İSLAMİ MAL REJİMİNİN KADINLAR VE ERKEKLER ARASINDA UYGULANIŞI

Allah’in adaleti, insanların adaletinden farklı işler. Kadın = Erkek

Kadına şiddet doruk noktaya ulaşmıştır. Hatta o kadar ileri gitmiştir ki kadınların yaşam hakları bile ellerinden alınır duruma gelmiştir. Peki, İslam bunu nasıl çözmüştür? İslam’a göre evlilik bir tür ortaklıktır. Sözleşme yapılır. Sözleşme yapılırken erkek eşine anlaşmış oldukları mehir miktarını peşin olarak öder ve bu, resmi kayıtlara geçer. Veresiye mehir kabul edilmez. Mehir sadece kadının kendine verilir. Kadının ailesi mehir üzerinde hak iddia edemez.

Allah’ın adaleti insanların adaletinden farklı işlemektedir.

Zayıflıklarından dolayı kadınlar “erken koruma” altına alınmıştır. Bunun anlamı: Erkekler evin her türlü masrafını yüklenmiştir: Çocuklarının, evinin ve eşinin her türlü ihtiyacını gidermek evin erkeği üzerine kesin görev olarak yasalaşmıştır. Ayrıca bir erkeğin, evlenirken eşine evlilik sigortası (MEHİR) yapma mecburiyeti de vardır. Mehir vermek farzdır, mehirsiz evlilik haram, yani geçersiz sayılır. Geçersiz sayıldığından dolayı da mehirsiz evlilik zina sayılır. Zina, cezası yüz değnek olan çok büyük bir suçtur.

Erkekler fiziki özellikler açısından kadınlardan daha güçlüdür. Allah, erkeklere daha fazla fiziki güç verdiği için onları “geç koruma” altına almıştır. Bu nimetin (fiziki gücün) bedeli olarak erkekler, bir ömür boyu ailesinin her türlü giderlerini karşılamakla mükellef tutulmuştur. Kadınlar gelirlerini aile giderlerine harcamak zorunda değillerdir ve ayrıca da evlenirken mehir almaktadırlar çünkü kadınların “erken korunmaya” ihtiyaçları vardır.

Bir kadın merhametsiz, geçimsiz ve gözü dışarda bir kocaya düşebilir. Maddi imkanları elvermeyen bir kadın zulme maruz kaldığı halde boşanamaz. Genellikle bütün kültürlerde kadın evin bütün işlerinden sorumlu tutulur, erkek eşine yardımcı olmaz. Kadın bu şartlar altında hem içerde hem dışarda çalışmasına rağmen eline maddi bir şey geçmez. Erkek kazancını ailesi için sarf etmediği gibi kadının zor şartlar altında kazandığına da el koyar. Kadın gelirini kocasına vermek istemediği takdirde şiddete maruz kalır. Çoğu kadın çocuklarından ayrı kalacağı endişesiyle böyle zalim bir adamla hayatını sürdürmek zorunda kalır. Kocası onu sürekli boşamakla tehdit eder. Yaşadığı bu stres karnındaki bebeği dahi olumsuz etkiler ve o ailenin çocukları asabi bir karakterde doğar.

Zalim bir erkekle karşılaşan kadın kocasının ne zaman kendisini kapının önüne koyacağını kestiremez. Bu endişeyle, tehdit altında, stresli bir hayat sürer. Allah bütün bunları göz önünde bulundurarak kadını erken koruma altına almıştır. Kadını dövmek, kazancını elinden almak, evlik sigortası, sözleşme yapmadan evlenmek, Allah’ın farz kıldığı emirlerin dışına çıkmaktır ve kadını zulüm ve şiddete maruz bırakmaktır. İslam’da kadına şiddet yoktur. Allah’ın emirlerini gizleyerek uygulanmasına engel olanlar mümin olamaz. Allah’ın lanetine maruz kalırlar.

Erkekler “geç koruma” altına alındıkları için miras alma durumunda, kadının “iki katı pay” alabilmektedirler. Bu durumda, kadınlar gençken servet sahibi olabilmekte ve kendilerini erkek şiddetine karşı koruyabilmektedir. Erkekler genellikle yaşlandıkları zaman servet sahibi olabilmektedirler. Burada kadına karşı yapılan bir haksızlık yoktur. İsterseniz bunun bir muhasebesini yapabilirsiniz: Bir kadın evlenirken mehir alsa + evliliği boyunca maaşını tasarruf etse mi daha kârlıdır yoksa 50 – 60 yaşından sonra mirastan eşit pay alsa mı?

