İKİ KADIN ŞAHİT NE ZAMAN VE NEDEN GEREKİR

İslam’da bir erkeğin şahitliği iki kadının şahitliğine bedel mi?

Borçlar belgelendirilirken iki kadın şahit bulundurmayı isteyen Rabbimizin ne demek istediği tam olarak anlaşıldı mı yoksa bu kadınları aşağılamak ve bazı şahitliklerden men etmek için mi kullanıldı?

Rivayetler vasıtasıyla inanan kadınlar aşağılanmıştır. Şahitlik yapamayacakları ileri sürülmüştür. Allah’ın emirleri görmezden gelinmiştir. Allah’ın bizden ne istediği bize dosdoğru anlatılmamış ve gerçekleri anlamamıza yardım edilmemiştir. İnsanlar, Allah’ın adaletinden şüpheye sevk edilmiştir.

İnsanlar toplumlar halinde yaşayan varlıklardır. İnsanların kalplerindekilerini ancak Allah bilir. Rabbimiz sakin ve dertsiz yaşayabilmemiz ve üzülüp sıkıntı çekmememiz için bizden nasihatlarını esirgemez. Bize nasıl sorunsuz yaşayabileceğimizi ayrıntılı olarak ayetlerle anlatır.

Allah’ın nasihatlarına uyarsak başımız ağrımaz. Kötü niyetli insanlardan göreceğimiz zarar asgariye iner. Her insanın başına bir polis dikilemez. Sonuçta polis de bir insandır, hata yapabilir fakat gerçekten inanan birisi kendisinin hesap vereceğini, Allah’tan hiçbir şeyin gizlenemeyeceğini çok iyi bilir.

Kadın ve erkek, borçlu ve alacaklı, yazıcı ve şahit hepsine Allah bizden daha yakındır, hepsi onun kullarıdır. O kullarından hiçbir kimsenin zarara uğramasını istemez. Allah’ın adalete ne kadar önem verdiğini ve kulları arasında hiçbir ayırım yapmadığını basiret sahibi olanlar görür ve anlar.

Borç alıp verirken iki erkek şahit ya da iki kadın, bir erkek şahit bulundurulmasının amacı ne olabilir?

Kadınların kavrama kabiliyetleri oldukça yüksektir. Ayrıca çok fazla ayrıntıya girerler ve beyinleri yeni bilgilere yer açabilmek için eski bilgileri hafızadan kaldırır. Bu durumları, onları unutkan yapar. Bu sebepten dolayı Rabbimiz borç konusunda şahitlik yapması için iki kadın şahit ister. Bunun nedeni, bayanlardan birisi, borç miktarını ve vadesini unutursa en azından diğeri hatırlar. Böylece alacaklı kişi, şahidin unutkanlığından dolayı zarar görmez.

2: BAKARA / 282. Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın. Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın. Kâtipler, Allah’ın kendilerine emrettiği gibi yazsınlar, adaletli yazmaktan çekinmesinler. Üzerinde borç olan kimse de yazdırsın ve Rabbin’den korksun, borcunu asla eksik yazdırmasın. Şayet borçlu sefih veya aklı zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise, velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki şahit bulundurun. Eğer iki erkek şahit bulamazsanız rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile iki kadın şahit bulun. Şahit olan kadın şahitlik yaptığı şeyi (borcun miktarını veya vadesini) unutursa, arkadaşı hatırlar. Çağırıldıkları zaman şahitler gelmemezlik etmesin. Büyük veya küçük, vadesine kadar her şeyi yazmaktan sakın vazgeçmeyin. Böyle yapmanız Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. Ancak aranızda, hemen yapıp bitirdiğiniz, peşin bir ticaret olursa, bu durum farklıdır. Bu durumda onu yazmamanızda sizin için bir günah yoktur. (Veresiye) Alış-veriş yaptığınızda şahit tutun. Ne yazan ne de şahit zarara uğratılsın. Eğer zarara uğratırsanız, şüphe yok ki bu, sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah’tan korkun. Allah size gerekeni öğretiyor. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

İki kadın şahit ne zaman gerekiyor? Alacaklı ile borçlu arasında bir anlaşmazlık ortaya çıkmış da mahkemeye başvurulmuşsa Mahkemede iki şahide ihtiyaç vardır. İki erkek şahit veya bir kadın bir erkek şahit mahkemede şahitlik eder. Eğer kadın şahit, borcun miktarını veya vadesini unuttuğunu ya da tam olarak hatırlayamadığını söyleyecek olursa ikinci bayan şahit mahkemeye çağrılır. “Böyle yapmak Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha sağlam ve şüpheye düşmemek için daha uygundur.”

