MELEKLER, ŞEYTAN VE İNSAN

Şeytan bir melek miydi?

Halef, birinden sonra gelen ve onun yerini alan kimse, demektir. İnsanlar, insanın kime halef yaratıldığını hep merak etmişlerdir. Bazı kimseler, Adem’den önce yeryüzünde başka Ademler bulunduğunu ve Adem’in onlara halef olarak yaratıldığını ileri sürmüşlerdir. Melek, şeytan ve insan arasında ne gibi bir ilişki var? Kur’an’a Kerim’e göre Hz. Adem kime halef yaratıldı? Melek ne demek? Melekler de imtihan oldu mu? Şeytan bir melek miydi? Şeytan insana neden dolayı düşman oldu? Bu yazıda bunları bulacaksınız.

Melekler Allah’ın canlı ve akıllı kullarıdır. Melekler farklı farklı yaratılışta yaratılmışlardır ve meleklerin farklı farklı görevleri vardır. Melekler, farklı farklı suretlere bürünebilirler ve insan suretinde de gözükebilirler. Bir zamanlar yeryüzünde melekler dolaşmaktaydı.

Meleklerin imtihanı: Bir zamanlar İblis de (şeytan da) görevli bir melekti. Allah, kibirli, kıskanç ve buyruklarına karşı gelecek olan melekleri ortaya çıkarmak ve cezalandırmak istedi: “Muhakkak ki ben yeryüzünde melekler için bir halef oluşturacağım.” dedi. İblis, yeryüzünde meleklere halef bir canlı yaratılmasından hoşlanmadı, kıskandı. Yaratılacak olan insana karşı kötü hasletler beslemeye başladı. Öyle ki nefret duygusu hat safhalara çıktı: “Çamurdan yaratılmış bir varlık yeryüzünde meleklerin yerini nasıl alabilir ki?” diye kendi kendini yedi, bitirdi çünkü yeryüzünde huzur içinde yürüyecek olanlar artık melekler değil insanlar olacaktı.

Adem yeryüzünde meleklere halef olarak yaratılacaktı ve artık melekler görevleri icabı yeryüzünde bulunacaklardı. Sabah namazı vaktinde görevli meleklerin, nöbet değişikli yaptığı ayetlerde bildirilmektedir.

17: İSRA / 95. Şöyle de: “Eğer yeryüzünde huzur içinde yürüyüp duran melekler olsaydı, elbette onlara gökten peygamber olarak bir melek indirirdik.”

2: BAKARA / 30. Rabbin: “Muhakkak ki ben yeryüzünde melekler için bir halef oluşturacağım.” dediğinde, melekler: “Biz seni överek tesbih ve takdis ediyoruz. Sen orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. Allah: “Sizin bilmediklerinizi muhakkak ki ben bilirim.” dedi.

Melekler, yeryüzünde kendilerine halef olarak yaratılacak olan insanın kendilerinin yerini tutamayacağına dair kaygılarını dile getirdiler. Allah’a itaat edip Allah’ı överek tesbih ve takdis etmeyeceğinden, fitne çıkarıp kan dökeceğinden endişe duydular. İnsanın yaratılmasının gereksiz olduğunu düşündüler: “Biz seni överek tesbih ve takdis ediyoruz.” dediler.

Rabbimiz meleklere cevaben: “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.” dedi. Her işi ölçülü, ahenkli ve hikmetli olan Rabbimiz yüce ilmiyle kalplerdekini bilmekteydi. İblis kibirli, kıskanç, şımarık ve itaatten çıkmaya hazır bir varlıktı. Meleklerin, şeytanın kalbinden geçenleri bilmesi imkansızdı. Allah, şeytanın gerçek yüzünü ortaya çıkarmak istiyor ve suçuna şahitler oluştuktan sonra, onu cezalandırmak istiyordu çünkü böylesi adildi. Allah kimseye zulmetmez, imtihan edip azgınlığını ortaya çıkarmadıkça ve şahitler oluşturmadıkça hiçbir kulunu cezalandırmaz. Meleklerin ve meleklerden biri olan İblis’in imtihanı ise Hz. Âdem olacaktı. Allah dedi ki:

15: HİCR / 29. “Ben onun yaratılışını tamamlayıp ruhumdan üflediğim zaman (saygı için) ona secdeye kapanın.”

