PEYGAMBERİMİZİN ZEYNEP ANNEMİZLE EVLİLİĞİ

Peygamberimizin Zeynep annemizle evlenmesini Allah mı emretti?

Gerçek ailelerinin kimliği, evlatlık çocuklardan saklanıyordu. Bu durum evlatlık kimselerin bilmeyerek yakın akrabaları ile ensest evlilikler yapmalarına sebeb olabiliyordu. Ayrıca ailelerini bilmekte evlatlık çocukların en doğal hakkıydı. İleride gerçekleri öğrenince ruhsal çöküntüye uğruyorlar, kendilerini değersiz ve kimsesiz hissediyorlardı. Buna bir son verilmeliydi. Bu çok zor bir işti.

Bu tabuyu yıkma işinde bizzat peygamberimiz yer alacaktı. Allah, Peygamberimize: “Evlatlıklarınız sizin gerçek oğullarınız değillerdir.  Onlarla biyolojik bağınız yoktur. Zeyd eşini boşamak istiyor. Zeyd, eşi Zeynep’ten ayrılıp da Zeynep iddet süresini tamamlayınca, sen bu kötü gelenek göreneği ortadan kaldırmak için Zeynep’le evleneceksin ve müminlere örnek olacaksın!” diye emretti. 

Böyle bir evlilik yapmak Arapların gelenek ve göreneklerine göre çok ayıptı. Peygamberimiz insanların vereceği tepkiden çok korkup çekiniyordu. Bir tarafta Allah’ın emri vardı, diğer tarafta yontulmamış Arap gelenekleri. 

Şaşkınlıktan ve korkudan dolayı Zeyd’e: “Allah’tan kork ve sakın karını boşama!” diye nasihat edip duruyordu. Bunun üzerine, Allah Peygamberimize dedi ki: “Allah, çekinmene daha layık olduğu halde sen insanlardan çekiniyorsun da Zeyd’e eşini bırakma, diyorsun. Sen sana emredileni gizlesen de gizlemesen de Allah bu evliliği gerçekleştirecek. Allah, doğruları söyler ve size rehberlik eder.” 

Zeyd ile Zeynep geçinemiyordu. Çok kısa bir süre süren bu evlilik boşanmakla sonuçlandı. Zeynep, iddet müddeti olan üç ayı doldurdu. Bundan sonra Peygamberimiz Zeynep’le evlendi. Böylece Allah’ın emri yerine geldi ve kendi soyu olmadığı halde evlatlıklara sen benim soyumsun, diyerek yalan söylemek ve onları kandırmak dinen sona erdirildi. Peygamberimizin Zeynep annemizle evlenmesi tabuları yıktı

33: AHZAB / 37. Bir zamanlar, Allah’ın nimet verdiği ve senin nimet verdiğin o kimseye: “Allah’tan kork ve eşini bırakma!” diyordun. Allah çekinmene daha layık olduğu halde sen, insanlardan çekiniyordun da Allah’ın açığa vuracağı şeyi kalbinde gizliyordun. Müminler, evlatlıklarının boşadığı eşle evlenme konusunda bir günahın olmadığını bilsinler diye Zeyd eşiyle ilişkisini bitirdiği zaman seni onunla evlendirdik. Böylece Allah’ın emri yerine gelmiş oldu.

Cahil ve ön yargılı Araplar, Peygamberimizin Zeynep’le evlenmesinden dolayı Peygamberimizi kınamaya ve eleştirmeye başladılar: “Gelinine göz koydu. Geliniyle evlendi.” falan gibi mantıksız aslı astarı olmayan sözler söylediler. Peygamberimizin Zeyd ile herhangi bir kan bağı akrabalığı veya kan bağı olmayan (damat, üvey evlat, yeğen, vs. gibi) bir akrabalığı da yoktu. Araplar tarafından evlatlık alınan çocuğa yalan söyleniyor ve gerçek biyolojik kimliği ondan saklanıyordu. Bu durum ilerde ensest evlilik yapmasına da neden oluyordu. Ayrıca bu çocuklar olgunlaşıp gerçek kimliklerini öğrenince büyük bir travma yaşıyor, aldatıldığından dolayı kendisini yetiştiren aileye de kendi ailesine de kızıyor ve kin besliyordu. Allah bunların olmasını istemiyor, insanların huzur içinde yaşamasını istiyordu. Kendi yaptıkları onca hatayı ve evlatlık çocuklara ve ailelerine çektirdikleri onca acıyı görmezden gelen müşrikler, Peygamberimizi eleştirmeye devam ettiler. Bunun üzerine şu ayet indi.

33: AHZAB / 40. Muhammed sizden hiç kimsenin babası değildir fakat o Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah, her şeyin en doğrusunu bilir.

Bugünün müminleri, cahiliye devrinin geleneklerine geri dönmüşlerdir. Evlatlıklarına yalan söylemekte bir sakınca görmüyorlar. Onları ailelerinden uzak tutuyorlar ve babalarının soyadıyla çağırmıyorlar. Böylece onların en doğal haklarını ellerinden almış oluyorlar. Allah’ın nezdinde böyle davranmak hoş değildir. Bu, Allah’ın emrine itaatsizlik, insan haklarına karşı adaletsizlik ve zulümdür

Aslında evlatlık edinen kimselerin çoğu iyi insanlardır. Dini eğitim alabilecekleri doğru bir kaynak bulamamışlar ve günahını bilmeyerek bu durumlara düşmüşlerdir. Allah tövbe kapısını açık bırakmıştır. İnsan kendini düzeltir de tövbe ederse Allah da onu affeder. Yeter ki tövbesinde samimi olsun, aynı günah işlemekte ısrar etmesin.

Zeyd Bin Harise ve Zeynep Bint Cahş kimdir?

Zeynep Bint Cahş, Peygamberimizin hala kızı yani kuzenidir. Peygamberimiz tarafından peygamberimizin azatlı kölesi Zeyd ile evlendirilmiştir.  Zeyd ile Zeynep geçinememişler bu evlilik çok kısa sürmüştür

Zeyd Bin Harise Hatice validemizin peygamberimize hediye etmiş olduğu bir köledir. Peygamberimiz onu azat etmiştir. Bundan dolayı Araplar Zeyd’e, “Muhammed oğlu Zeyd!” diye hitap etmeye başlamışlardır. 

Zeyd ilk Müslümanlardandır. Vahiy Katipliği yapmıştır. Peygamberimizin yanından hiç ayrılmamış ve peygamberimiz de ona savaşlarda çok önemli görevler vermiştir. O, İslam’a çok büyük hizmetleri dokunmuş bir sahabedir. Ahzab Suresi 5. ayet indikten sonra kendi babasının soy adıyla anılmaya başlamış ve kendisine “Zeyd Bin Harise” denilmiştir. İslam, iadeyi itibarını ona geri kazandırmış ve onu gerçek kimliğine kavuşturmuştur. Kur’an’ı Kerim’de ismi geçen tek sahabe odur

Bir müşrikten bunları anlayıp İslam’ı takdir etmesi beklenemez çünkü onlar ön yargılıdır, kördür, sağırdır ve akıllarını da kullanmazlar.  Rabbim, Sen bizi kulakları sağır, gözleri kör ve aklını kullanmayan, şeytanların vesveselerine kulak veren kullarından eyleme. Amin!

Keyifli okumalar. Selam ve sevgiyle kalalım.