ALLAH’IN İLK EMRİ OKU OLMUŞTUR.

Allah’ın adıyla oku!

ALLAH'IN ADIYLA OKU

Okumak her müminin üzerine farz kılınmıştır. Okuma, yazması olmayan Zikri anlayamaz. Zikri anlayamayanın dini eksik kalır. Okuma, yazması olan kötü niyetli insanlar okuma, yazma bilmeyen saf insanları gütmeye kalkarlar. Allah’a karşı yalanlar isnat ederek iftiralar atarlar. Allah’ın tavsiye ve emirlerine uymazlar ve Allah böyle emrediyor, diyerek insanları aldatırlar. Zikri gizleme yoluna giderler. Allah’a şirk koşulmasına öncülük ederler. İnsanları insanlara taptırırlar.

Allah her kavme peygamberler göndermiştir. Allah, her Peygamberin ümmetine de Allah’ın adıyla oku, emrini vermiştir. Okuma, yazması olmayan biri Allah’ın Kitaplarını okuyamaz. Her insanın olaylara bakış açısı ve olayları kavrama yetisi faklıdır. Kişinin okuma yazması olsa, Allah’ın indirdiğini okusa belki dinini ona din dersi veren kişilerden çok daha iyi anlayacaktır. Allah, bütün Kitaplarını gayet okunaklı, bol tekrarlı ve bol açıklamalı olarak indirmiştir ki kişi ilerde bir mazeret bulmaya kalkmasın ve anlayamadım diye Rabbini suçlamasın.

Allah, indirmiş olduğu Kitapların tüm insanlar tarafından okunmasını ve değerlendirilmesini istemektedir. Allah, Kitaplarını din adamlarının tekeline bırakmak istememiştir ama maalesef İlahi Kitaplar din adamlarının tekelinde kalmıştır. Meal ve yorumlarla ayetlere yapılan kişisel ilaveler sonucunda Allah’ın Kitapları çelişkiler içeren metinlerden oluşmuş, sıradan Kitaplar gibi olmuştur. Sayelerinde insanların imanları zedelenmiştir. Öyle ki bazı insanlar İlahi Kitaplar konusunda iyice şüpheye düşmüş ve Kitapların Allah tarafından gönderilmediği gibi bir kanaate varmışlardır.

Din adamları sorumluluklarını yerine getirmiyor.

Bazı din adamları dini bir ekmek kapısı olarak görmüşlerdir. Din adına herhangi bir olumlu çalışma yapmamışlardır. Din, çağın gerisinde kalmış insanların sorularına ve sorunlarına cevap veremez halde bırakılmıştır. Kimileri de dini iyileştirme adı altında dine ihanet etmiştir ve göz göre göre Allah’ın ayetlerini inkâr yoluna gitmiştir. Allah’ın bilgin ve güçlü olduğunu inkâra kalkışmıştır. Allah’ın yaratılışla ilgili evrelerini açıklayan ayetlerini evirip çevirerek evrime monte etmeye çalışmıştır. Akılları mı bunu emrediyor yoksa imanları mı bunu emrediyor, bilemiyorum.

İnsanlar yüce Kitapları Kur’an’ı Kerim’i okumaya vakit ayırmakta cimrilik göstermişlerdir.  Zamanlarını hiçbir yararı olmayan sosyal paylaşımlarla heba etmişlerdir. Kur’an’ı Kerim’i okuyup anlamayı tercih etmek yerine slogan paylaşmayı seçmişlerdir. Gösteriş Müslüman’ı olmuşlardır. Halbuki Kur’an’ı Kerim’i okumak ve üzerinde düşünüp anlamaya çalışmak gerekir. O, en büyük zikirdir. Onu anlayıp hayata geçirmekten daha büyük bir zikir olabilir mi?

