ALLAH BİR İNSANDA İKİ KALP YARATMADI

Allah sevgide adalet ister

Kadınlar dini konularda cahil bırakılıyor. Böyle olunca aleyhlerine olan şeyleri Allah’ın emri zannediyor ve kabulleniyorlar. İslam’da dört evlilik diye bir şey yoktur. Bu iddia Allah’a atılmış bir iftiradan ibarettir. Allah’ı öfkelendiren şeyler, insanlara Allah’ın izniymiş gibi lanse edilmektedir. Allah’ın uyarılarını arkalarına atan, şehvetlerine düşkün olan bazı din adamları aşağıdaki örneklemeler gibi veya bunlara benzer bir şekilde yorumlar yapıyorlar. Yorumlarını da dejenere ettikleri ayet meallerine ve sahte rivayetlere dayandırıyorlar:

(Hz. İbrahim’i örnek göstererek): “Karısı izin verirse, erkek ikinci bir evlilik yapabilir. İslam’dan önce çok evlilik vardı. Allah, bu sayıyı düşürdü. Dörde kadar evlenmemize izin verdi ya da bunu tavsiye etti. Birden fazla kadınla evli bulunan erkek eşleri arasında adil davranmak mecburiyetindedir. Ancak bazı hususlar vardır ki bunlarda eşitliği korumak insanın tabiatına aykırıdır. İki eşi aynı derecede beğenmek ve sevmek mümkün değildir. Bu sebeple de erkekler eşler arası adaleti sağlamakla mükellef kılınmamışlardır. İsteseler de bunu yapamayacakları kendilerine bildirilmiştir. Buna mukabil elde olan maddi sayılabilecek haklarda, nimet ve imkanlarda adalet şarttır: Beraber kalma müddeti, mesken, giyecek, yiyecek ve diğer imkanları örnek olarak zikretmek mümkündür. Allah eşler arasında adaleti şart koştu ama kadın kısırsa, hasta ise veya yaşlanıp cazibesini yitirmişse kocası üzerine evlenebilir. Allah, eşler arası adaleti farz kılarken gün ayırmada eşit davranmayı kasteder ve bir erkekten yaşlı ile genç ya da çirkin ile güzel eşlerini eşit şekilde sevmesini beklemez. Yapması gereken ihmal etmemek, bir eş gibi davranmak, kocasız bir kadın durumuna düşürmemektir. Bir taraftan: “Eşini kıskanan kadın cennete giremez.” diyerek kadınları kandırırken diğer taraftan: “Eşini kıskanmayan erkek cennete giremez.” diyorlar.

Bunlara göre Allah öyle zalim ki hiçbir günahı olmayan mümin kullarından kadın olanlara zulmediyor ve erkeklere: “Eşiniz hasta olursa, kısır olursa, yaşlanırsa üzerine kuma getirin. Kadınları nikahlayın, yaşlanıp cazibesini yitirmişse kullanmadığınız eşyalar gibi bir köşeye atın, sevmek zorunda değilsiniz. Sizi sevgide adaleti gözetmekle mükellef tutmadım. Sizi eşinizin üzerine evlenmekle, eşinizi üzmekle ve eşinize zulüm etmekle mükellef tuttum.” diyor. Oh ne ala ne ala!.. Kork Allah’tan korkmayandan!

Allah hiçbir kulunu hakketmediği bir şeyle cezalandırmaz. Hastalanmak, yaşlanmak ve kısır olmak bir insanın elinde olan bir şey değildir. İnsan rüyasında bile eşini bir başkasıyla birlikte görse üzülür, kahrolur. Şimdi siz bu yorumların Allah’ın izni veya emri olduğuna inanıyor musunuz?.. Allah, eşler arasında sevgi, saygı, merhamet ve adalet ister. Aşağıda Allah’ın ayetlerinden bir örnek veriyorum:

16: NAHL / 90. Kesinlikle, Allah size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan men eder. Öğüt almanız için size böyle öğüt veriyor.

Yukarıdaki ayeti kerimede Allah’ın insanlardan neler istediğini görüyorsunuz. Sizce bunun, anlaşılmaz bir tarafı var mıdır? Yukardaki yorumlar ayetin içeriğini mi ön plana çıkarıyor yoksa azgınlık, hayasızlık, fenalık, adaletsizlik ve kötülük yapmayı mı?.. Siz ne dersiniz?..