4: NİSA / 20, 21. Eğer bir eşi bırakıp da yerine diğer bir eş almak isterseniz, önceki eşinize yüklerle mehir vermiş bulunsanız bile ondan hiçbir şey geri almayın. O malı bir iftira ve açık bir günah isnadı yaparak geri almak ister misiniz? Birbirinizle kaynaşıp baş başa kalmışken ve onlar sizden “kuvvetli bir teminat” almışken verdiğinizi nasıl geri alabilirsiniz ki?..

Allah kadınları korur.

Kadın evlenirken mehir alır. İsterse aldığı mehri çalıştırabilir. Gelirini kendisi için tasarruf edebilir. Erkek, kadının gelirine el koyamaz ve malına zorla mirasçı olamaz. Evin erkeği eşinin gelirine göz dikecek olursa kadın kocasını mahkemeye verebilir. Allah’ın koymuş olduğu kurallar, kadınların maddi ve manevi açıdan ayaklarının üzerinde durabilmelerini sağlar. Ayaklarının üzerinde durabilen bir kadın daha az zulüm görür ya da hiç görmez.

(4: NİSA / 32. Bir de Allah’ın bazınıza bazınızdan fazla verdiği şeyleri temenni etmeyin.) Bu ayet; erkeklerin kadınlara mehir vermelerinden ve ailelerinin giderlerini bir ömür boyu üstlenmelerinden rahatsız olmamalarının gerektiğini vurgulamaktadır. Yine bu ayet, erkeklerin miras paylaşımında, kadınların iki katını almalarından, kadınların rahatsız olmamaları gerektiğini vurgulamaktadır çünkü Allah, her şeyi hakkıyla bilir ve her şeyin hesabını ayrıntılarıyla yapmıştır. Allah adildir ve adil kimseleri sever. Aşağıdaki linki tıklayarak konuyu daha da pekiştirebilirsiniz. Allah kadınları korur mu

Kadınlar eve mahkûm edilemez. Kadınların çalışması günahtır diyenler yalan söylemekte ve kadınların kendi ayakları üzerinde durmalarına engel olmak istemektedirler. Kadınların da erkeklerin de helal kazanç sağlayabilecekleri işleri yapmaları gerekir. Bunun dışında kadınların çalışmalarıyla ilgili dini bir sınırlama göremezsiniz.

4: NİSA / 32. Bir de Allah’ın bazınıza bazınızdan fazla verdiği şeyleri temenni etmeyin. Erkeklere kendi kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay vardır. İsteklerinizi Allah’ın fazlından ve kereminden isteyin. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

Erkeklerin evlenebilmesi için mehir verebilecek zenginliğe ulaşmış olması gerekmektedir. Allah, fakir erkeklerin yani mehir vermeye güç yetiremeyecek ve evinin giderlerini karşılayamayacak erkeklerin evlenmemesini, namusunu korumasını ve sabretmesini tavsiye etmektedir. Bunların içinde nefsine hâkim olamayacak, iradesi zayıf insanlar da olabilir.

Allah, nefsine hâkim olamayacak mümin fakir erkeklerin ve kölelerin; zina etmemiş, gizli evlenmemiş, mümin bir cariye ile evlenebilmeleri için maddi yardımda bulunulmasını tavsiye etmektedir. Zengin müminler, aralarında mehir parası toplayarak cariye ile evlenecek olan hür veya köle kişilerin evlenmesine ve hayatını devam ettirmesine katkıda bulunurlar. Bu girişim zinanın yayılmasını önlemeye de yardımcı olur.

Hz. Ömer’in Halifeliği yıllarında erkekler, Hz. Ömer’in huzuruna çıkarak kadınlar hakkında bir şikâyette bulundular: Kadınların mehir miktarını yüksek tuttuklarını ve bundan dolayı evlenemediklerini ileri sürdüler. Bunun standart bir rakama bağlanmasını istediler. Hz. Ömer de bunu kabul etti ve bu kararını halka ilan ederken bir kadın anında itiraz ederek dedi ki: “Ey müminlerin başı, Allah biz kadınları mehir talebi konusunda serbest bırakmıştı. Elbette Allah’ın bunda bir hikmeti vardır. Sen bugün bunu engellemeye mi kalkıyorsun?” Hz. Ömer hatasını anlayıp kadınlardan özür diledi. Allah’ın adaletinden emin olun ve Allah’a emanet olun.

Selam ve sevgiyle kalın. Allah’a emanet olun.

(Gerçek İslam’ı merak ediyorsanız abone olmayı ve arkadaşlarınıza tavsiye etmeyi unutmayın.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s