Kalplerde taşınan iyi ve kötü hasletleri ancak Allah biliyordu. Nihayet Allah Âdem’i yarattı. Böylece meleklerin imtihan süreci başlamış oldu. Allah, melekleri yarattığında meleklere lisanlarını da öğretmişti. Allah, Hz. Âdem’i de konuşma ve öğrenme kabiliyetlerine sahip, akıllı bir varlık olarak yaratmıştı. Rabbimiz, ona meleklerin bilmedikleri şeylerin isimlerini öğretti yani ona iletişim kurabileceği bir lisan öğretti. 

2: BAKARA / 31. Allah, Âdem’e bütün isimleri, öğretti. Sonra onları önce meleklere arz edip: “Eğer siz sözünüzde sadık iseniz, şunların isimlerini bana bildirin.” dedi.

2: BAKARA / 32. Melekler: “Ya Rab! Seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz, senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz alim ve hâkim olan yalnızca sensin.” dediler.

2: BAKARA / 33. Allah: “Ey Âdem! Onların isimlerini meleklere bildir.” dedi. Âdem onların isimlerini meleklere bildirince Allah: “Ben size, muhakkak göklerin ve yerin bilinmeyenlerini bilirim. Hatta neyi açıklayıp neyi gizlediğinizi de bilirim, dememiş miydim?” dedi.

Allah, meleklerden Âdem’e secde etmelerini istedi. Allah, meleklerin Hz. Âdem’e saygı secdesi etmelerini isteyince melekler, Allah’ın emrine itaat ederek Âdem’e secde ettiler fakat şeytan isyan etti, kibirlenip Âdem’e secde etmedi ve imtihanı kaybetti. Meleklerin hepsi ve Hz. Âdem, şeytanın kibirli, kıskanç, kötü birisi olduğuna şahit oldular. Gördüğünüz gibi Allah İblis’e zulmetmedi. İblis kendi kendine zulmetti. Allah kullarında iyi ve kötü hasletler yaratmıştır. İblis tercihini kötü hasletlerden yana yaptı, istese iyi birisi de olabilirdi ama o, şımarık, kötü, kıskanç, Rabbine karşı itaatsiz birisi olmayı tercih etti.

Allah dosttur ve daima iyilerle beraberdir. Allah, kullarının kendisine itaat etmelerini bekler. Kendimizden bir örnek verecek olursak: Robotlar yapmış olsak, robotların bize karşı saygısızlık ve şımarıklık yapmasına, bizden daha akıllı daha güçlü olmasına, arzu ettiğimiz davranışların dışına çıkmasına izin verir miydik? Tabi ki vermezdik.

17: İSRA / 61, 62. Meleklere: Âdem’e secde edin! demiştik. İblis’in dışında hepsi secde ettiler. İblis dedi ki: “Ben, çamurdan yarattığın bir kimseye secde mi edeceğim? Şu benden üstün kıldığına da bir bak! Yemin ederim ki eğer beni kıyamete kadar yaşatacak olursan, çok azı hariç, onun neslini emrimin altına alacağım!”

17: İSRA / 63, 64. (Allah) dedi ki: “Bir şeytan, bir insanı aldatmaktan başka bir vaatte bulunamaz. Haydi git! Sana onlardan kim tabi olursa muhakkak ki cezanız cehennemdir. Mükemmel bir ceza! Onlardan kime gücün yeterse dininden çıkar. Vesvesenle yaygaraya boğ. Atlılarınla, yayalarınla mallarına ve evlatlarına ortak ol. Vaatlerde bulun!”

17: İSRA / 65. “Kesinlikle, dostlarımın üzerinde senin hiçbir etkin olmayacak. Koruyucu olarak Rabbin yeter.”

Rabbimiz, şeytanların vesveselerini bizlerden uzak tut. Şeytanların şerlerinden sana sığınıyoruz. Yalnız sana ibadet eder yalnız senden yardım bekleriz! Bizleri dost kulların arasına al. Amin!

Okuduğunuz için teşekkürler. Allah’a emanet olun.