İSLAM’DAN ÖNCE ARAPLARDA ÇOK EVLİLİK VAR MIYDI, ALLAH DÖRT EVLENMEYE İZİN VERİYOR MU?

İslam’dan önce Arap toplumlarında yirmi, otuz kadınla evliliğin yaygın olduğu ve İslamiyet’in bunu dörde kadar indirdiği ileri sürülür. Her Müslüman kadının aklının köşesinden şu soru geçer: “İslam’da çok evlilik var mı? Allah, gerçekten dört evlenmeyi tavsiye etti mi veya emretti mi?” Ben de bir Müslüman kadın olarak bunu merak ediyordum. Hep bu konuyu araştırmak istedim fakat daha önce nasip olmadı. Sonunda Rabbimiz bana araştırma fırsatı verdi. Ben de araştırmam sonucunda ulaştığım bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Şimdi sizinle bir yolculuğa çıkacağız. Bu yolculukta Allah’ın ayetleri ve aklımız hepimize yoldaş olsun, dileğiyle.

Kur’an’ı Kerim’e baktığımız zaman İslamiyet öncesi Araplarda üç farklı toplum kültürünün birlikte yaşadığını görürüz. Putperestler, Yahudiler, Nasraniler. Bunları tek tek ele alalım istiyorum çünkü bunlar bu konuda bize rehberlik edecek ve İslam’dan önceki toplumlarda çok evlilik olup olmadığı gerçeğine bizi ulaştıracaktır.

Araplarda zina, cariyelerle zina, tecavüz, eşcinsellik gibi cinsel problemler çok yaygındı. Bizim asıl konumuz Araplarda çok evliliğin yaygın olup olmadığı olacaktır. Bu kültürleri sırayla inceleyelim:

Putperestler: Bir putperest ve azılı peygamber düşmanı olan Ebu Cehil tek eşli, Ebu Sübyan tek eşli. Bunlar Arapların ileri gelenleri ve de zenginleri ama hiçbiri iki eşli değil. Eğer Araplarda çok eşlilik olmuş olsaydı ilk önce bunların çok eşlilik yapmış olması beklenirdi. Kur’an’ı Kerim’de geçen ayetlerden yola çıkalım. Leheb Suresine bir göz atacak olursak peygamberimize eşiyle birlikte tuzaklar kuran Ebu Leheb’in de tek eşli olduğunu görürüz.

111: LEHEB / 1, 2, 3, 4. İki el, pişman olsun ve tövbe etsin, Ebu Leheb‘in ne zenginliği ve malı ne de kazandığı şeyler… O alevli bir ateşe katlanacak ve karısı da  bükülmüş bir iple sırtında odun taşıyacak.

Nasraniler: Nasranileri iki gruba ayırabiliriz. Allah’a şirk koşanlar ve koşmayanlar. Nasranilerden Allah’a şirk koşanlar kendilerini Hristiyan olarak adlandırmışlardır. Her iki grupta da tek eşlilik vardır. Hatta boşanmak dahi haramdır.

Yahudiler: Yahudiler inanç açısından iki gruba ayrılır. Birinci grup Tevrat ve Zebur’un şeriatına bağlıdır ve Tevrat ve Zebur’da dört evlilik yoktur. İkinci grup rivayetlerden oluşan Talmud’la amel ederler. Bundan dolayı dört evlenmeyi Hz. İbrahim’den gelme bir sünnet olarak kabul ederler ve dört evlenmeyi makul görürler.

Allah, Hz. İbrahim kıssası ile Yahudilerin yalan söylediklerine şahitlik etmektedir. Hz. İbrahim’in dört evli olduğu İncil’de de ve Kur’an’ı Kerim’de de yalanlanmıştır. İncil’de ve Kur’an’ı Kerim’de Hz. İbrahim’in iki eşi olduğunu anlatan kıssalar mevcuttur. Hz. İbrahim’in hiç çocuğu olmamıştır çünkü eşi kısırdır ve Hz. İbrahim ikinci bir evlilik yapmadan ihtiyarlamıştır. Eşi onu kendi cariyesi ile evlenmeye zorlamıştır. Bir çocuğumuz olsun hep birlikte sevelim ve mutlu olalım istemiştir. Kocasını kendisi evlendirmiş olmasına rağmen çok üzülmüş ağlamış bebeği sevmek yerine hem bebeği hem de kumasını kıskanmıştır. Allah, üzülmesin diye onun kısırlığını gidermiş ve doksan üç yaşında hamile kalmasını sağlamıştır. Ayrıca yine üzülmesin diye kumasını ondan uzaklaştırmıştır. İşte merhameti ve şefkati sonsuz Rabbimiz budur. Allah kullarına zulmetmez. Kendi yaptıkları hatalar yüzünden üzülen kimselere dahi yardım eder.

