SOSYAL ADALET VE MEDENİYET İLİŞKİSİ

Biz insanlar, Rabbimizin tavsiyelerine ve emirlerine uymuyoruz. Gelenek görenek dindarlarıyız. Kendi kendimizi överek iyi bir sonuç elde edemeyeceğimiz aşikardır. Bunun yerine bir öz eleştiri yapsak hatalarımızı görürüz ve hatalarımızı düzelterek daha iyi sonuçlar elde edebiliriz.

Allah’ın emir ve tavsiyelerini anlamak ve yaşamak hayatımızı değiştirecek, bizi bilimde ve sosyal adalette zirveye ulaştıracaktır. Kimseyi taklit etmek zorunda değiliz. Dünyada taklit edebileceğimiz, insan haklarını sağlama konusunda başarılı, sosyal adaletin gerçekten hakim olduğu bir ülke göremiyoruz. İnsanlar acılar ve çaresizlikler içinde kıvranmaktadır. 

İnsanlar kanaat önderlerini değerlendirirken bile o kişinin sakalına, sarığına, cübbesine bakarak değerlendiriyorlar. Bu kişilerin ağızlarından çıkan ve insanlara yön veren sözler ne kadar insan haklarına ne kadar Allah’ın emirlerine uygundur diye düşünebilecek kapasiteyi yakalamış insanlar,  maalesef mevcut değildir.

İnsanlarda bir övünme, bir kibirdir almış başını gidiyor. Benim atam, senin atanı döver… İnsanlar atalarını adeta ilahlaştırıyor. Atalarının yaşantıları hakkında gerçek bir öz eleştiride bulunmadıkları için onların yapmış oldukları hataları göremiyorlar. Onların hatalarını göremedikleri için de ne medeniyet konusunda ne de din konusunda bir adım ileriye gidemiyorlar. İşte böylece tarih tekerrürden ibaret oluyor.

Bir toplum, güzel ahlakı hakim kılamıyorsa orada kan vardır, zulüm vardır, rüşvet vardır, cana can karşılığı olmaksızın insanları öldürme vardır. Sosyal haklar hasır altı edilmiştir. Para ekonomiyi harekete geçirmekten uzaklaşmış, zenginlerin küplerini dolduran, övünme aracı bir meta haline gelmiştir. 

Yeni bir buluş, yeni ve iyi bir çalışmanın eseridir yani tecrübe üstüne yeni tecrübeler edinmenin sonucunda gerçekleştirilir. Bilimde ilerlemek medeniyet göstergesi olarak lanse edilmemelidir çünkü her yeni buluştan menfaatlenecek bir gurup varsa o da muhakkak ki yine zenginlerdir. Fakir insanlar için refah bir hayal olmaktan öteye gidemez. Ne zaman ki bilimin getirdiği refahtan fakirlerin hissesine de bir şeyler düştü işte o zaman o toplum medeniyete kucak açmış, mutlu yaşamayı haketmiş olacaktır. 

Medeniyet göstergesi ancak ve ancak paylaşılabilen güzelliklerdir. Bulunduğu toplumdaki insanların ayrımcılığa uğramadan yaşamasını amaçlayan ve bunu gerçekleştirebilen rejimler, medeniyete örnek gösterilmeye layıktır. 

Yanlışı fark ettiğimizde doğruyu bulmaya çalışmalıyız. Şikayet ederek doğruya ulaşamayız. İnsanların fikirlerini ifade edebileceği bir ortam medeniyetin göstergesidir. Bir atasözü vardır: “Kabaklar çarpışınca çekirdekler ortaya çıkar, fikirler çarpışınca gerçekler ortaya çıkar.”  Ne pahasına  olursa olsun doğru ve adil olana ulaşmaya gayret göstermeliyiz.  Gayret bizden, yardım Allah’tandır.

Keyifli okumalar. Selam ve sevgiyle kalın. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s