Allah adildir, kullarının da adil olmasından hoşlanır. Allah, olayın içindekilerin hepsini uyarıyor. Adaletli olmalarını emrediyor. Kur’an’ı Kerim’in, okur yazar sayısının az olduğu bir dönemde indirilmiş olduğu unutulmamalıdır. Bu dönemde çek, senet kullanmak yoktu çünkü insanların çoğunluğu özellikle de kadınların büyük çoğunluğu okuma, yazmayı ve imza atmayı bilmiyordu. Genellikle kadınlarda zaman zaman unutkan olabiliyor. Şahitlerden birisinin borç miktarını veya vadesini veya her ikisini de unutması büyük bir haksızlığa sebep olmasın diye bu tedbir gerekli görülmüştü. Allah indirdiğinde adalette bir yamukluk bulunmaz. Ayetin tamamını incelersek:

A) Borcu yazandan başkası okuma, yazma bilmiyor, olabilir. Allah uyarıyor çünkü yazan adaletsizlik yaparsa diğerleri bunu fark etmeyebilir: (Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın. Kâtipler, Allah’ın kendilerine emrettiği gibi yazsınlar, adaletli yazmaktan çekinmesinler.)

B) Üzerinde borç olan kimse, kötü niyetli ise yazanla anlaşarak borcunu eksik yazdırabilir çünkü diğerlerinin okuma yazması yoktur: (Üzerinde borç olan kimse de yazdırsın ve Rabbinden korksun, borcunu asla eksik yazdırmasın.)

C) Yazdıramayacak durumdaki kimselerin velileri, borcu adaletle yazdırmaktan sorumludur: (Şayet borçlu; sefih, aklı zayıf, kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise velisi adaletle yazdırsın.)

D) Erkeklerden iki şahit bulmak daha kolaydır çünkü kadınların çalışma hayatının dışında da ağır sorumlulukları vardır. Tarih boyunca kadınlar, ev işlerinin tamamını ve çocukların sorumluluklarını üstlenmişler ve yorgun düşmüşlerdir. Bu ağır yükleri de onları yorgun, dalgın ve unutkan yapmaktadır. Erkeklerden iki şahit bulamadığınız takdirde kadınlardan talep edebilirsiniz. Kadınlardan iki şahit bulundurun ki onlar şahitlik konusunda sıkıntıya düşmesinler. Çağrıldıkları zaman ikisinden biri şahitlik yapmak için gelebilir. Ayrıca biri unutacak olursa diğeri hatırlar ve adalet yerini bulur: (Erkeklerinizden iki şahit bulundurun. Eğer iki erkek şahit bulamazsanız rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile iki kadın bulun. Şahit olan kadın şahitlik yaptığı şeyi (borcun miktarını veya vadesini) unutursa, arkadaşı hatırlar.)

E) Şahitler rıza göstereceğiniz kimselerden yani hiç yalan şahitlik yapmamış ve ceza almamış olanlardan olsun ki adalet yerini bulsun: (Rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile iki kadın bulun.)

F) Adalet yerini bulması için şahitlere büyük bir sorumluluk düşmektedir: (Çağırıldıkları zaman şahitler gelmemezlik etmesin.)

G) Şayet büyük de olsa küçük de olsa borçlar ve alacaklar belgelenirse adaletten sapmanın ve haksızlıkların önüne geçilmiş olur. Böyle yapmayacak olursanız şeytan sizi üzmek için sizin açıklarınızdan yararlanır ve sizi şüpheye sevk eder: (Büyük veya küçük, vadesine kadar her şeyi yazmaktan sakın vazgeçmeyin. “Böyle yapmanız Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur.)

