekte O’na mahsustur. Yaratıcı yarattıklarıyla iletişim kurar onları sevk ve idare eder. Yaratan da dini belirleyen de O’dur.

16: NAHL / 40. Şayet biz bir şey dilediğimiz zaman ona “Ol!” deriz, olur.

Allah’ın iradesinin üzerinde bir irade daha olması mümkün değildir. Herhangi bir şey ancak Allah, dileyip de “Ol!” derse olur. Onun sözünün üzerine söz koyacak, hayır olmaz diyebilecek bir irade sahibi daha yoktur. İnsan, isyan etse neye yarar? Mülk Allah’ındır. Yaratan ve yöneten O’dur.

20: TAHA / 98. Sizin ilâhınız, kendisinden başka ilâh olmayan Allah’tır. O’nun ilmi her şeyi kuşatmıştır.

15: HİCR / 14, 15. İnkâr edenlere gökten bir kapı açsak da oradan yukarı çıksalar yine de inanmazlar: “Gözlerimiz boyandı, bize büyü yapıldı.” derler.

50: KAF / 6, 7, 8. Onlar, üstlerindeki göğe hiç bakmadılar mı ki onu nasıl bina etmiş ve süslemişiz hem de onun hiçbir kusuru yoktur. Yere hiç bakmadılar mı ki onu nasıl yaydık: Oraya sabit dağlar yerleştirdik ve orada her cins bitkiden bitirdik. Bütün bunlar Rabbine yönelen her insanın basiretini açmak ve ona ibret vermek içindir.

21: ENBİYA / 30. Şüphe yok ki gökler ve yer bitişikti de biz ikisini ayırdık. İnkâr edenler görmüyorlar mı ki canlı her bir şeyi sudan yarattık. Hala inanmayacaklar mı?

11: HUD / 7. “Hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için, arşı su üzerindeyken gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur. Yemin ederim ki “Ölümden sonra muhakkak diriltileceksiniz” desen, inanmayanlar derhal: “Bu, açık bir büyüden başka bir şey değildir” derler.

14: İBRAHİM / 33. Düzenli seyreden eden ay ve güneşi; geceyi ve gündüzü sizin hizmetinize sundu.

21: ENBİYA / 33. Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O’dur. Her biri bir yörüngede yüzüyor.

21: ENBİYA / 32. Gökyüzünü korunmuş bir tavan yaptık. Onlar, bu delilleri görmezden geliyor.

41: FUSSİLET / 9. Siz, iki günde yer yüzünü yaratanı inkâr ediyor ve O’na eşler mi koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.

41: FUSSİLET / 10. İçindekileri üstlerinden sabitledi. Dünyada yaşayacak olanların ihtiyaç duyacakları şeyleri ve onların gıdalarını hesaplayıp dört gün içinde yarattı ve bereketli (sürekli artan) kıldı.

67: MÜLK / 1. Mutlak hükümranlık elinde bulunan Allah, yüceler yücesidir ve O’nun her şeye gücü yeter.

41: FUSSİLET / 11, 12. Sonra Allah, semayı yaratmaya yöneldi. O duman halindeydi. Göklere ve yere: “İsteseniz de istemeseniz de buyruğuma girin!” dedi. Onlar, isteyerek girdiklerini söylediler. Allah, onları yedi gök olmak üzere iki gün içinde düzenledi. Her bir semaya vahye uymasını emretti. Dünya semasını aydınlatıcılarla süsledik ve koruduk. İşte bunlar, güçlü ve bilgili olan Allah’ın takdiridir.

Allah’ın ilmi, gökleri ve yeri kapsar. Allah, gökleri ve yeri yaratırken yaratmaya yeryüzünden başladı. İlk iki günde yeri ve güneş sistemimizi yarattı. Yeryüzünü Güneş’in uydularından biri yaptı. Güneş’in uydularından her birine bir yörünge tayin etti.

