İSLAM’DA KADININ ŞAHİTLİĞİ VE DİNİ YORUMLARDAKİ BARİZ ÇELİŞKİLER

Zina suçlarında kadınlar şahitlik yapamaz yorumlarına Kur’an Kerim’in cevabı

Kadınların şahitliği konusunda Kur’an dışı yorumlar bulunmaktadır.

Suçun ve suçlunun ispatında: Suç isnat edilen kimsenin haksız yere ceza almaması için dört şahide ihtiyaç duyulmuştur. Şahitler kadın, erkek ya da karışık olabilir. Arapçada kadın ve erkek karışık birden fazla bir topluluk için daima eril (müzekker) zamirler kullanılır. Kur’an’ı Kerim’de de “onlar ve siz derken” iki veya daha fazla kadın erkek karışık bir topluluk için daima eril (müzekker) zamirler kullanılmıştır. Arapçada birinci tekil ve birinci çoğul kişi zamirlerinde “ben, biz derken” zaten kadın ve erkek zamirlerinin kullanımı ortaktır. Cümle içerisinde yer alan sayılar da şahıs zamirlerine uygun olarak gelir.

Bazı din adamları bile bile Arapçadaki bu kuralları görmezden gelmişlerdir. Kadın, erkek karışık durumda ortak kullanılan zamirleri çarptırma yoluna gitmişlerdir. Örneğin: Allah, kadın, erkek için müşterek bir emir indirmiştir fakat onlar “Burada erkeklere ait zamir kullanılmış, bu erkekler için indirilmiştir.” demişlerdir. Böylece tamamen kadınların ve adaletin aleyhine olan hükümler çıkararak Allah’ın adaletine leke düşürmeye çalışmışlardır.

Müslüman uyanık olmalıdır ve Allah’ın adaletinden daha sağlam bir adalet olmadığını bilmelidir. “Zina suçlarında kadınların şahitliği kabul edilmez. Dört erkek şahit olması gerekir. Kullanılan zamir erkeklere aittir.” diyorlar. Bu söylenenler topu yalandır, tamamen Allah’a iftiradır. Yazının sonunda da göreceğiniz gibi bunun altında yatan menfaatler bulunmaktadır. Böyle fetva verenler hakkında ne düşünüyorsunuz diye bana soracak olursanız benim cevabım: “Bunu söyleyen ya din düşmanıdır ya din adamı olacak kadar bir bilgiye sahip değildir ya da insanlardan korktuğu kadar Allah’tan korkmuyordur ve doğruları söylemekten çekiniyordur.”

Kadınlar zina davalarında şahitlik yapabilirler mi?

Size zina davasıyla ilgili iki ayet meali veriyorum. Mahkemede sadece bir erkek bir kadın şahit bulunuyor ve bunlar mahkemede bulunması gereken dört şahidin yerine de kendi yerlerine de şahitlik ediyorlar. Bu ayetlere baktığınız zaman dört kadın şahidin dört erkek şahide eşit olduğunu ve bu zina davasında kadının şahitliğinin erkeğinkinden muteber tutulduğunu görüyoruz.  

24: NUR / 6, 7. Karılarına zina isnat eden ve kendi nefislerinden başka şahitleri de bulunmayan kimseler, kendilerinin doğru söylediğine dair ayrı ayrı dört kere (dört şahit yerine) yemin ederler. Beşinci kere ise, yalancı olmaları halinde Allah’ın lanetinin kendi üzerlerine olmasını dilerler. (Bu yaptıkları yemin, erkeklerin üzerlerindeki yalancı şahitlik cezasını savar. Onları “seksen değnek vurulma ve ömür boyu şahitlikten men edilme” cezasından kurtarır çünkü doğru söyleme ihtimalleri de vardır.)

24: NUR / 8, 9. Kendilerine zina isnat edilen hanımlar, bu suçlamalara karşılık kocalarının yalan söylediğine dair ayrı ayrı dört kere (dört şahit yerine) yemin ve şahitlik ederler. Beşinci kere ise yalancı olmaları halinde Allah’ın lanetinin kendi üzerlerine olmasını dilerler. (Bu yemin kadınların üzerlerindeki zina suçunu savar. “Seksen değnek vurulma ve ömür boyu şahitlikten men edilme” cezasından kurtarır çünkü doğru söyleme ihtimalleri de vardır.)