Yahudilerin yoldan çıkmış olanları Hz. İbrahim’e iftira atmışlardır. Dört evlendi demişler, kendi azgınlıklarına Hz. İbrahim’i alet etmişlerdir. Kur’an’ı Kerim’de ailesiyle zikredilen peygamberlerden Hz. İbrahim hariç hiçbiri birden fazla evlenmemiştir. Hz. Adem’den başlayalım. Hz. Âdem tek eşli, Hz. Nuh tek eşli, Hz. Lut tek eşli, Hz. Zekeriya tek eşli, Hz. Eyüp tek eşlidir. Hz. Yakup eşi ölünce ikinci bir evlilik yapmıştır. Bunu daha da çoğaltabiliriz. Hz. Musa tek eşli ve sarayında büyüdüğü firavun dahi tek eşlidir.

Müslüman olduklarını ileri süren fakat gerçekten inanmayan, münafıklıkta ileri giden Yahudiler konusunda Rabbimizin, Peygamberimizi sık sık uyardığını görüyoruz. Rabbimiz, Kur’an’ı Kerim’de geçen Nisa Suresi 3. ayet ile dört evlenmeyi mubah gören Yahudilere sitem etmektedir fakat bu sitem çarptırılarak Allah dört evlenmeye izin verdi deniliyor. Her konuda olduğu gibi bu konuda da Yahudilerin bozuk zihniyeti Allah’a mal ediliyor. Yahudilerin birçok konuda yalan söyledikleri ve Allah’a iftira ettikleri Kur’an’ı Kerim’ de bize genişçe izah edilmektedir.

Arap toplumunda, şehvetlerine düşkün olanlar; zinanın yaygın olması, cariyelik sisteminin olması ve cariyelere tecavüzün normal sayılması nedeniyle çok evlilik yapmaya ihtiyaç duymamışlardır. İslamiyet zinayı ve cariyelere tecavüzü suç sayınca dört evlenmeyi İslam’a yapıştırmak için rivayetlere ve rivayetlerle yapılan meallere sıkı sıkıya sarılmışlardır. Kur’an’ın men ettiği cariyelere tecavüzü de Allah’ın izniymiş gibi lanse ederek Allah’a iftira etmişlerdir.

Neden Müslümanlar dört evlenmeyi mubah sayarlar, Allah, gerçekten erkeklerin birden çok evlenmesine izin verdi mi?

Eğer bazılarının ileri sürdükleri gibi Allah dört evlenmeyi mubah kılsaydı, ayette dörde kadar evlenebilirsiniz, derdi fakat öyle demedi. Ne dedi o zaman? Allah, bu ayette üleştirme sıfatı kullanmıştır. Size birisi bir sepet elma gösterse ve bana şu sepetteki elmaları dörder dörder getir, dese siz bu elmaları nasıl getirirsiniz? Dörder dörder gruplayarak mı yoksa tek tek mi getirirsiniz? Üleştirme sıfatı kullanılarak istekte bulunulmuşsa dörder dörder getirmek zorundasınız. Siz elmaları birer birer getirmeye kalkarsanız emri veren: “Oğlum senin kulağında mı sağırlık var yoksa denileni algılamakta güçlük çekecek kadar aptal mısın?” derse size karşı haksızlık yapmış olmaz herhalde.

Allah, “İkişer ikişer, üçer üçer, dörder dörder evlenin!” derken sitem ediyor. Bunun anlamı: “Allah’tan korkmuyorsanız ikisini birden, üçünü birden, dördünü birden nikahlayarak koynunuza alın!” demektir. Allah kullarına zulmetmez, azgınlığı ve adaletsizliği emretmez. Üstelik, hırslansanız bile kadınlar arasında adaleti kesinlikle sağlayamayacaksınız, diyor. Rivayetlerle Allah’ın ayetleri etkisiz duruma getirilmeye çalışılıyor.

Allah’tan korkmuyorsanız eşinize zulmedersiniz. Zulmün sınırı yoktur. Eşinizin üzerine ha tek kuma getirmişsiniz ha dört ha altı ne fark eder. Allah, dörder dörder evlenin, dedi diye her seferinde dörder dörder evlenerek harem de kurabilirsiniz. Allah’a ve ahirete inanmıyorsanız, işin önünü arkasını düşünmezsiniz. Dünyanın zevk ve eğlenceleri, paralar kadınlar, oğullar size gayet cazip gelebilir. Ayetin gerçekten ne demek istediğini kulak ardı edebilirsiniz.

Allah, kullarına zulmetmez derken sadece erkekleri mi kastediyor, diyorsunuz? Öyleyse Yahudilerin misali aşırılıklarınıza devam edebilirsiniz ama unuttuğunuz bir şey var: Ömür kısa, hesap çetin.