Güzel güzel de ama büyük bir sorun var: Biz Arap değiliz ve Arapça bilmiyoruz… İşte tüm sıkıntı da tam burada başlıyor. Mealler sanki anlaşılmasın diye tercüme edilmiş gibi gözüküyorlar. İnsanlar on beş, yirmi sayfa okuyunca hiçbir şey anlayamadığı için okumaktan vazgeçiyorlar. Allah’ın varlığına inanan inkâr edemeyen insanlar belki bir şeyler öğrenebilirim umuduyla cemaatlere katılıyorlar. Cemaatler de insanların din ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar çünkü körü körüne gidiyorlar. Din adına hikâye anlatmaktan öte gidemiyorlar.

Din adamlarının kesinlikle kendilerini yenilemeleri gerekiyor. Dün anlaşılamayan ayetler bugün anlaşılır hale geldi. Bilimde ilerledikçe Allah’ın ilmini ve gücünü daha iyi anlayabiliyoruz. Kur’an’ı Kerim kıyamete kadar uzanan tüm zamanları kapsıyor. Hiçbir çağda güncelliğini yitirmiyor. Kur’an’ı Kerim’i okuyup, anlayıp hayata geçirmek gerekiyor. Arapça, Türkler için zor bir dil değildir, günlük dilde kullandığımız Arapçayı çağrıştıran yaklaşık altı bin beş yüz kelime tespit edilmiştir. Arapçada sadece iki zaman vardır. Diğer zamanlar bu iki zamanın üzerine kuruludur. Dinini iyi anlayabilmek için Arapça öğrenmek tercih edilmelidir. Yukarıda da bahsettiğim gibi kötü niyetli insanların imanımızı çalmaması için kesinlikle Arapça öğrenmeye ihtiyacımız var.

Kur’an Arap kültürü değildir.

Arapça öğrenmeyi Arap kültürüne asimile olmak olarak görenler de var. Başka dilleri öğrenince asimile olmuyoruz hatta çok dil öğrenmeye teşvik ediliyoruz da neden Arapça öğrenince asimile oluyoruz, bunu kendilerine sormak lazım. Bu insanlar ya burada anlattığım durumları kavrayamıyor ya da Allah’ın varlığına inanmıyorlar, bilemiyorum. Allah’ın indirdiği dinlere karşı bir art niyet besliyor olmaları da muhtemeldir. Bunları galeye almamak gerekir. Kuran’ı Kerim’in Allah tarafından gönderilmiş bir Kitap’tır. Cahil Arapların gelenek ve görenekleri değildir. Kur’an’ı Kerim’i cahil Türkler de cahil Araplar misali hayatlarına geçirememişlerdir. Ondaki ilim ve ondaki adaleti görememişlerse suç Allah’ın indirdiklerinde değil, kendilerindedir.

Kur’an’ı Kerim’de insanların Hz. Âdem ve Hz. Havva’dan geldiği ayetlerle sabittir. Önceki din adamları kardeşin kardeşle evlenerek insanların çoğaldığını ileri sürmüşlerdir. Bu, Kur’an’ı Kerim’e dayalı bir yorum değildir. Çağımızdaki din adamlarından bazıları ise insanların Hz. Âdem ve Hz. Havva’dan geldiğiyle ilgili ayetleri görmezden gelmektedir. İlk yaratılışta birçok Âdem ve Havva yaratıldı iddiasında bulunmaktadır. Kur’an’ı Kerim’de de diğer Kitapların içeriğinde de iddia ettikleri şeylerin hiçbiri yoktur. Her iki iddia da yanlıştır. İnsanların bir aileden nasıl çoğaldığının cevabı, Kur’an’ı Kerim’de mevcuttur. Doğrusu bunu göremeyişlerine şaşıyorum. Allah dileyeni hidayete ulaştırır. Kur’an’ı Kerim’e ön yargıyla yaklaşanı değil. Gerçekten bazı gerçekleri görmek isteselerdi Allah kendilerine yardım ederdi.

Rabbim bizleri gören, işiten ve akıl eden kulların arasına al. Sen yardım etmezsen biz sele kapılmış akıp giden çalı parçaları gibi rast gele bir yerlere takılı kalırız, ilerleyemeyiz. Dünyamız da ahiretimiz de mahvolup gider. Allah’a emanet olun. O ne güzel vekildir...

One thought on “ALLAH’IN İLK EMRİ OKU OLMUŞTUR.”

Yorumlar kapalı.