PEYGAMBERİMİZİN ZEYNEP ANNEMİZLE EVLENMESİ VE EVLATLIK MESELESİ

Dinimizde evlatlık almak bazı şartlara bağlandı. Bu şartları şöyle özetleyebiliriz: Evlatlık aldığınız çocuğa yalan söylemeyeceksiniz ve çocuğu öz babasının soy adıyla çağıracaksınız. Babalarını bilmiyorsanız onlar sizin çocuklarınız değil, din kardeşlerinizdir. 

Ailesi olan çocukları ailesinden ayırmayın. Onlara maddi ve manevi yardımda bulunarak kendi ailesinin kanatları altında büyümesini sağlayın. Bu onlar için daha hayırlıdır. Allah, kullarının üzülmesinden asla hoşlanmaz fakat insanların çoğu bunun farkında değillerdir.

Kimsesiz çocukları kanatlarınızın altına almanız, onların maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamanız, sevaptır fakat onlara, aileleriyle ilgili yalan söylemeniz, günahtır. 

33: AHZAB / 5. Evlatlıklarınızı babalarının soy adıyla çağırın. Böyle yapmanız Allah’ın indinde daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Kastınız olmadan, bilmeyerek bir hata ettiğinizde size günah yoktur. Allah bağışlayıcı ve merhamet edicidir.

Allah dileseydi, herkesi çocuk sahibi yapardı. Çocuk sahibi olmak insan iradesi dışında kalan bir olaydır. Evlatlıklar, evlatlık alan kimselerin gerçek evladı değildir. Evlatlık alanlar, aralarında biyolojik bağ olmadığı halde sen benim çocuğumsun, diye çocuğa yalan söylerler. Ailesini tanımayan bu çocuklar ileride öz kardeşleriyle, hala, teyze, amca ve dayı gibi yakınlarıyla evlenme riskiyle karşı karşıya kalırlar. Bazen ensest evlilikler gerçekleşebilir. Bu risk göz ardı edilemez.

Haksızlık, yalan dolan üzerine kurulmuş gelenekler savunulamaz. Mutlu bir toplum yaratmak için bunların ortadan kaldırılması ve bunların yerine insanları haksızlığa uğratmayacak uygulamalar getirilmesi bir zarurettir. Allah insanların dostudur. İnsanlara rehberlik eder ve insanları mutlu olmasını sağlayacak, tavsiyelerde bulunur.  

Toplumları ayrık otu gibi sarmış olan gelenekleri, söküp atmak çok zordur. Allah, cahiliye döneminin kötü adetlerini kaldırmak istiyordu. Bunlardan birisi de evlatlıkla sahte biyolojik bağ kurmaktı. Allah, bu yalanı tasvip etmiyor, evlatlık çocukların kendi soyadlarını taşımalarını istiyordu çünkü bu evlatlık çocuklara yapılan bir haksızlıktı. Aynı zamanda bu yalanlar yüzünden evlatlık çocukların ensest evlilik yapma riski de vardı. Bu geleneğin ortadan kaldırılması bir zaruretti. 

Peygamberimize, Zeynep annemizle evlenmesi emredildi.

Bu tabuyu yıkma işinde bizzat peygamberimiz yer alacaktı. Allah, Peygamberimize: “Evlatlıklarınız sizin gerçek oğullarınız değillerdir.  Onlarla biyolojik bağınız yoktur. Zeyd eşini boşamak istiyor. Zeyd, eşi Zeynep’ten ayrılıp da Zeynep iddet süresini tamamlayınca, sen bu kötü gelenek göreneği ortadan kaldırmak için Zeynep’le evleneceksin ve müminlere örnek olacaksın!” diye emretti. 

Böyle bir evlilik yapmak Arapların gelenek ve göreneklerine göre çok ayıptı. Peygamberimiz insanların vereceği tepkiden çok korkup çekiniyordu. Bir tarafta Allah’ın emri vardı, diğer tarafta yontulmamış Arap gelenekleri. 

Şaşkınlıktan ve korkudan dolayı Zeyd’e: “Allah’tan kork ve sakın karını boşama!” diye nasihat edip duruyordu. Bunun üzerine, Allah Peygamberimize dedi ki: “Allah, çekinmene daha layık olduğu halde sen insanlardan çekiniyorsun da Zeyd’e eşini bırakma, diyorsun. Sen sana emredileni gizlesen de gizlemesen de Allah bu evliliği gerçekleştirecek. Allah, doğruları söyler ve size rehberlik eder.” 

