ERKEK, RABBİNE SORDU VE RABBİ DEDİ Kİ:

4: NİSA / 34. Erkekler fiziki özellikler açısından kadınlardan daha güçlüdür çünkü Allah, bazılarına bazılarından daha fazla lütfetmiştir. Bundan dolayı erkeklere daha fazla sorumluluk yüklemiştir. Erkekler kendi mallarından harcarlar. Allah kadınları korur. Allah’a itaat eden kadınlar da Allah’ın korumalarını emrettiği şeyleri korurlar.  Eğer kadınlar (kendilerine verilen hakları istismar eder) huzursuzluk çıkarırlarsa ilk önce onlara nasihat edin, olmazsa yataklarında yalnız bırakın. Daha olmazsa onları (birinci boşama ile) bırakın. Pişman olup huzursuzluk çıkarmaktan vazgeçecek olurlarsa onları incitmek için bahaneler aramayın. Şüphesiz Allah çok yüce ve çok büyüktür.

Erkek, Rabbine sordu: “Rabbim, ben niçin evin masraflarını üstleniyorum, niçin evleneceğim kadına mehir veriyorum?”

Rabbi: “Sana eşinden daha fazla nimet verdim. Her nimetin bir bedeli vardır. Sen eşinden daha güçlüsün. O, hamile kalıyor, çocukları büyütüyor. Ev işlerini tamamen onun üzerine yıkıyorsun. Sana vermeni farz kıldığım mehri eşine vermek istemiyorsun. Eşini hor kullanıyorsun. Yaşlanınca, hastalanınca veya çocuğu olmayınca onu yenisiyle değiştirmeye kalkıyorsun. Verdiğin mehri geri alabilmek ve eşinin malına mirasçı olabilmek için iftiraya dahi başvuruyorsun. Sen fiziki güce sahipsin. Ben erkeğim, diyorsun. Sesini yükseltiyorsun. Fiziki gücüne dayanarak eşini korkutuyorsun ya da dövüyorsun. Adil bir ortaklık sürdürmüyorsun. Eşini korumam gerekiyor.” (Erkekler fiziki özellikler açısından kadınlardan daha güçlüdür çünkü Allah, bazılarına bazılarından daha fazla lütfetmiştir. Bundan dolayı erkeklere daha fazla sorumluluk yüklemiştir. Erkekler kendi mallarından harcarlar.)

“Rabbim, mehir miktarını niçin kadınların kişisel talebine bırakıyorsun?”

Rabbi: “Mehir yani evlilik sigortası miktarını kadının kişisel talebine bırakıyorum. Şayet sen zenginsen kadın evliliğini koruyabilmek için daha fazla mehir talep edebilmeli çünkü sen her gördüğün çiçekten bal almaya kalkıyorsun. Mehir miktarı az tutulursa eşini değiştirmeye kalkacağını Rabbin biliyor. Seni frenlemek için böyle olması gerekiyor. Bir de onu boşayacak olursan, kendi ayaklarının üzerinde durabilsin, kimseye muhtaç olmasın, çocuklarından uzak kalmasın, diye.” (Allah kadınları korur.)

4: NİSA / 130. Allah zengindir. Eğer boşanırlarsa (fukaralık çekmezler) her ikisi de ALLAH tarafından rızıklandırılır. Allah’ın ilmi geniştir.

“Peki, Rabbim ya eşim benden gücümün üzerinde şeyler ister de güç yetirip alamayınca hır çıkarır beni aşağılar ve gözünü zengin erkeklere dikecek olursa ben ne yapacağım?”

Rabbi, Ben kadınlara: “Allah sizin haklarınızı korudu. Size verdiğim hakları istismar etmeyin. Kocanızın gücünün üzerinde bir şeyler isteyerek huzursuzluk çıkarmayın. Kocanızın gücü neye yetiyorsa razı olup ona itaat edin. Gözünüzü başka daha zengin erkeklere dikip kocanızı aşağılamayın. Kocanız uzakta iken yatağına başka erkekleri almayın.” dedim. (Allah kadınları korur. Allah’a itaat eden kadınlar da Allah’ın korumalarını emrettiği şeyleri (kocalarının haysiyetini ve namusunu) korur.

“Rabbim, ya eşim itaat etmez, gücümün yettiğine razı olmaz, huzursuzluk çıkaracak olursa ben ne yaparım?”

