ALLAH EVLENİRKEN SÖZLEŞME YAPILMASINI EMREDİYOR

Evlilik sözleşmesi

Kadınlar tarih boyunca kötü muameleye maruz kalmışlardır. Rabbimiz Peygamberler ve Kitaplar göndererek bu haksızlıkların sona erdirilmesini istemiştir fakat insanlar Allah’ın emirlerine itaat etmemek için direnmiş ve Allah’a iftara atarak emirlerini tahrip etmişlerdir. Fakirleri, yetimleri ve kadınları ezmişlerdir. Son Kitap Kur’an’ı Kerim’de de insanlar arasında eşitliğin ve adaletin sağlanması emredilmiştir. Adalet ve eşitliğin nasıl sağlanacağı konusunda yol gösterilmiştir.

Allah, evleneceği kişinin huzursuzluk çıkarıp kendisine kötü muamele etmesinden ve üstüne kuma getirmesinden korkup da evlenmek istemeyen bir kadına hitap ediyor. Evleneceği kimse ile aralarında bir sözleşme yapmalarının günah olmadığını bildiriyor: “Sözleşme yapmak günah değildir. Nefislerde kıskançlık mevcuttur. Sözleşme yapmak hayırlıdır.” diyor. Takva sahibi olmayı, iyi geçinmeyi tavsiye ediyor ve sizin yaptıklarınızdan Allah’ın mutlaka haberi olur, diyor.

4: NİSA / 128. Bir kadın kocasının kendisine kötü davranmasından ve üstüne evlenmesinden korkarsa evleneceklerinde aralarında bir sözleşme yapmaları günah değildir. Nefislerde kıskançlık mevcuttur. Sözleşme yapmak hayırlıdır. Eğer takva sahibi olursanız ve iyi geçinirseniz (Allah sizden razı olur). Yaptıklarınızdan kesinlikle Allah’ın haberi olur.

Allah, bir sonraki ayette sözleşme yapmaya yanaşmak istemeyen erkeklere: “Hırslansanız bile kadınlar arasında asla adaleti sağlayamayacaksınız. (Bu cümlede bir kesinlik ifadesi de kullanılıyor.) İkinci bir eş alınca birinci eşi muallakta gibi bırakacaksınız, sevgi göstermeyeceksiniz. Takva sahibi olursanız aranızda bir sözleşme yapılırsa Rabbiniz günahlarınızı bağışlar.” diyor.

4: NİSA / 129. Hırslansanız bile kadınlar arasında asla adaleti sağlayamayacaksınız. Sevgiyle meyletmeyecek ve onu muallakta gibi bırakacaksınız. Şayet (aranızda) sözleşme yapılır ve takva sahibi olursanız, Allah günahlarınızı bağışlar.

Sahte hadisler vasıtasıyla Allah’ın emirleri insanlardan gizleniyor. İnsanların birçoğu, Allah’a iftira atan bu sapık zihniyetlere teslim oluyorlar ve bu iftiraların Allah’ın emri olduğunu zannediyorlar. Din adamlarının aralarından hadislerle ayetlerin feshedilebileceğini ileri sürenler bile çıkıyor ve bu durumlar insanların din adamlarına olan güvenini sarsıyor. Aşağıda yukarıdaki konuyla ilgili yalan bir hadis rivayetini size arz ediyorum. Bu hadis yukarıdaki ayetleri fesih etmek amacıyla uydurulmuştur ve inandırıcı olsun diye Hz. Aişe validemizden rivayet ediliyor. Sözde bu rivayet Nisa Suresi 128. ayetin ne demek istediğini açıklıyor. Bu rivayet Kur’an’ı Kerim’in emirlerine tamamen ters düşüyor.

RAVİ: HZ. AİŞE

(Hz. Aişe validemiz) Nisa Suresi 128. Ayet hakkında dedi ki: “Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden korkarsa, bazı fedakarlıklarla sulh olup aralarını düzeltmelerinde onlar için bir günah yoktur. Sulh ise daha hayırlıdır.” Bu ayet, şöyle bir kadın hakkında inmiştir: Bir erkeğin nikahı altındadır fakat erkek onunla beraberliği fazla istememektedir. Onu boşayıp bir başkasıyla evlenmeyi arzulamaktadır. Ona kadın: “Beni boşama, yanında tut ama dilersen bir başkasıyla da evlen. Sen bana infak ve gece ayırma hususunda serbestsin.” der. İşte ayette geçen sulh bu manadadır: “Bazı fedakarlıklarla sulh olup aralarını düzeltmelerinde onlar için bir günah yoktur. Sulh ise daha hayırlıdır.”

Hadis No: 5719

Hz. Aişe’den geldiği iddia edilen bu sahte rivayete göre sulhun maddeleri şöyle sıralanmış oluyor:

A) Beni boşama. Nikahında tut.

B) Benden yüz çevirip üstüme evlenmekte serbestsin.

C) Bana gece ayırıp ayırmama konusunda serbestsin.

D) Yiyeceğimi, giyeceğimi karşılayıp karşılamama konusunda serbestsin.

Bu rivayetin ayetin içeriğiyle uzaktan yakından bir ilgisi yok. Allah: “Bir kadın kocasının kendisine kötü davranmasından ve üstüne evlenmesinden korkarsa evleneceklerinde aralarında bir sözleşme yapmaları günah değildir.” diyor. Bu rivayete göre ise kadın aralarının düzelmesi için her hakkından vazgeçiyor ama korktuğu şeylerden çok daha fazlası kadının başına geliyor...

Kim ki bunun benzeri yalan hadisleri inkâr ederse ve Allah’ın ayetlerini dikkate alacak olursa fasık damgasını yiyor. Bu nasıl bir sulh ise erkek hiçbir sorumluluk taşımıyor. Ayette fedakârlık yapmak gibi bir cümle geçmiyor ama nedense ayette geçmeyen o fedakarlığı kadın yapıyor. Oh ne ala!.. Adam başka bir kadınla birlikte olsun ve eşine hiç vakit ayırmasın. Yiyeceğini, giyeceğini de karşılamasın.” Allah’ın böyle merhametsiz ve adaletsiz bir emri veya tavsiyesi olabilir mi?.. Yorum sizin…

İslam’da evlilik sözleşmesi olsa da olmasa da kadın gelirini ayrı tasarruf ediyor çünkü erkek mirasta iki dişi payı alıyor. Bu sözleşme sadece kadının üzerine kuma getirilmesini, dövülüp sövülmesini, çalışmasına engel olunmasını, ailesi ile görüşmesine engel olunmasını daha birçok haklarını garanti altına almak için yapılıyor. Erkek sözleşmeyi deler de kadın da boşanmak isterse aldığı mehri kocasına geri ödemiyor. Erkek, eşinin haklarını ihlal etmesinden dolayı karısına tazminat ödemek zorunda kalıyor. Bu sebeplerden dolayı bu ayetler, yalan rivayetler vasıtasıyla gizlenmeye çalışılıyor ama her şey gün gibi bariz. Allah: “Hakkı batıla çarparım da batıl dağılır gider.” diyor.

Selam ve sevgiyle kalın. Takipte kalın.