İSLAM İNANÇ ESASLARI

Bu yazı Allah’ın ayetlerine sadık kalınarak hazırlanmıştır.

İslam nedir? İslam, ilahi dinleri tevhid çatısı altında birleştiren ilahi bir terbiyenin adıdır. Bir kardeşliğin ve dayanışmanın sembolüdür. Allah’a şirk koşmayan, Allah’ın varlığına, birliğine, meleklerine, indirmiş olduğu kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe inanan ve peygamberler arasında ayrım gözetmeyen kimseler Ehli Kitap’ın müminleridir. Peygamberleri farklı, şeriatları farklı olmasına rağmen bunların hepsi İslam inanç esasları üzerinedir, kafir sınıfına girmez. Bundan dolayı bu kişilerin kestikleri ve yedikleri yenir. Bunların kadınları ve erkekleri birbirleriyle evlenebilir. Allah, Müslüman kadın ve erkeği sadece müşriklerle ve zina yapmış olanlarla evlenmekten men etmiştir.

5. MAİDE / 5. Bugün temiz nimetler size helal kılındı: Kendilerine Kitap verilen müminlerin yedikleri size, sizin yedikleriniz de onlara helal kılındı. Hür mümin kadınlar ve sizden önce kendilerine Kitap verilenlerden hür mümin kadınlar, namusunuzu muhafaza etmek, zina etmemek, gizli dost tutmamak şartıyla mehirlerini vererek onlarla nikahlanmak, size helal kılındı. Her kim Allah’ın hükümlerini tanımazsa, bütün yaptıkları boşa gitmiştir ve o ahirette zarara uğrayacaklardandır. 

Bu ayete dikkat edecek olursak temiz olan şeyler helal kılınıyor. Cariyelerle evliliğe izin verilmiyor. Evlenilecek kimsenin hür ve mümin olması emrediliyor. Allah, evlenecek kadının da erkeğin de namuslu olmasını daha önce zina yapmamış olmasını istiyor. Zina ve gizli evlilik yapmaktan müminleri men ediyor. Mehirlerini verip nikahlanmak şartıyla bunlarla evlenmeniz size helal kılındı, diyor.

Zina yapanla evlenmek niçin haram kılınmıştır? Zina yapan kimseler dinen kirlenmiş sayılıyor. Cinsel hastalık taşıma ihtimali göz önünde bulunduruluyor. Kişi daha önce zina yapmışsa ancak zina yapmış birisiyle evlenmesine izin veriliyor. Böylece kirli kişi masum birine zarar vermemiş, kendisi gibi madden ve manen kirli biriyle evlenmiş, oluyor. Bu uygulama, bugün doktor raporu ile gerçekleştiriliyor. Doktor raporu maddi kirliliğin olmadığını, kişinin cinsel bir hastalık taşıyıp taşımadığını kanıtlar. Bir mümin için maddi kirlilik kadar manevi kirlilik de önem taşır. Bundan dolayı bir müminin kesinlikle zina yapmış birisiyle evlenmemesi gerekiyor.

Hz. Muhammed’in ümmeti Müslüman olarak anılmaktadır. Hz. İsa’nın ümmeti Nasrani olarak anılmaktadır. Hz. Musa’nın ümmeti Yahudi (Musevi) olarak anılmaktadır. Bunlar kardeş dinlerdir. Hiçbirinin hükmü kalkmış değildir fakat tarih boyunca bazı münafık din adamlarının yorumlarıyla birbirlerine düşman edilmişlerdir. Bakara Suresi 136 ve 285. ayetteki şartları taşımayan kimseler, Allah tarafından ayrılıkçı ilan edilmişlerdir. Allah, yaptıklarının hesabını, hesap günü bu din adamlarına ve onların arkasına takılanlara soracağını Kitap’ında beyan etmiştir çünkü onlar, İslam itikadına bağlı olan mümin kardeşlerini düşman ve kâfir ilan etmişlerdir. İnsanların arasını bozan fetvalar vermişlerdir. İslam’ın tanımı ayetlerde verilmektedir:

2. BAKARA / 136. Siz: “Biz, Allah’a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa’ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah’a teslim olduk.” deyin.

2. BAKARA / 285. Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti. Müminler de iman ettiler. Hepsi Allah’a, meleklerine, Kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. “İşittik ve itaat ettik, Allah’ın Peygamberleri arasında hiçbir ayrım yapmayız. Ey Rabbimiz, affına sığındık, dönüş sanadır.” dediler.

Öncelikle müşriklerle müminleri nasıl ayırt edeceğimizi bilmeliyiz yoksa sonra aklımız karışır. Allah’a şirk koşanların kestiğini yeriz ve onlarla evleniriz. Örneğin: Allah yoktur ve Allah üçtür diyenler, Allah’a şirk koşmuşlardır.