Gezegenler birbirlerine Dünya’ya ve Güneş’e olması gereken en mükemmel uzaklıklardadır. Allah, her bir gezegeni farklı bir yer çekimine sahip yaptı. Güneş ve gezegenler arasında ki farklı yer çekimi kuvvetleri sistemde ki gezegenleri bir arada tutup onların uzay boşluğuna fırlayıp gitmesini engellemektedir. Ayrıca bu gezegenlerden bazılarının kendi uyduları da vardır. Bu uydular gezegenleri olumlu yönde etkilemektedir. Örneğin: Dünya’mızın uydusu Ay’dır. Ay’ın yer çekimi sayesinde gel-git olayları gerçekleşir. Okyanuslar kara parçalarını basmaz. Dünyadaki suların durgunlaşması engellenir.  Güneş sistemimizdeki gezegen ve uydular arasında oluşabilecek herhangi bir çekim değişikliği nedeniyle gerçekleşen çarpışma bütün sistemin çökmesine, gezegenlerin ve yıldızların parçalanıp dağılmasına neden olacaktır. Allah, yarattıklarını ilmi ve gücüyle korumaktadır. İnsan ve cinlerin imtihanı sona erdiği zaman kıyamet kopacak, her şey tekrar toz duman haline dönecektir. Aynı gün içerisinde yeni bir yaratılış süreci başlayacaktır. Dünya başka bir dünyaya gökler de başka göklere çevrilecektir. Bu çöküş ve dönüşüm için Allah, bir vakit tayin etmiş ve bu vaktin çok yaklaştığını, kıyamet alametlerinin geldiğini elçisi Hz. Muhammed ile kullarına bildirip onları uyarmıştır. İnsanlara kıyametin ne zaman kopacağı hakkında herhangi bir bilgi verilmemiştir.

Allah’ın verdiği nimetler saymakla bitmez: Magma tabakası, dünyayı sallayıp depremlere neden olmasın diye Allah, dünyanın merkezine kadar inen sabit dağlar yerleştirdi.  İnsanlar gidebilsinler diye açıklıklar yaptı. Yönlerini tayin edebilsinler diye yıldızları yarattı. Zamanın tayini için ise, insanlar ay ve güneşin hareketlerinden yararlanmaktadırlar.

21: ENBİYA / 31. Yeryüzü onları çalkalamasın diye baskılar oturttuk. Rahatça gezinebilsinler diye bol bol açıklıklar yaptık.

6: ENAM / 97. Kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulabilesiniz diye yıldızları sizin için yaratan O’dur. Şüphesiz biz, bilecek bir toplum için “delilleri” geniş bir şekilde açıkladık.

14: İBRAHİM / 32. Allah, öyle bir Allah’tır ki gökleri ve yeri yarattı. Gökten su indirdi. Onunla size rızık olarak çeşitli meyveler çıkardı. Irmakları hizmetinize verdi. Gemileri yüzdürmeniz için denizleri de hizmetinize verdi. 

“Arşı su üzerindeyken gökleri ve yeri altı günde yaratan O’dur.”  Gökler ve yer bitişikti. Allah, onları ayırıp duman haline getirdi. İlk dört gün içinde güneş sistemimizi ve yeri yaratıp işlevsel hale getirdi. Sonra sırayla en yakın gökten başlayarak üst üste yedi kat gök inşa etti. Gökleri ve yeri toplam altı günde yarattı.” Allah’ın bahsettiği bir gün çok büyük bir zaman dilimine tekabül eder. Bizim kullandığımız zaman ölçüsü sadece bizim güneş sistemimiz içinde geçerlidir.

Rabbimiz atmosferi yarattı. Dünya, atmosfer sayesinde uzaydan gelen gök taşları ve zararlı UV ışınlardan korunabilmektedir. Atmosferimizdeki hava sayesinde bütün canlılar yaşamlarını sürdürebilmektedir. Yine hava sayesinde konuşulanları işitebilmekteyiz. Allah, atmosferi yaratıp tamamladıktan sonra yani üçüncü ve dördüncü gün yararlı bakterileri, yer yüzündeki bitkileri ve arkasından hayvanları yarattı. Denizlerdeki tuzlu sular buharlaşarak tatlı sulara dönüşüyor. Bulutlar oluşuyor. Bulutları farklı farklı bölgelere taşıyan rüzgarlar sayesinde farklı bölgelere yağmurlar yağıyor. Sular yer yüzünde devir daim ediyor ve türlü türlü sebze ve meyveler yetişebiliyor. Bu sayede canlıların her tür besin gereksinimleri karşılanmış oluyor. Allah’ın bizim için yarattıklarını saymakla bitiremeyiz. O’na ne kadar teşekkür etsek azdır.

