ZİKİR NE DEMEK?

Allah nasıl zikredilir?

Zikir Kur’an Kerim kaynaklı bir terimdir. Daima zihinde tutulması gereken, anılması gereken, hatırlanması gereken, uyulması gereken şeylerdir. İlahi Kitapların içeriğine zikir denir. Allah’ın ilk emri okudur. İlahi Kitapların içeriği olan zikir, insanın karşılaşabileceği her sorunun cevabını içinde barındırır. İlahi Kitapların, hikmetleri düşünülerek okunması farzdır. Örneğin: Kur’an okunduğu zaman iyi kimseleri kendine doğru çekerken kötü kimseleri kaçırır. Allah’ın indirdiği zikri dikkate almayan kötü kimseler şeytanların uşağı olur.

21: ENBİYA / 10. Andolsun ki size, içinde zikriniz bulunan bir Kitap, indirdik.

33: AHZAB / 21. And olsun ki Allah’ın Resulü, sizin için Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar için Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.

43: ZUHRUF / 36. Rahmanın zikrine karşı kim gaflet gösterirse karşısında hazır bir şeytan bulur ve akabinde şeytan onunla yakın bir dost olur.

Kur’an’ın ne kadar muazzam bir Kitap olduğunu yine Kur’an’ı okuyarak öğrenebiliriz. Allah, Kur’an’da Kur’an okumanın bir ibadet olduğunu beyan etmektedir ve ağır ağır ne demek istediğini anlamaya çalışarak okunmasını istemektedir. Okunması, üzerinde düşünülmesi sonra da hayata geçirilmesi gereken, içinde insan için yararlı bilgiler barındıran, insanı her iki dünyada da mutlu kılacak olan yegâne şey Allah’ın Kitaplarının içeriğinde mevcuttur.

43: ZUHRUF: 43, 44.  Sana vahiy olunana sarıl. Muhakkak ki sen dosdoğru bir yol üzerindesin!  Muhakkak ki bu senin için de kavmin için de bir zikirdir ve siz sorgulanacaksınız.

13: RAD / 28. Onlar, iman edenlerdir ve Allah’ın zikriyle kalpleri tatmin olanlardır. Dikkat edin, kalpler ancak Allah’ın zikriyle tatmin olur.

Ehli Zikir veya Zikir Ehli ne demektir?

Zikir, sadece Kur’an’ı Kerim’in içeriği değildir. Allah tarafından indirilmiş tüm İlahi Kitapların içeriğine zikir denir ve bu içerikleri yaşamlarında rehber olarak kullanan kimselere de Ehli Zikir denir. Ehli Kitap, kendilerine Allah tarafından Kitap indirilen kavimlere verilen addır. Ehli Kitap = Ehli Zikir demek, değildir. Bu iki kavram birbirinden farklıdır. Bunu aşağıdaki şekilde izah edebiliriz:

A) Ehli Kitap: Kendilerine kitap indirilmiş kavimler anlamında kullanılır. Ehli Kitap kavramı, içinde hem kafirleri barındırır hem de Zikir Ehlini barındırır.

B) Ehli Zikir: İlahi Kitapları okuyarak Allah’ın tavsiye ve uyarılarını kendilerine rehber edinen ve Allah’ı çok anıp hatırlarından çıkarmayan kimseler anlamında kullanılır. 

NAHL 43. Eğer bilmiyorsanız Ehli Zikre sorun.

Dikkat ederseniz yukarıdaki ayette Allah, eğer bilmiyorsanız Ehli Kitap’a sorun, demiyor. Ehli Zikre sorun, diyor. Zikirler, insanlar için hazırlanmış mükemmel rehberlerdir. Zikre uyan kimseler mükemmel bir hayat sürerler. Ahirette de umduklarını bulurlar. Rehberi olmayan bir insan doğru yolu bulamaz. İnsan ileride bu rehbere uyup uymadığı konusunda sorguya çekilecektir.

Kur’an’ı Kerim, İncil ve Tevrat Rabbimiz tarafından biz insanlara sunulmuş lütufların en büyüklerindendir. Bundan dolayı Ehli Zikir Rabbine teşekkür eder. Rabbine karşı nankörlük etmekten uzak durur. Yer yüzünde iyiliği hâkim kılmaya çalışır. Allah’ı hatırlatan tutum ve davranışlar içinde olmak zikri yaşamına uygulamakla olur. Zikri yaşamına uygulamak her an Allah’ı anar bir durumda olmaktır. Ehli Zikir her adımda Allah’ı anar. Her işine Allah’ın adını anarak başlar ve her işini bitirdiğinde Allah’ı yücelterek ona teşekkür eder. İşlerine başlarken: “Bismillahirrah-meenirrahiim.” der ve bitirince: “Elhamdulillâh” der. Yüceltici sözlerle Rabbini sık sık anar: “Lâilahe-illallah, Suphanallah, inşallah, maşallah, estağfurullah.” gibi Allah’ı hatırlatan sözleri kullanır. Kur’an’ı Kerim’i çok okur ve Allah’ın kâinatı yaratmaktaki hikmetlerini düşünür. Zikir, Rabbin uzattığı bir daldır, rahmet ve merhamet içerir. Zikir her dem Rabbini düşünüp her işinde onu anmak ve indirdiklerini rehber edinmektir. Zikri rehber edinen kimsenin yanına şeytan yaklaşmaz.

Ehli Zikir, Allah’ın bahşettiği her nimeti kullanırken teferruatlı bir şekilde düşünür ve: “Rabbim, benim için bunu yaratmasaydı ben bunu kendim için yaratamazdım.” der. İçtiği suyu düşünür. Yediği meyve, sebzeyi düşünür. Soluduğu havayı düşünür: “Ciğerlerim olmasaydı bu hava benim ne işime yarardı? Hava olmasaydı bu ciğerlerim benim ne işime yarardı? Rabbim sen her türlü eksiklikten münezzehsin! Rabbim sen bilginsin! İlmin alemleri kuşatmıştır. Rabbim, Sen beni günde beş vakit muhatap almak istiyorsun. Gel kulum, diyorsun. Gel görüşelim… Benim gibi küçücük bir varlığa değer veriyorsun. Hastalandığımda şifamsın! Korktuğumda tesellimsin!  Biliyorum beni çok seviyorsun. Ben de seni çok seviyorum. Sen, övülmeye layık olansın! Sen tapılmaya layık olansın! Her işin başında ve sonunda sen varsın! Sen dostsun. Senin kulun olmak, sana tapmak ne güzel!.. Sen insanların melikisin! Sen insanların İlah’ısın! Seni çok ama çok seviyorum!” der ve huşu ile secdeye kapanır.”

Selam ve saygıyla kalın. Linkimi not alarak veya abone olarak gerçek İslam’ı öğrenmek için takipte kalın.