Ayette gördüğümüz: Kadın da erkek de hem kendi yerlerine hem de şahitlerin yerlerine yemin etmekteler. Her ikisi de bir kere kendi yerlerine ve dört kere de şahitlerin yerlerine yemin etmekteler. Borç dışındaki şahitliklerde kadından iki şahit olması gerekseydi, kadın kendi yerine iki defa yemin ettirilirdi. Kadının şahitlerinden her birinin yine kadın olduğunu kabul edecek olursak o zaman kadın, sekiz defa şahitlerin yerine, iki defa da kendi yerine yemin edecek, yemin sayısı on olması gerekecekti.

Görüyoruz ki kadınlar da erkekler de beşer defa yemin etmiş oluyorlar. Böylece kadınların ettiği yemin sayısı erkeklerin ettiği yemin sayısına eşit olmuş, oluyor. Zina yapan ve zinadan hüküm giyen bir kadın evlenirken aldığı mehri kocasına geri ödemek zorundadır. Allah, mahkemenin sonucunda kadının şahitliğinin muteber kabul edilmesini, erkeğin şahitliğinin geçersiz kabul edilmesini emrediyor. Böylece kocası onu boşayacak olursa evlenirken aldığı mehri kocasına geri ödemiyor. Allah, zina suçunda kadının şahitliğini kabul etmeyin mi demiş yoksa aynı yemini ettikleri halde kadının şahitliğini erkeğinden daha muteber mi görmüş? Kadının şahitliğinin zina davalarında erkekten muteber tutulduğuna dair hadis rivayetleri de mevcuttur.

Zina suçlarında kadınların şahitliği niçin engellenmektedir, işte gerçek:

İlk hanımı boşayıp da ikinci bir hanım almak isteyenler, ilk hanımına zina suçu isnat ederek mahkemeye veriyor, mehri kadına geri ödetme yoluna gidiyordu. Allah buna müsaade etmedi. İşte bu sebepten dolayı Allah’ın hükmünü değiştirip kadınlar zina suçunda şahitlik yapamaz diye bir hüküm koydular.

Allah’ın hükümlerinde herhangi bir çelişki yoktur fakat insanların akıllarını kullanmalarında ve Allah’ın hükümlerini anlama kabiliyetlerinde sorunlar görülmesi kaçınılmazdır. Allah’ın indirdiği hükümler, indirilen hükümlerden hoşlanmayanlar tarafından da bile bile çarptırılmıştır: Bu kişiler, Kur’an’ı Kerim’in Allah tarafından indirilmediği fikrini ön plana çıkarabilme gayreti içinde olmuşlardır. Bunu da genellikle rivayetler yoluyla yapmışlardır.

Adaletten ayrılmayan din adamlarını zindanlarda çürütmüşlerdir. Onları öldürüp onların adına tahrif edilmiş, tutarsız hükümlerle dolu dini kitaplar yazmışlardır. Kur’an’ı Kerim’in hükümlerine tamamen aykırı bir fıkıh icat etmişlerdir. Halbuki Allah, Maide Suresi 44. ayetinde: “Allah’ın indirdiği hükümleri uygulamayan hakimler kâfirdir.” demiştir. İnsanlar arasında okur yazar sayısının az olması lehlerine işlemiştir.

Bir toplum dini durumunu düzeltmezse Allah da onların durumunu düzeltmez. Müslüman uyanık olmalı gerçekleri öğrenmeye çalışmalıdır. Allah’a iftira atanların ve adaletten ayrılanların peşine düşmemeli aynı günahı onlarla paylaşmamalıdır.

4: NİSA / 82. “Hala Kur’an’ın üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o Allah’tan başkası tarafından gönderilmiş olsaydı onda birçok tutarsızlıklar bulurlardı.”

İnsanlar Allah’ın indirdiği hükümleri anlamak için herhangi bir gayret sarf etmiyor. Allah’ın da ifade ettiği gibi insanlar çok az düşünüyor. Halbuki Allah, hüküm ve tavsiyelerini, indirmiş olduğu Kitaplarda, en ince ayrıntılarına kadar açıklamıştır. Allah’ın adalet ve merhamet sınırları içinde hükümler indirdiğini aklımızdan çıkarmamalıyız. Adalet ve merhamet dışı görülen hükümler tek tek masaya yatırılmalı ve Allah’ın indirdiği hükümleri yansıtıp yansıtmadığına titizlikle bakılmalıdır. Allah’ın adaletine güvenmeyi Kur’an’ı Kerim’i gereği gibi düşünmeyi ihmal etmemeliyiz. Daha fazla bilgi almak için İKİ KADIN ŞAHİT NE ZAMAN VE NEDEN GEREKİR

Selam ve sevgiyle kalın. Allah’a emanet olun.

One thought on “İSLAM’DA KADININ ŞAHİTLİĞİ VE DİNİ YORUMLARDAKİ BARİZ ÇELİŞKİLER”

Yorumlar kapalı.