Allah, insanı görür ve işitir yarattı. Ona akıl verdi. Şayet insan vücudu en güzel bir şekilde tasarlanıp yaratılmış olmasaydı, insanın aklı hiçbir işe yaramayacaktı. Allah, insanı çok güzel bir surette tasarlayıp yarattı. Böylece insan, yapmak istediği şeyleri aklını kullanarak tasarlıyor ve ellerini kullanarak inşa ediyor.

17: İSRA / 70. Andolsun ki biz, insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Karada ve denizde taşıtlarla gezinmelerini sağladık. Temiz yiyeceklerle rızıklandırdık. Yarattıklarımızın birçoğundan da üstün kıldık.

22: HAC / 65. Görmedin mi ki Allah, bütün yerdekileri ve izniyle denizlerde akıp giden gemileri sizin buyruğunuz altına verdi. Semanın, semadakilerin dünyanın üstüne düşmesine izin vermeyip koruyan O’dur ancak izin verirse o başka.  Şüphesiz Allah, insanlara karşı çok şefkatlidir ve çok merhametlidir.

55: RAHMAN / 19, 20. Karşılaşan ve aralarında istemedikleri bir kıstak bulunan iki deniz, (birbirine) karıştı.

55: RAHMAN / 22, 23. Onlardan inci ve mercan çıkarıyorsunuz. Rabbinizin ikram ettiği nimetlerden hangi birini inkâr edeceksiniz?

35: FATIR / 12. (Aslında) iki denizin suyu müsavi değil: Biri tatlı ve içimi kolay, diğeri tuzlu ve acı. Onların her birinden taze bir et yiyor ve takınılacak bir şeyler çıkarıyorsunuz. Allah’ın ikram ettiği şeylerden bulmak isteyenleri, onların içinde gemilerle dolaşırken görüyorsunuz. Umulur ki teşekkür edersiniz.

25: FURKAN / 53. İkisinin arasına taş bloklarla bir kıstak yapıp (tek bir deniz haline gelmelerini) yasaklayan ve birinin suyu acı, diğerininki tatlı, iki denizi karıştıran O’dur.

17: İSRA / 66. Lütfundan nasip arayasınız diye denizde gemileri sizin için yürüten kudret sahibi O’dur. Şüphesiz O, size karşı çok merhametlidir.

55: RAHMAN / 24. Denizde koca dağlar gibi yükselen gemilerin asıl sahibi O’dur.

10: YUNUS / 22. Sizi karada ve denizde gezdirip dolaştıran O’dur hatta o gemilerde bulunduğunuz ve gemiler içindekilerle beraber hoş bir esinti ile akıp giderken tam keyiflendiğiniz sırada gemilere şiddetli bir fırtına gelir çatar. Her taraftan dalgalar gelmeye başlar. İnsanlar, bütünüyle kuşatılıp artık bittiklerini sanırlar. İşte o vakit tam bir ihlas ile Allah’a yalvarır ve dindar olurlar: “Eğer bizi buradan kurtarırsan ant olsun ki teşekkür edenlerden olacağız.” derler.

31: LOKMAN / 27. Eğer yeryüzündeki ağaçlar hep kalem olsa, denizler de mürekkep olsa, yedi deniz daha ona destek olsa yine de Allah’ın kelimeleri yazmakla tükenmez. Şüphesiz ki Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bütün bitkiler, suyun topraktaki mineralleri çözmesi sayesinde besinlerini topraktan elde ederler. Güneş, su, hava ve atmosfer olmasaydı canlılar da olmazdı. Toprak, aynı toprak; su, aynı su olduğu halde yan yana yetişmiş farklı meyve ve sebzeler vardır. Bu meyve ve sebzelerin her biri diğerinden farklı tat ve lezzettedir. Her meyve ve sebze cinsi topraktan hangi besinleri alması gerektiğini bilmekte ve farklı tat ve lezzetlere sahip olmaktadır. Her meyve ve sebzenin çekirdek modeli farklı dizayn edilmiştir. Her meyve ve sebzenin yaprak modelleri, çiçek modelleri farklı dizayn edilmiştir. Her biri birer sanat eseridir. Bütün bunlar, Allah’ın insana yapmış olduğu ikramlardır. O’na ne kadar teşekkür edilirse edilsin azdır.

13: RAD / 4. Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar vardır. Üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır. Hepsi aynı su ile sulanır.  Halbuki meyveleri birbirlerinden farklıdır. Aklı eren bir kavim için muhakkak bundan alınacak ibretler vardır.