Müşrik olmanın Kur’an’ı Kerim’deki tanımı nedir? 

Kimlere müşrik denir? Allah’ın varlığına inanmayan, hesap gününü inkâr eden, peygamberleri, kitapları, melekleri inkâr eden; Allah’a ortak koşan, Allah ile araya, aracı putlar koyanlara müşrik denir.

Müşrikler, din adamlarını ve peygamberleri ilahlaştırırlar. Din adamlarının getirdiği hükümleri, Allah’ın indirdiği hükümlerden üstün tutarak Allah’ın indirdiği hükümleri rafa kaldırırlar. Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezler. Peygamberler arasında ayrım yaparlar. Bu kimselerle evlenmek, kestiklerini ve yediklerini yemek haramdır.

Bir de şirke düştüğünün farkında olmayan din adamı geçinen münafıklar tarafından şirke düşürülmüş kimseler vardır. Bu kişiler gerçeklere ulaştıkları zaman kolayca ıslah olurlar. Bunlar zaten Allah’ın varlığına, birliğine, meleklerine, peygamberlerine ve Kitaplarına inanmaktadırlar.

Şirke düşmekten kendimizi nasıl koruyabiliriz? Allah izin vermedikçe kimse kimseye şefaat edemez ama mümin müminin arkasından bolca hayır dua edebilir. Allah’ın kimin şefaatine izin verdiğini ya da vereceğini kesinlikle bilemeyiz, bilmediğimiz halde: “Allah’ım falan kulunun hürmetine duamı kabul et!” diyerek dua etmemiz doğru olmaz, şirke sebep olabilir. İsteyeceklerimizi aracısız olarak Rabbimizden istemeliyiz. Rabbimiz, bize şah damarımızdan daha yakın olduğunu, dua edenin duasına iştirak buyurduğunu söylerken bazı din adamlarını Allah ile aramıza aracı koymamalıyız. Ak büyünün de kara büyü gibi şirk koşmak olduğunu bilmeli ve cinlerden medet ummamalıyız. Yalnız Allah’a ibadet etmeli ve yalnız ondan yardım beklemeliyiz.

Münafık din adamları, fetva verirken Allah’ın Kitaplarından tamamen uzaklaşmışlardır. Gerçekleri insanlardan gizlemişlerdir. Müminler arası kardeşliği yok etmişlerdir. Onlara güvenen ve aklını kullanmayı akıl etmeyen kimseler, hiç farkında olmadan, Allah’ın koyduğu sınırları aşarak din adamlarını ve peygamberleri İlah edinmişlerdir. Allah bu kimseler için: “Hala doğru yola dönmeyecekler mi?” diyor ve tövbe kapısının açık olduğunu bildiriyor.

Bir kısım münafık Ulema müminleri kışkırttı ve müminler bundan dolayı birbirlerini kâfirlikle suçladılar. Allah’ın Kitaplarında ne yazıyor, Allah gerçekten ne emrediyor, ulema doğru mu söylüyor onu hiç merak etmediler çünkü şeytanlar yaptıklarını kendilerine doğru gösterdi.

Allah, mümin kardeşlerine karşı kalbinde düşmanlık taşıyanların üzerinden şefkat ve merhametini kaldırır ve onları şeytanlarıyla baş başa bırakır. Onlar insanlar tarafından aşağılanır. Bütün bunlara rağmen nerede hata yapıyoruz diye bir öz eleştiride bulunmazlar.

Allah, müminlerin kardeşlik ve barış içinde yaşamalarını istiyor.

Müslümanlıktan önce Yahudiler, Nasranilerin doğru yolda olmadığını, Nasraniler de Yahudilerin doğru yolda olmadığını ileri sürerek birbirlerini düşman ilan etmişlerdir. Birbirleriyle evlenmeyi ve birbirlerinin kestiğini yemeyi haram saymışlardır. Halbuki Allah, tevhid inancına sahip olanları bundan men etmiştir fakat din adamlarının birçoğu, hırslarından dolayı ayrılıkçılığı teşvik edici kitaplar yazmışlardır. Bu nedenle yeryüzü kan gölüne dönmüş kardeş kardeşi boğazlamıştır. Aynı dinin mensupları bile bundan nasiplerini almışlar, Allah’ın emirlerine tabi olmak yerine hizipleşmeyi tercih etmişlerdir.

Allah’ın indirmiş olduğu dinlerin hepsi İslam (tevhid) inancına sahip kardeş dinlerdir. Allah, barış içinde yaşamalarını emretmektedir. Allah: “Mümin kardeşlerinizin arası açılırsa onları barıştırmaya çalışın. Bir mümin kavim diğer bir mümin kavme haksız yere saldırırsa o kavmi ortadan kaldırmak için onunla savaşın.” diyor.