Zeyd ile Zeynep geçinemiyordu. Çok kısa bir süre süren bu evlilik boşanmakla sonuçlandı. Zeynep, iddet müddeti olan üç ayı doldurdu. Bundan sonra Peygamberimiz Zeynep’le evlendi. Böylece Allah’ın emri yerine geldi ve kendi soyu olmadığı halde evlatlıklara sen benim soyumsun, diyerek yalan söylemek ve onları kandırmak dinen sona erdirildi. Peygamberimizin Zeynep annemizle evlenmesi tabuları yıktı. 

33: AHZAB / 37. Bir zamanlar, Allah’ın nimet verdiği ve senin nimet verdiğin o kimseye: “Allah’tan kork ve eşini bırakma!” diyordun. Allah çekinmene daha layık olduğu halde sen, insanlardan çekiniyordun da Allah’ın açığa vuracağı şeyi kalbinde gizliyordun. Müminler, evlatlıklarının boşadığı eşle evlenme konusunda bir günahın olmadığını bilsinler diye Zeyd eşiyle ilişkisini bitirdiği zaman seni onunla evlendirdik. Böylece Allah’ın emri yerine gelmiş oldu.

Cahil ve ön yargılı Arablar, Peygamberimizin Zeynep’le evlenmesinden dolayı Peygamberimizi kınamaya ve eleştirmeye başladılar: “Gelinine göz koydu. Geliniyle evlendi.” falan gibi mantıksız aslı astarı olmayan sözler söylediler. Halbuki akrabalıklarda biyolojik bağ şarttır. Peygamberimizin Zeyd ile herhangi bir biyolojik bağı yoktu. Kendi yaptıkları onca hatayı ve evlatlık çocuklara ve ailelerine çektirdikleri onca acıyı görmezden gelen müşrikler, Peygamberimizi eleştirmeye devam ettiler. Bunun üzerine şu ayet indi.

33: AHZAB / 40. Muhammed sizden hiç kimsenin babası değildir fakat o Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyin en doğrusunu bilir.

Bugünün müminleri, cahiliye devrinin geleneklerine geri dönmüşlerdir. Evlatlıklarına yalan söylemekte bir sakınca görmüyorlar. Onları ailelerinden uzak tutuyorlar ve babalarının soyadıyla çağırmıyorlar. Böylece onları en doğal haklarını ellerinden almış oluyorlar. Allah’ın nezdinde böyle davranmak hoş değildir. Bu, Allah’ın emrine itaatsizlik, insan haklarına karşı adaletsizlik ve zulümdür. 

Aslında evlatlık edinen kimselerin çoğu iyi insanlardır. Dini eğitim alabilecekleri doğru bir kaynak bulamamışlar ve günahını bilmeyerek bu durumlara düşmüşlerdir. Allah tövbe kapısını açık bırakmıştır. İnsan kendini düzeltir de tövbe ederse Allah da onu affeder. Yeter ki tövbesinde samimi olsun, aynı günahı tekrar tekrar işlemesin.

Zeyd Bin Haris ve Zeynep Bint Cahş kimdir?

Zeynep Bint Cahş, Peygamberimizin hala kızı yani kuzenidir. Peygamberimiz tarafından peygamberimizin azatlı kölesi Zeyd ile evlendirilmiştir.  Zeyd ile Zeynep geçinememişler bu evlilik çok kısa sürmüştür. 

Zeyd, Hatice validemizin peygamberimize hediye etmiş olduğu bir köledir. Peygamberimiz onu azat etmiştir. Bundan dolayı Araplar Zeyd’e, “Muhammed oğlu Zeyd!” diye hitap etmeye başlamışlardır. Zeyd ilk Müslümanlardandır. Vahiy Katipliği yapmıştır. Peygamberimizin yanından hiç ayrılmamış ve peygamberimiz de ona savaşlarda çok önemli görevler vermiştir. O, İslam’a çok büyük hizmetleri dokunmuş bir sahabedir. Ahzab Suresi 5. ayet indikten sonra kendi babasının soy adıyla anılmaya başlamış ve kendisine “Zeyd İbni Haris” denilmiştir. İslam, iadeyi itibarını ona geri kazandırmış ve onu gerçek kimliğine kavuşturmuştur. Kur’an’ı Kerim’de ismi geçen tek sahabe odur. 

Bir müşrikten bunları anlayıp İslam’ı takdir etmesi beklenemez çünkü onlar ön yargılıdır, kördür, sağırdır ve akıllarını da kullanmazlar.  Rabbim, Sen bizi kulakları sağır, gözleri kör ve aklını kullanmayan, şeytanların vesveselerine kulak veren kullarından eyleme. Amin!

Keyifli okumalar. Selam ve sevgiyle kalalım. 

PEYGAMBERİMİZİN ZEYNEP ANNEMİZLE EVLENMESİ VE EVLATLIK MESELESİ’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s