Akıl sahibi her insan ve her cin yaratanına yönelebilmek için kendine aşağıdaki soruları sorar:

a) Canlıların en önemli beslenme unsuru olan su kaynaklarını yer yüzünde depolayan kim?

b)  Akrabalık bağları kurdurmak için canlıları erkek ve dişi olarak yaratıp çoğalmaya uygun kılan kim?

c) Bitkiler topraktan hangi besini alacaklarını biliyor. Peki, bunları planlayıp ve programları onların çekirdeklerine yükleyen kim?

d) Onlara tat, renk ve kokular kazandıran kim?

e) Bitkilerin çekirdek, çiçek, yaprak modellerini tasarlayan kim?

f) Kim, o çekirdeklere bitkilerin yaprak modellerinin, çiçek modellerinin, çekirdek modellerinin; tatlarının renk ve kokularının nasıl olacağı konusundaki bilgileri planlayıp, programlayıp özenle yükledi de her bir şey tıkırında gidiyor?

g) Yaşatan kim, öldürüp çerçöp eden kim? 

h) Bütün canlılara ve dünyaya bir ömür biçen kim?

i) Onları yeniden diriltecek olan kim?

Bütün bu soruların tek bir cevabı var: Her şeyi ilmiyle kuşatmış olan Allah’tır. Allah, iki günde dünyayı yarattı, iki günde döşedi ve dört günde yaşama uygun bir hale getirdi.

13: RAD / 3. Yeryüzünü enine boyuna yayıp döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar meydana getiren ve yeryüzünde meyvelerin her birinden çiftler yapan O’dur. Sürekli olarak gece ile gündüzü (yumak misali) birbirine dolamaktadır. Düşünecek olan bir kavim için muhakkak ki bunlardan çıkarılacak ibretler vardır.

Daha evvel bahsettiğimiz gibi Allah, ilk iki günde Güneş sistemimizi tamamladı. Üçüncü ve dördüncü günde bakterileri, virüsleri yarattı. Dünyadaki bitki örtüsünü döşedi ve hareket edebilen canlı türlerini yarattı. Beşinci ve altıncı gün, duman halinde olan, semayı yaratmaya yöneldi. İki gün içinde üst üste yedi kat gök bina etti. Yarattığı göklerin her birini farklı farklı görevler için yarattı.

Allah, alim ve güçlü olandır. Her türlü ilme ve güce vakıf olan ancak ve ancak O’dur. Her şeyi kendi iradesiyle takdir edip, tasarlayıp, hesaplayıp yaratan O’dur. Her şey onun isteğine boyun eğer. Allah’ın, “Ol!” dediği, olmasını emrettiği her iş mutlaka olur. O’nun iradesinin üzerinde bir iradenin daha olması mümkün değildir. O tektir, eşi benzeri yoktur.

67: MÜLK / 2. O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür ve bağışlayıcıdır.

79: NAZİAT / 27. Yaratılış olarak siz mi daha çetinsiniz, yoksa gökyüzü mü? Onu Allah bina etti.

13: RAD / 2. Görüyorsunuz ki gökleri bir direk olmadan yükselten sonra Arş’a istiva eden O’dur. Güneşi ve ayı koyduğu (İlahi) kurallara tabi tuttu. Her biri belirlenmiş bir süre için akıp gider. İşi, O düzenleyip yönetiyor. Kesin olarak Rabbinizle karşılaşacağınızı bilesiniz ve inanasınız diye sizin için delilleri açıklayan da O’dur.

67: MÜLK / 3, 4. Yedi göğü üst üste yaratan O’dur. Rahman’ın yarattıkları içinde bir uyumsuzluk göremezsin. İstersen bir göz gezdir. Bir düzensizlik görebiliyor musun? Sonra tekrar tekrar bak! O göz, bitkin düşmüş ve umudunu kesmiş olarak sana geri döner.

67: MÜLK / 5. Andolsun ki biz dünyayı kaplayan gökyüzünü yıldızlarla donattık. Şeytanları taşa tutmak için çılgınca bir ateş hazırladık.

55: RAHMAN / 33. Ey insan ve cin topluluğu, dünyanın ve göklerin dışına çıkmaya gücünüz yetiyorsa çıkın gidin! Büyük bir güç olmadan, çıkıp gidemezsiniz.