Allah, müminleri ayrımcılık yapmaktan ve fitne çıkarmaktan men etmiş olmasına rağmen Yahudiler, Nasranileri; Nasraniler, Yahudileri doğru yolda olmamakla suçluyorlardı. Her iki dinden de bazı ulemalar, birbirlerini yalanladıkları gibi Hz. Muhammed’in peygamberliğini ve ona inen Kitap’ı reddedip yalanladılar. Halbuki hepsi Allah’ın diniydi. Allah her kavme bir şeriat indirmişti. İndirdiği şeriatların uygulanmasını istiyordu. Bütün dinlerde itikatlar aynı, şeriatlar farklıydı. Aynı kaynaktan gelmiş, kardeş dinlerdi. Allah’ın yerle gök arası kadar büyük olan cennetini birbirlerinden kıskandılar, bir türlü paylaşamadılar.

Ehli Kitap’tan bazı Ulemalar dinler arası barışı yeşertmekten kaçındı. Hz. İbrahim’in dininde ayrılığa düştü. Neydi Hz. İbrahim’in dini: Allah’ın varlığına ve birliğine, meleklerine, Kitaplarına ve peygamberlerine inanmak. Allah’ın gönderdiği peygamberler arasında ayırım gözetmemek. Allah biz Müslümanlara şunu emretti: “Siz onlar gibi olmayın, onların hakkında onların birbirlerine söylediklerini söylemeyin.” Peki, onlar birbirleri hakkında ne söylüyorlardı, gelin Allah’ın Kitap’ına baş vuralım ne söylediler öğrenelim:

2. BAKARA / 113. Hepsi Kitaplarını okumakta oldukları halde Yahudiler: “Hıristiyanlar doğru yolda değiller.” dediler. Hıristiyanlar da: “Yahudiler doğru yolda değiller.” dediler. Cahiller de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler. Allah, ihtilâfa düştükleri hususlarda kıyamet günü onlar hakkında hükmünü verecektir.

Allah, kullarım barış içinde yaşasınlar, dünyada ve ahirette mutlu olsunlar diye dinler indirmiştir. Bazı din adamları ve siyasiler tarafından Allah’ın emirleri hasıraltı edilmiş ve yeryüzü kana bulanmıştır. Ulemadan bazıları sırf hırs ve kıskançlıklarından dolayı akıl almaz fetvalar vermişler işte Allah’ın emirleri bunlardır, bunlara uymazsanız kafir olur cehenneme gidersiniz, diyerek insanları korkutmuşlardır. Bütün dinler benzer şekilde din adamlarının ve politikacıların hışmına uğramıştır. Allah, ayrılığa düşmeleri üzerine peygamberler göndermiş, Kitaplar indirmiştir. İman edenler müstesna onlar Allah’ın emirlerine itaat etmemişler, hırs ve kıskançlığa devam etmişlerdir.

2: BAKARA / 213. İnsanlar tek bir ümmetti. İnsanların ayrılığa düşmeleri üzerine Allah, rahmetinin müjdecileri ve azabının habercileri olmak üzere peygamberler gönderdi. İhtilafa düşmüş oldukları konularda hakemlik yapsın diye Kitaplar indirdi. Kendilerine bunca deliller gelmiş olmasına rağmen sırf aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden, anlaşmazlığa devam ettiler. Allah da iman edenleri, anlaşmazlığa düştükleri konularda hakka ulaştırdı çünkü Allah, iman edeni doğru yola ulaştırır.

3: ALİ-İMRAN / 19. Allah’in indindeki din muhakkak ki İslam’dır. Kendilerine Kitap verilenlerden iman edenler, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki kıskançlıktan dolayı artık ihtilafa düşmediler. Kim Allah’ın ayetlerini inkar ederse o, Allah’ın hesabı çabuk gördüğünü bilsin.

3. ALİ İMRAN / 199. Ehli Kitaptan öyleleri de vardır ki onlar, Allah’a emirlerine boyun eğerek hem size indirilene hem de kendilerine indirilene tam bir samimiyetle iman ederler. Allah’ın ayetlerini az bir paraya satmazlar. İşte onlar için Rableri katında mükafatlar vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk olandır.

2: BAKARA / 148. Herkesin yöneldiği bir kıblesi vardır. (Ey müminler!) Siz hayır işlerinde yarışın. Nerede olursanız olun sonunda Allah, hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.

2: BAKARA / 115. Doğu da Allah’ındır batı da. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır. Şüphesiz Allah’ın rahmeti geniştir. O her şeyi bilendir.