Rabbi: “Eğer eşin, senin gücünün yettiği kadarına razı olmaz ve huzursuzluk çıkaracak olursa, zengin erkeklerle seni kıyaslayarak seni aşağılayacak olursa, ilk önce onunla konuş, nasihat et. Sonra küsüp yatağını ayır. Huzursuzluğa devam ederek hayatını çekilmez hale getirecek olursa boşanmak için mahkemeye başvur.” (Eğer onlar kendilerine verilen hakları istismar eder huzursuzluk çıkarırlarsa: İlk önce onlara nasihat edin, olmazsa yataklarında yalnız bırakın. Daha olmazsa onları birinci boşama ile bırakın.)

“Rabbim, Birinci boşama ne demektir?”

Rabbi: “Boşanma iki mahkemede gerçekleşir. Birinci mahkemede hakim, evliliğinizi gözden geçirmeniz için size üç aylık bir süre verecektir. Verilen üç aylık sürede eşini evinden uzaklaştırma. O da evinden ayrılmasın. Belki Allah, aranız da bir hayır yaratır. Merhamet ve sevgi yeşertir. Eşiniz yaptıklarına pişman olur. Özür diler, barışırsınız.”

65: TALAK / 1. Ey Peygamber! Kadınlarınız iddetlerini tamamlayınca boşayın ve iddet müddetini sayın. Allah’tan korkun ve açık bir fuhuş yapmış olmaları hariç onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkıp gitmesinler. Bilemezsiniz, belki de Allah, aranızda bir hayır yaratır. Bunlar Allah’ın koyduğu hudutlardır. Kim, Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa kendine yazık etmiş olur.

“Rabbim, eşim keşke anlayışlı olsa, yuvamız dağılmasa, eşimle aramıza giren bizi barıştıran birileri olsa…”

Rabbi: “Her insan hata yapabilir çünkü şeytan sizin düşmanınızdır, aranızı bozar bunu aklınızdan çıkarmayın. İki tarafın ailesinden hakemler oluşup sizi barıştırmak isterlerse Allah barışmanıza yardım eder. İki tarafın ailesine de sizin aranızı bulmalarını söyledim, endişe edip üzülmeyin.”

4: NİSA / 35. Şayet onların ayrılmalarından korkarsanız erkek ve kadın tarafından birer hakem görevlendirin. Onlar, gerçekten karı kocayı barıştırmak isterlerse Allah da barışmalarına yardım eder. Muhakkak ki Allah, olanları biliyordu ve her şeyden haberi vardı.

“Rabbim, eşimle barışırsak evliliğimizi sürdürebilmek için neler yapmamız gerekiyor?”

Rabbi: “Barıştıktan sonra evlilik sözleşmenizi resmi bir makamda iki şahit huzurunda yenileyin ve evliliğinize devam edin.” (Onlar, pişman olup huzursuzluk çıkarmaktan vazgeçecek olurlarsa incitmek için bahaneler aramayın. Şüphesiz Allah çok yüce ve çok büyüktür.)

“Rabbim, ya Aileler işe karışıp barışmamıza engel olacak olurlarsa?”

Rabbi: “Üzülmeyin onlara da gerekeni söyledim. Karı koca barışmak isterse onların birbirlerine dönmelerine engel olmayın.” dedim.

2: BAKARA / 232. Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman; karı, koca kendi aralarında aklın ve dinin gereklerini koruyarak, birbirleriyle güzelce anlaştıkları takdirde, tekrar birbirlerine dönmelerine engel olmayın. Bu iman edenlere verilen bir nasihattir. Bu nasihat, sizin iyiliğiniz ve günahlardan arınmanız içindir. Allah bilir, siz bilemezsiniz.

“Rabbim, ben hem mehir veriyorum hem de bir ömür ailemin masraflarını üstleniyorum, burada bana karşı yapılmış bir haksızlık yok mu?”

Rabbi: “Hayır, burada bir haksızlık yok. Allah hem kadının hem de erkeğin Rabbidir. O, hiçbirinizin haksızlığa uğrayıp üzülmesini istemez. Aranızda adaleti sağlar. Niçin itiraz edip, sızlanıp duruyorsun? Buna hakkın yok çünkü sen, kız kardeşinin aldığı mirasın iki katını alıyorsun.” (4: NİSA / 11. Allah, evlatlarınız arasında miras taksimi yaptığınızda erkek evlatlarınıza iki dişi payı verilmesini tavsiye ediyor.)

“Rabbim, bize merhamet edip nasihat ettiğin ve bilmediklerimizi bize öğrettiğin için sana sonsuz teşekkür ederim. Şeytanları bizden uzak tut. Sen bizim dostumuz ve koruyucumuzsun. Yalnız sana ibadet eder yalnız senden yardım bekleriz. Dualarımızı kabul et, günahlarımızı affet. Âmin!”