Bize en yakın gökyüzü her türlü şeytandan korunmuştur. İnsanlar havasız ortamda yaşayamaz. En yakın gökte hava yoktur. Ses mekanik bir dalga olduğu için bir ortamın varlığına ihtiyaç duyar. Boş uzayda sesler duyulmaz. İnsanlardan olan şeytanlar, meleklerin sözlerini dinleyemezler. Cinlerden olan şeytanlar dinleyebilirler. Bunlardan, göğün katlarına ulaşarak bir söz kapabilen olacak olursa onu takip eden ve yeryüzüne inmeden yakalayıp yakarak öldüren bir ateş yaratılmıştır.

Üstümüze inşa edilmiş semaların dışında insanoğlunun hayal bile edemeyeceği nimetler ve güzellikler vardır fakat bizim semamızda dünyadan başka, yaşayabileceğimiz niteliklere sahip olan, ikinci bir gezegen daha yoktur. Yaratılış sürecine bakacak olursak insanın anlayamayacağı bir mantıksızlık söz konusu değildir. Rabbi insana her bir süreci izah etmiştir fakat insan duyma, görme ve düşünme kabiliyetinden yoksun olmayı tercih etmişlerdir.

55: RAHMAN / 5. Güneş de ay da bir hesap ile yaratıldı.

10: YUNUS / 5. O Allah’tır ki, senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye güneşi bir ışık kaynağı, ayı da bir nur yaptı. Aya menziller tayin etti. Allah, her birini kusursuz yarattı. O, bilecek olan bir kavim için delillerini ayrıntılı olarak açıklar.

79: NAZİAT / 26. Kuşkusuz bunlarda, Allah’a saygı duyacaklar için bir ibret vardır.

79: NAZİAT / 28. Yeryüzünün tavanını yükseltti ve düzene koydu.

79: NAZİAT / 29. Gecesini kararttı ve gündüzünü aydınlattı.

79: NAZİAT / 30. Bundan sonra da onu döşedi.

79: NAZİAT / 31. Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.

79: NAZİAT / 32. Dağlara bitkileri yerleştirdi.

79: NAZİAT / 33. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için.

88: GAŞİYE / 17. Bakmıyorlar mı o develere, nasıl yaratılmış?

88: GAŞİYE / 18. Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiş?

88: GAŞİYE / 19. Dağlara bakmıyorlar mı, nasıl dikilmiş?

88: GAŞİYE / 20. Yere bakmıyorlar mı, nasıl döşenmiş?

88: GAŞİYE / 21. Haydi şimdi öğüt ver, sen sırf bir öğütçüsün.

88: GAŞİYE / 22. Onların üzerinde bir zorba değilsin.

88: GAŞİYE / 23, 24. Ancak içinizden kim yüz çevirir de nankörlük ederse Allah, ona büyük bir ceza verecek.

88: GAŞİYE / 25. Hiç kuşkusuz onlar, döne dolaşa bize gelecekler.

88: GAŞİYE / 26. Sonra da hesap verecekler.

50: KAF / 15. Hayır, onlar yeni bir yaratmadan şüphe içindeler. Biz ilk yaratmada acze mi düştük ki? (İkinci defa da acze düşelim?)

15: HİCR / 23. Şüphesiz biz diriltir ve biz öldürürüz! Her şeye biz vâris oluruz.

15: HİCR / 24. Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, sizden geriye kalanları da.

15: HİCR / 25. Şüphesiz Rabbin onları (hesap günü) toplayacaktır çünkü O, hakîm ve alimdir.

57: HADİD / 21. Rabbinizden bir mağfirete; Allah’a ve peygamberlerine inananlar için hazırlanmış olan ve genişliği sema ve yer arasının genişliği kadar olan cennete girmek için yarışın. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur ki onu dileyen kimseye verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

Allah, Güneş sistemimizi yarattı ve düzene koydu: Sistemdekilerin her birine bir yörünge tayin etti. Onlar, takdir edilmiş olan güne kadar Allah’ın koyduğu (İlahi) kuralların dışına çıkamazlar. Gök direksiz durur ve çökmez. O güne kadar Allah onları korur. Takdir edilen gün gelince kıyamet kopar. Allah, aynı gün yeni bir yaratılışla onları tekrar yaratır. O, alemlerin Rabbidir.

Rabbimiz bizi salih kulların arasında kıl. Şeytanın şerrinden bizleri esirge ki kendi kendimize zulmedenlerden olmayalım. Yalnız sana sığınıp sana güveniyoruz. Şeytanın hilesi çoktur ancak sen yardım edersen kurtuluşa erebiliriz. Amin!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s