23: MÜMİNÜN / 52. Muhakkak ki sizin hepiniz, tek bir ümmetsiniz ve bende sizin Rabbinizim. Takva sahibi olun!

5: MAİDE / 69. Şüphe yok ki, Müslümanlardan, Yahudilerden, Sabiilerden ve Nasranilerden her kim Allah’a ve ahiret gününe iman edip de dürüstçe çalışırsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir. 

5: MAİDE / 47. İncil’e inananlar da Allah’ın onun içinde indirdiği ile hükmetsin. “Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, onlar dinden çıkmış günahkarlardır.” 

5: MAİDE / 48. Sana da önünde bulunan Kitapları doğrulayıcı ve onlara bir şahit olmak üzere bu hak Kitabı indirdik; onun için sen de aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet, sana gelen gerçekten ayrılıp,” inanmayanların arzuları” arkasından gitme! Her biriniz için bir şeriat ve bir yön (kıble) tayin ettik. Allah dileseydi, hepinizi tek bir ümmet yapardı fakat sizi, her birinize verdiği şeylerden imtihan edecek. O halde durmayın, hayırlı işlerde birbirinizle yarışın. Nihayet dönüşünüz hep Allah’adır. O zaman O, hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir. 

43: ZUHRUF / 44. Doğrusu bu Kur’an, senin için de kavmin için de bir öğüttür ve siz de ondan sorguya çekileceksiniz.

3. ALİ İMRAN / 148. Her ümmetin bir kıblesi vardır. O ona yönelir. Haydi hep birlikte hayırlara koşun, birbirinizle yarışın. Her nerede olursanız olun, Allah sizi toplar, bir araya getirir. Şüphesiz ki, Allah her şeye gücü yetendir.

5. MAİDE / 43. İçinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken bunlar seni niçin hakem yapıyorlar, sonra da arkasından ne diye verdiğin hükmü kabul etmiyorlar? Öylelerinin “mümin olmakla” alakası yoktur.

2. BAKARA / 105. (Ey müminler!) Ehli-i Kitaptan kâfirlerle, putperestler, Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Halbuki Allah rahmetini dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

5. MAİDE / 66. Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirileni (Kuran’ı) doğruca uygulamış olsalardı muhakkak ki onlar hem üstlerinde olanlardan hem de ayaklarının bastığı yerde olanlardan bolca rızıklanırlardı. İçlerinden orta yolu tutan bir topluluk da var fakat çoğu çok kötü işler yapıyor!

3. ALİ İMRAN / 187. Allah, kendilerine Kitap verilmiş olanlardan, Kitap’ı insanlara mutlaka açıklayacaklarına ve içindekileri gizlemeyeceklerine dair, söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!

İlk insan ve ilk peygamber Hz. Adem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar birçok peygamberler gelip geçmiştir. Bütün bu peygamberler ortak inanç sistemine sahiplerdir ama her birine farklı bir şeriat (kanun) indirilmiştir. Her bir peygamberin ümmeti (inananı), o peygamberin şeriatına uymakla yükümlü kılınmıştır. Hiçbir peygamber diğerini saf dışı etmek için gönderilmemiştir. Her peygamber kendinden sonra gelecek peygamberin vasıflarını bildirmiştir ve her peygamber kendinden önce gelmiş peygamberleri ve Kitapları tasdik etmiştir. Allah’ın indirdiği Kitapların hepsi mükemmeldir ve Allah indirdiği Kitapları korumaya muktedirdir ve korumuştur. Kur’an’ı Kerim’de bu konuyla ilgili pek çok ayet bulunmaktadır, yazı çok uzun olacağı için hepsine yer veremedim. İncil ve Tevrat ulemasının gerçekleri gizlediği gibi Müslüman ulemalarda gerçekleri gizlemektedir.

Rabbimiz rahmetini ve merhametini üzerimizden eksik etmesin. Rabbimiz, bizi şeytanların vesvesesinden uzak duran, Rabbini dost edinen, sadece onun huzurunda eğilen, insanlara kul olmayıp Rabbine kul olanlardan eylesin. Âmin!

Selam ve sevgiyle kalın, takipte kalın.

“İSLAM İNANÇ ESASLARI” için 2 yorum

  1. Vesile hanım, evrensel dinler aynı çatı altında nasıl olabilir. İslam dini gelince diğer dinlerin hükümleri kalkmadı mı? Allah indinde din islamdir ayetinin açıklaması nedir?

    Liked by 1 kişi

    1. Mustafa Bey sorunuza cevap olabilecek birkaç ayet ilave ettim. Umarım tatmin olursunuz. Bu konuyla ilgili yazmak istediğim bir yazım daha var. İnşallah yakında yayınlarım. Selamlar. Allah’a emanet olun.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s