KUR’AN’DA NAMAZ VE KUR’AN’DA DUA

Kur’an’da namaz sözcüğü neden geçmez?

Kur’an’da namaz var mı yok mu, insanlar yıllardır bunu tartışmaktadır. Ancak bunu Kur’an’ı Kerim’e baş vurarak anlayabiliriz. Duayı ele alarak işe başlayalım: Kur’an’a göre dua inanan insanın her zaman baş vurabileceği, Allah’ın kendine yardım edeceğini umduğu bir yoldur. İnsan hayır yani iyilik dilemek için dua eder. Her zaman dua edip Allah’tan iyilik dilemek gerekirken insanların büyük bir bölümü, sadece başı dara gelince dua eder. Dua etmek için abdest almak gerekmez. Allah, dua ederken abdest almamızı şart koşmamıştır. Zaten başımıza bir şey geldiği an abdestli olmamız da mümkün değildir. Başımıza bir musibet gelince hemen dua etmeye, başımızdaki musibeti kaldırsın diye Allah’a yalvarmaya başlarız. O zaman dua ile namazın aynı şey olduğunu iddia etmek abesle iştigal olur.

Türkçedeki namaz sözcüğünün Arapçadaki karşılığı: salat ve ibadettir. Tercüme ederken mecburen Türkçe bir kelime olan namaz sözcüğünü kullanırız. Kur’an’da namaz kelimesi yok demek Arapça yazılmış bir Kitapta Türkçe bir kelime aramak demektir. Öyleyse bu, art niyettir ya da cehalettir. Namazın bazı şartları vardır. Namaz ile duanın farkını aşağıdaki ayeti kerimeyi okuduğumuz zaman daha net bir şekilde anlayabiliriz.

5: MAİDE / 6. Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı mesh edip topuk kemiklerine kadar ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Eğer hastaysanız veya yolculuktaysanız veya biriniz abdest bozmaktan gelmişse veya kadınlara dokunmuşsanız da şayet su bulamamışsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin. Yüzlerinizi ve ellerinizi temiz toprakla mesh edin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor fakat sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor. Umulur ki teşekkür edersiniz.

Allah, dua edeceğiniz zaman abdest alın diye bir uyarıda bulunmamıştır fakat namaza kalktığınız zaman abdest alın uyarısında bulunmuştur. Su bulabilmemizin imkânsız olduğu bir yerde bile Allah namazımızı geçirmemizi istememiştir ve teyemmüm yapmamızı emretmiştir.

2: BAKARA / 125. Zamanında Beyt’i insanlar için bir sevap kazanma mekânı ve emin bir yer yaptık ve İbrahim’in makamından bir ibadet yeri edinin, dedik. Tavaf edenler, ibadete kapanıp rükû edenler, secde edenler için Beytimi temiz tutmalarını İbrahim ve İsmail’e taahhüt ettik.

Dua ederken rükû ve secde edilmez. Namaz kılarken rükû ve secde edilir. Allah’a teşekkür etmenin gözle görünen yüzü namazdır. Namazla hem Allah’a teşekkür etmiş oluruz hem de kendimiz için ondan yardım istemiş oluruz. Ayrıca günün belirli saatlerinde düzenli olarak mafsallarımızı da çalıştırmış oluruz. Namaza başlarken İftitah tekbiri ile namaza giriş yapılır. Kıyam, kıraat, rükû, sücut, son oturuş ile devam edilir ve selam vererek namazdan çıkılır. Namaz kılarken namazın rükünlerini yerine getirmek farz olduğu halde dua ederken böyle bir durum söz konusu değildir. Yatarken otururken ayakta iken dilediğimiz zaman dua edebiliriz. Gördüğünüz gibi namaz kılmanın bazı kuralları vardır ama dua etmenin hiçbir kuralı yoktur. Namaz insanı Rabbine yaklaştırır.

Her Peygamber, ümmetine namaz kılmayı öğretmiştir çünkü namaz her ümmete farz kılınmıştır. Kur’an’da namazın içinde yapılacak olan şeylerden yani kıyam, kıraât, rükû, secde ve vakitlerden de bahsedilmektedir. Bunları bir araya getirirseniz Kur’an’da namaz olduğunu kolayca anlarsınız. Namazın nasıl kılınacağı Kur’an’da yazmıyor demek art niyettir. Allah, namazın nasıl kılınacağını, Peygamberlerine öğretmiştir. Her peygamber de uygulamalı olarak kendi ümmetine öğretmiştir. Bizim Peygamberimiz de ümmetine İmamlık yapmış ve namazın nasıl kılınacağını öğretmiştir. Peygamberimizden bu yana bütün müminler, namazlarını kendilerine öğretilen şekliyle kılmışlardır. Namaz kılmak hiçbir zaman kesintiye uğramamıştır.

17: İSRA / 110. En güzel isimler ona aittir. İster Rahman deyin ister Allah deyin. Hangi birisi ile dua ederseniz edin. Namazında sesini yükseltme ya da kısma. Bu ikisi arasında bir yol tercih et.