Gelelim Peygamberimizin dönemine. Peygamberimiz de yirmi beş yıl tek eşliydi. Peygamberimiz, peygamberlikle görevlendirdikten sonra Rabbimizin tavsiye ve emirleri doğrultusunda evlilikler yapmıştır. Bu evlilikler aradaki mahremiyeti kaldırmak için yapılmıştır. 

İslam’ın yayılmasında kadınların rolü erkeklerden daha büyük olmuştur fakat daha sonraları Müslüman kadınlar camiden cemaatten uzaklaştırılmıştır ve evlere hapsedilmiştir

Çok evliliğin Allah’ın emri olduğunu ve mubah olduğunu Müslümanlara kabul ettirebilmek için dört halifeye de iftira atmışlardır. Hz. Ebubekir’in sekiz eşi olduğunu ileri sürmüşlerdir. Hz. Ömer, dokuz yaşındaki Hz. Ali’nin kızıyla evlendi, diye rivayet etmişlerdir.

Dört evliliği meşru göstermek için peygamberimizin torunu Hz. Hasan’ın doksan evlilik yaptığı rivayet edilmiştir. Rivayetlerde dördünü birden alıp dördünü birden boşadığı ileri sürülmüştür. Böylece dört evlenmeye zemin hazırlanmış ve Nisa Suresi 3. ayet gerçek anlamından saptırılmaya çalışılmıştır. Mevcut mealler, Allah’ın ayetlerini birbirleriyle çelişkili gibi gösteriyor. Allah, Kur’an’ı sürekli okuyun ve indirilmiş olan ayetlerimin hikmetini düşünün diyor. Mealleri okuyan insanlar imana gelmek yerine hazır inancını da kaybediyor. Sonra da diyoruz ki biz Müslümanlar neden bu hallere düştük?

Hz. Hasan’ın çok evlendiği ve çok boşadığı ile ilgili rivayetleri eden kimdir?

Hz. Hasan’ın çok evlenip çok boşadığı ile ilgili rivayetlerin ilk kaynağı İbn Sa’d’dır. İbn Sa’d, inandırıcı olsun diye birçok gerçek dışı hikayeler ve hadisler rivayet etmeyi de ihmal etmemişdir. Diğer müellifler de onu kaynak olarak almışlardır. İbn Sa’d, Hz. Hasan doksan evlilik yaptı derken İbn Kesir bu sayının yetmiş olduğunu belirtmiştir. Bazı müellifler ise Hz. Hasan’ın iki yüz elli, üç yüz evlilik yaptığını kaleme almışlardır. İbn Sa’d, Hz. Hüseyin’in torunlarından nakledildiğini ileri sürdüğü rivayetlerle kendi rivayetlerini pekiştirmeye çalışmıştır.

Allah, Kur’an’ı Kerim’de para karşılığı eş boşamayı haram kıldığını bildirmiştir. Bazı müellifler, Allah’tan korkmayıp bu yasağı delmek ve Müslümanların aklını çelmek istemişlerdir. Peygamberimizin torunu Hz. Hasan’ın, eşlerini boşarken para karşılığı boşamış olduğu rivayetlerini ortaya atmışlardır. Hz. Hasan’ın boşadığı eşlerine on bin, yirmi bin hatta yüz cariye ile yüz bin dirhem para verdiği rivayet edilmiştir. Müslüman olduğunu ileri süren birçok müellif tarafından aslı astarı olmayan bu rivayetler sanki gerçekmiş gibi kaleme alınmıştır. Bunun amacı ne olabilir?

Allah, yüce Kitap’ında: “Boşamak iki defadır.” diyor. İbn Sa’d, İbn Asakir ve Zehebi’den naklettiği rivayetinde Hz. Hasan’ın boşamış olduğu eşi için: “Şayet babamın, dedem Rasulullah’dan naklettiği, kim bir kadını üç talakla boşarsa başka biriyle evlenip boşanmasından sonra ancak onunla tekrar evlenmesi helal olur, dediğini duymamış olsaydım, onunla tekrar evlenirdim.” dediğini ilave ediyor. Maalesef, eşini üçten dokuza şart ederek boşamak, bu rivayet vasıtasıyla İslam’a yapıştırılmış bulunuyor. İslam’da üç talakla boşama gibi bir boşama usulü yoktur.

Hz. Hasan peygamberimizin ilk torunudur. Hz. Hasan yaklaşık sekiz yaşlarında iken dedesi Hz. Muhammed’i kaybetmişse nasıl olup da dedesi onun için: “Hasan’a kız vermeyin o çok boşayıcıdır.” demiş olduğu rivayet edilebilir? Çelişkilerle dolu rivayetlerin inançlarımızı esir alması çok üzücüdür.

Selam ve sevgiyle kalın. Allah’a emanet olun