Kur’an’daki İslam deyip duranlar da dahil meal yazanların, yorum yapanların hepsi, Kur’an’a göre değil de rivayetlere göre ve kendi çıkarlarına göre yorum yapmaktalar. Yalancıların hepsini Allah dilediği gibi yapsın! Sahte hadislerle kadınların dünyadaki hayatlarını karartıyorlar. Bu da yetmiyor, ahiretteki hayatlarına da yine onlar karar veriyorlar. Kadınların hepsini rivayetlerle cehenneme gönderiyorlar. Kendileri de cennete gidiyor. Cennette hurilerle alem düzenliyorlar. Öyle ki bir iki huri değil, binlerce huri onların yollarını gözlüyor. Rabbimiz: “Hırslansanız da kadınların arasında sevgide adaleti sağlayamayacaksınız.” derken bunlar: “Allah, bizi sevgide adaleti sağlamakla mükellef tutmadı.” diyorlar.

2: BAKARA / 187. Oruç gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmanız size helâl kılındı. Onlar, sizi günahtan koruyan bir örtü, siz de onları günahtan koruyan bir örtü durumundasınız. Allah, nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurdu ve sizi bağışladı.

Evlilik sevgi üzerine kurulur ve eşler birbirlerini zinadan koruyan örtülerdir. Bu ayetle de sabittir. Yukarıdaki ayette bunu görmektesiniz. Bir erkeğin zinadan korunabilmesi için bir örtü az geliyor, dört örtüye (kadına) ihtiyacı var da bir kadının zinadan korunabilmesi için bir örtü (erkek) fazla geliyor, bunu dört kadınla paylaşması mı gerekiyor? Kadının ihtiyacı dört günde bir midir?.. İhtiyaç duyduğu zaman o kadının ihtiyacını kim giderecek?.. Sevmeyen bir erkek karısını zinadan koruyan bir örtü nasıl olacak?.. Bir erkek çok evlilik yapmak zorunda mıdır?.. Bu soruları lütfen kendinize sorun.

Toplumda sevgi, saygı ve merhameti hâkim kılmazsanız işiniz yaş… Peki, erkek kısır olursa, hasta olursa ya da sakatlanırsa o zaman ne olacak? Karınızın cılız omuzlarında bu yükü taşımasını ve bu duruma katlanmasını istemeye hakkınız olacak mı?.. Sizin yapmaya katlanamadığınız bu fedakarlığa fiziki zayıflığa sahip bir kadın nasıl katlanacak. Siz sevilmeye değmiyorsunuz çünkü sevgi ve adaleti hâkim kılmadınız. Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.

Kadınlar ihtiyarlayıp cazibesini yitiriyor da erkekler çiçeği burnunda bir delikanlı olarak mı kalıyor? Cazibesini yitirmiş bir erkekle de ancak ve ancak ya evde kalmış ya da sermaye avcısı bir kadın evlenir. Sermaye avcısı bir kadın ise pörsümüş, cazibesini yitirmiş bir kocanın bir an önce ölüp gitmesini temenni eder. Erkek bütün sevgisini ve sermeyesini ona bağışlasa da bunu değiştiremez ve sevgisine samimi bir karşılık bulamaz. Sevgi parayla satın alınmaz. Sözüm, anlayışı kıt beyleredir. Sakın çarşıya pirinç almaya giderken evdeki bulgurdan olmayasınız…

İnsanlar, Allah’tan yeterince korkmuyorlar. Yeterince korkmamak yeterince inanmamakla eş değerdir. Dolayısıyla Allah’a rahatça iftira atabiliyorlar. Allah onların iftiralarından uzaktır. O, kimseye zulmetmez. Güvenen Allah’a güvensin. Din adamlarını İlah edinmesin.

Selam ve sevgiyle kalın. Allah’a emanet olun.

 (Linkimi not almayı unutmayın, gerçek İslam’ı merak ediyorsanız takipte kalın.)

“ALLAH BİR İNSANDA İKİ KALP YARATMADI” için 6 yorum

  1. Kaleminize sağlık…
    Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur. Nisa (Kadınlar) 3 Nihat Okçay

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s