Bazı din adamları Kur’an’da namazın nasıl kılınacağı yazmıyordu. Rivayetler olmasa namazın nasıl kılınacağını ya da kaç rekât kılınacağını nereden bilecektiniz, diyor. Peygamberimizden itibaren hiç kesintiye uğramadan uygulana gelmiş olan farz namazların rivayetlere ihtiyacı var mı? Hayır, zaten farz olan namazları rivayetlere dayandıramayız. Rivayetler ancak nafile namazlar hakkında olur. Bu konuda ise farklı farklı yollardan farklı farklı rivayetler gelmiştir. Mezhep imamları bu konuları kendi görüş açılarına göre değerlendirmişlerdir. Bazı mezhepler sünnet namazları da kılarlar. Bazıları ise sadece farz namazları kılarlar. Bazıları namazın Allah’ın emri olduğunu inkâr ederler ve salat demek dua demektir, derler.

Namaz dinin direğidir. Kur’an’ı Kerim’de birçok ayette namaz kılma emri bulunmaktadır. Namaz, uyulması zorunlu kurallara sahip bir ibadettir. Allah, tarafından vakitleri belirlenmiş, düzenli yapılması farz kılınmış, içinde Kur’an okumayı ve dua yapmayı barındıran bir ibadettir. Namaz içinde Kur’an’dan kısa bölümler okumak farzdır. Namaz kılarken abdestli olmak mecburiyeti vardır. Güzel ve temiz giyinmek mecburiyeti vardır. Normal duada ise bunlardan hiçbirine gerek yoktur.

7: ARAF / 31. Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi giyin ve yiyin, için, fakat israf etmeyin çünkü Allah israf edenleri sevmez.

Namaz kılmanın belirli vakitleri vardır fakat dua etmek vakitlerle sınırlandırılmamıştır. Her zaman her yerde dua edebiliriz. Namazın şartları normal duada gerekli değildir. Namaz beş vakit kılınır. Dua her vakit edilebilir. Namaz vakitleriyle ilgili ayetler aşağıdadır.

11: HUD / 114. Gündüzün iki ucunda (güneş doğmadan evvel sabah ve batmadan evvel ikindi) ve gecenin ilk bölümünde (Yatsı) namaz kıl. Kesinlikle iyilikler kötülükleri giderir. Düşünüp ibret alanlar için bu bir nasihattir.

17: İSRA / 78. Güneşin alaca karanlığında (akşam) ve tan yeri ağarmadan önce (sabah) Kur’an’la namazı kıl çünkü bu vakitler gözlem altında olur.

2: BAKARA / 238. Allah’a itaat için huşu içinde namaza durun. Orta namazını (öğle) ve diğer namazları kılmaya devam edin.

17: İSRA / 78. Sana mahsus farz bir namaz olarak gecenin bir bölümünde Kur’an’la teheccüd namazı kıl. Umulur ki Rabbin seni övülen bir makama yükseltir.

4: NİSA / 103. O korkulu zamanda namazı kıldınız bitirdiniz mi gerek ayaktayken gerek otururken gerek yanlarınız üzerindeyken hep Allah’ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.

Namaz kılmak her Müslüman’a farzdır. Namaz için mekân şart değildir.Temiz olan her mekânda namaz kılınabilir. Namaz gözle görülür bir eylemdir çünkü bazı fiziki hareketler içerir. Duanın gözle görülür olması şart değildir. Namaz başkasının yerine kılınmaz. Kişi kendi vazifesini kendi yerine getirmek zorundadır. Dua, sizin lehinize başkası tarafından yapılabilir ve Allah, yapılan bu duaları kabul eder.

Namazda kıbleye dönmek mecburiyeti vardır. Allah her ümmetin namaz kılmasını emretmiştir. Her ümmete namazda hangi yöne döneceğini yani kıblesini bildirmiştir. Her ümmet namaz kılarken Allah’ın emrettiği yöne dönerek namazını kılar. Dua etmek için herhangi bir yöne dönmek gerekmez.

3. ALİ İMRAN / 148. Her ümmetin bir kıblesi vardır. O ona yönelir. Haydi hep birlikte hayırlara koşun, birbirinizle yarışın. Her nerede olursanız olun Allah sizi toplar, bir araya getirir. Şüphesiz ki, Allah her şeye gücü yetendir.

20: TAHA / 14. Şüphesiz ben Allah’ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl.

2: BAKARA / 153. Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım isteyin. Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

Allah: “Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım isteyin.” diyor. Okuduğumuz Fatiha Suresini ele alalım, her rekâtta bunu mutlaka okumalıyız. Fatiha Suresi çok büyük bir duadır. Arkasından Kur’an’dan kolayımıza gelen bir bölüm okuruz. Rükû ve secde yaparak Allah’a saygı gösterir, Allah’ı büyükleriz. İkinci ve dördüncü rekâtlarda secdeden başımızı kaldırınca Hz. Muhammed’in Allah’ın kulu ve resulü olduğunu Allah’ın huzurunda ikrar ile tasdik ederiz. Arkasından iki dua daha ederiz ve sonra sağımızdaki, solumuzdaki canlıları Allah’ın rahmeti, bereketi üzerinize olsun, diyerek selamlar ve namazı bitiririz. Bu yazı namazın nasıl kılındığını öğretmek için hazırlanmadı. Kalbine şeytanlar tarafından şüpheler sokulmuş kimseler varsa onlar, namazın Allah’ın kesinkes emri olduğunu bilsinler diye hazırlandı. Kur’an’dan ayetlerle belgelendirildi. Namaz kılma emri Kur’an’ı Kerim’de tahminen seksen altı ayette geçmektedir.