H) Okuma yazmaları olmayan şahitler, borç olarak ne yazıldığından tam olarak haberleri olmayacak ve yalancı şahit durumuna düşürülebilecektir. Yalancı şahide verilecek ceza ağır olduğu için bu kimse ağır bir haksızlığa uğramış olacaktır. Allah diyor ki şahitleri bu duruma düşürecek hareketlerde bulunmayın. Şahitleri rüşvet karşılığı satın alarak yazanı da töhmet altında bırakmayın. Allah’tan korkun: (Ancak aranızda, hemen yapıp bitirdiğiniz, peşin bir ticaret olursa, bu durum farklıdır. Bu durumda onu yazmamanızda sizin için bir günah yoktur. (Veresiye) Alış-veriş yaptığınızda şahit tutun. “Ne yazan ne de şahit zarara uğratılsın.” Eğer zarara uğratırsanız, şüphe yok ki bu, sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah’tan korkun. Allah size gerekeni öğretiyor. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.)

Bugün okuma yazma oranı oldukça yüksektir, bundan dolayı insanların unutması çok sorun olmuyor çünkü çek, senet kullanılıyor. Rabbimiz, kadınları aşağılamak için değil, adalet yerini bulsun diye böyle bir önlem alınmasını emretmiştir,

Okuma yazması olmayan insanlar imza atma nedir bilmemekte ancak yazanın doğru yazdığı, şahitlerin tasdikleriyle ortaya çıkmaktadır. Borçlu ve alacaklı taraflardan birinin yazanı suçlaması durumunda iki canlı şahide ihtiyaç duyulacaktır. Şahitlerden biri erkek olup diğere kadın olacak olursa ve şahitliğe gelen kadın şahit, borcun miktarını veya vadesini tam olarak hatırlayamadığını söyleyecek olursa, ikinci kadın şahit mahkemeye davet edilecektir. Böylece yazan da şahitler de zarara uğratılamayacaktır. Sonuç olarak yalan söyleyen taraf mahkemeyi yanıltma cezasına çarptırılacak ve adalet yerini bulmuş olacaktır.

2: BAKARA / 283. Yolculukta olurda, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir. Eğer birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin ve Rabbi olan Allah’tan korksun. “Şahitlikte bildiklerinizi gizlemeyin.” Kim onu gizlerse, bilsin ki onun kalbi günahkardır. Allah, yapmakta olduklarınızı bilir.

Allah kesinlikle borçların ve alacakların kayıt altına alınmasını istiyor. Yolculukta olunsa bile hatta yazacak kimse bulunmasa bile borçlara karşılık hiç olmazsa bir rehin bırakılmasını istiyor. Rehin bırakılan şey borcun karşılığından daha değerli bir şey olabilir. Rehin alan kimse rehin aldığı emanetin üstüne yatmasın, Allah’tan korksun ve emaneti sahibine geri versin, diyor. Böylece Allah’ın çok üstünde durduğu ve insanlık için çok önemli olan adalet, yerine gelmiş oluyor. Bu, stressiz, huzurlu ve güven içinde yaşamın gereğidir.

Şahitsiz ve senetsiz borç almak, borç vermek, emanete hıyanet etmek haramdır. İki kadın şahit sadece borçlanma ile ilgili yapılacak şahitliklerde istenmektedir. Bu istek yukarıdaki ayet mealinde de açıkça görülmektedir. Diğer durumlarda kadın ve erkek şahitler aynı statüdedir. İnşallah bu konuya diğer yazımda değineceğim. Daha fazla bilgi: İSLAM’DA KADININ ŞAHİTLİĞİ VE DİNİ YORUMLARDAKİ BARİZ ÇELİŞKİLER

Okuduğunuz için teşekkürler. Allah’a emanet olun.

“İKİ KADIN ŞAHİT NE ZAMAN VE NEDEN GEREKİR” için 2 yorum

Yorumlar kapalı.