5: MAİDE / 91. Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?

Sarhoşken namaz kılınmaz. İnsan, sarhoş olunca namazı hatalı kılar. Namazın kurallarına uygun hareket edemez ve şuurlu bir şekilde kılamaz ondan dolayı içkiliyken namaza yaklaşmayın denilmiştir. Kurallara uyamayan, şuursuz hareket eden bir kişinin namazı kabul olmaz. Namazla duanın aynı şey olmadığını burada da görmekteyiz. Namaz, Kur’an dilinden başka bir dil kullanılarak kılınamaz. Hiçbir dilin diğer bir dile tam olarak tercüme edilme imkânı yoktur. Elimizdeki Kur’an mealleri bunun canlı şahididir.

Cenaze namazı, dinimizde rükû ve secdesi yapılmayan aynı zamanda başkası tarafından kılınan tek namazdır. Rükünlerin yerine kıyam ve dört tekbir bulunur. Ölen bir müminin ardından kılınır. Namazın diğer şartları yani kıble, abdest, tesettür bu namazda da geçerlidir. Fasık olarak ölenlerin cenaze namazı kılınmaz.

9: TÖVBE / 84. Onlardan ölen bir kimsenin cenaze namazını asla kılma. Kabrinin başında da durma çünkü onlar Allah’a ve Resulüne inanmadılar, fasık olarak öldüler.

Duada ve bedduada hiçbir kural söz konusu değildir. İnsan zulüm görüp aciz duruma düşünce Rabbinden yardım diler. İnsan, kendi imkanlarıyla başındaki belayı uzaklaştıramıyorsa, aciz duruma düşmüşse, Allah’tan yardım dilemesi günah değildir. Eğer günah olsaydı, Peygamberler müşrikler tarafından sıkıntıya düşürüldükleri ve müşriklerden her türlü ümitlerini kestikleri zaman Allah’tan yardım istemezlerdi. Allah, hayır dualara iştirak ettiği gibi zalimleri helak için edilen duaları da iştirak eder. Helak için edilen dualar beddua olarak adlandırılır. Allah’ın laneti üzerime olsun diyerek yemin etmek insanın kendi nefsine olan bedduasıdır. Allah’ın bize şah damarımız kadar yakın olduğunu bilerek, aracı koymadan direk Allah’tan yardım isteyerek, dua etmek gerekir.

İnanmayan bir kimsenin duası kabul olmaz. İnanmayan bir kişi haksızlığa uğramış ve haksız yere zulüm görmüş yani hakkına tecavüz edilmişse durum ne olur? Zulüm yapan kişi hayattayken mutlaka benzer bir zulüm ve haksızlığa uğrar. Bu Allah’ın adaletidir. Müşrik diye başka insanların haksız yere hakkına tecavüz etmekten Allah bizi men etti. Allah adaleti emreder.

2: BAKARA / 45. Sabredin ve namazla yardım isteyin. Allah’a saygılı olanlardan başkasına namaz kılmak kesinlikle ağır gelir.

4: NİSA / 142. Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah’ı pek az anarlar.

5: MAİDE / 58. Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.

4: NİSA / 143. Münafıklar, küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar. Ne müminlere bağlanırlar ne de kâfirlere. Kim yolunu şaşırttı ise onu Allah’a götürecek başka bir yol asla yoktur.

Allah’a sevgisi ve saygısı olmayan nankör kimseler, namaz kılmamak için türlü bahaneler uydurur. Münafıklar namaza erinerek kalkar, çoğu zaman abdestsiz namaz kılarak müminleri kandırma yoluna giderler. Ben de Müslümanım, tövbe edersin Allah affeder, günahını ben üstleniyorum, gibi sözler sarf ederler ve insanları namaz kılmaktan alıkoymak isterler Yanlarında Müslümanlardan bir kimse bulunmuyorsa zaten namazı kılmazlar. Yanlarında Müslümanlar varken namaz kılmaları, bir gösterişten ve bir aldatmacadan ibarettir. Namazı istemeyerek kıldıkları için namaz kılmaya tembel tembel kalkarlar veya namaz konusunu tartışmaya açık tutarlar.

5: MAİDE / 55. Sizin asıl dostunuz Allah’tır ve O’nun Resulüdür. Namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.

30: RUM / 31. Ondan sakının ve ona yönelerek namaz kılın. Müşriklerden olmayın.

Selam ve saygıyla kalın. Linkimi not alarak veya abone olarak gerçek İslam’ı öğrenmek için takipte kalın.