GÜZEL GİYİNMEK GÜNAH MI?

Rabbimiz diyor ki: “Mescide giderken güzel giyininiz. Allah’ın kulları için çıkardığı ziynetleri ve tertemiz rızıkları haram kılan kim? Bunlar, bu dünya hayatında inananlar içindir. Kıyamet gününde de onlara mahsus olacaktır.” Buradan da anlaşılabileceği gibi günah olan güzel giyinmek değildir. Kalbinde hastalık taşıyanların hastalığını harekete geçirecek şekilde giyinmek günahtır. Hırsızları tahrik edecek şekilde takıp takıştırarak sokağa çıkmak günahtır. Kapalı da olsa rüküş giyinmek günahtır. Usturuplu ve israftan uzak giyinmek helaldir.

Vücut hatlarını ortaya döken cinsel çağrışım taşıyan, insanları zinaya teşvik eden açık seçik ve dar kıyafetler giymekten Rabbimiz bizleri men etmiştir. Kadınların ve erkeklerin dışarı çıkarken karşı cinsi etkileyebilecek parfümler kullanmaları da günahtır. Camiye veya topluluk içine gitmeden önce duş alarak gitmeleri sevaptır.

Zinanın yasak olması, zinaya teşvik edecek ortamların bulunmaması erkekleri ve kadınları evliliğe yönlendirir. Erkeklerin de kadınların da cinsellik çağrıştıran kıyafetlerden uzak durması ve gözlerini de haramdan uzak tutması Yüce Rabbimizin emridir. Bu emir müminlere sıkıntı vermek için verilmemiş tam aksine mutlu, huzurlu bir yaşama, sağlam ve süreklilik arz eden bir evliliğe sahip olmaları için verilmiştir.

Zina eden bir kimsenin tekrar zina etme riski yüksektir. Zina edenler madden ve manen kirlenmiş kimselerdir. Allah müminleri zina etmekten ve zina eden kimselerle evlenmekten menetmiştir. İnsan sevgiye ihtiyaç duyan bir varlıktır. İhanete uğramak çok acı ve çok yıkıcı bir olaydır. İnsanın neden, nasıl mutlu olacağını ve neden, nasıl ıstırap duyacağını en iyi bilen onu yaratan, ona duygular yükleyen Rabbidir. Onun için ihanete yol açabilecek davranışlardan bizi men etmiştir. Mutlu olabilmek için Allah’ın tavsiyelerine uymamız gerekir.

TESETTÜR NEDEN GEREKLİ?

Tesettür; örtünmek, fuhşu engelleyebilecek tarzda giyinmek demektir. Allah, kadına cinsel bir obje olarak bakılmasını doğru bulmamıştır ve kapanmasını emretmiştir. Kadının yalnızca yabancı erkeklerin yanında kapanması emredilmiştir. Dinimize göre mümin bir kadın cinselliğini öne çıkarmamak ve kişiliğini öne çıkarmak için kapanır. Dinde aşırıya kaçılmış, bazı çevrelerce örtü kötüye kullanılmış ve mahrem diye kadınlar eve hapsedilmiştir. Kadınların evde dahi başı açık durması günahtır, melekler o eve girmezler, demişler ve meleklere cinsiyet tayin etmişlerdir. Halbuki kadınların rahatsız edilmeden sosyal hayatta yer alabilmeleri için tesettür tavsiyesi gelmiştir. Mümin bir kadın, tesettüre dikkat ederek sosyal hayatın her kademesinde rahatça yer alabilir.

Tesettür yalnızca kadınlara mahsus değildir ve tesettür yalnızca giysiyle sağlanmaz. Örneğin gözlerini harama karşı kapalı tutma da bir tesettürdür. Bundan dolayı ilk etapta kadınlara ve erkeklere gözlerini haramdan çekme, göz zinasından kaçınma emri gelmiştir. Bundan sonra kadın ve erkeklerin birbirleriyle laubali olmamaları, ağır başlı olmaları emredilmiştir. Bunlar insanları zinadan uzaklaştırmak için gelen emirlerdir. İlk zamanlar örtünme yoktu. Müslüman kadınlar, kalbinde hastalık taşıyanlar tarafından, rahatsız edilmeye başlayınca Medine’de örtünme emri gelmiş ve Müslüman kadınlar dışarı çıkarken üzerlerine örtü almaya başlamışlardır. Allah, kapalı bir kıyafetin rahatsız edilmemek için daha uygun olduğunu ve dışarı çıkarken üzerimize alacağımız bir örtünün rahatsız edilmemize engel olacağını bildirmiştir. Aynı günahı işleyen iki insan arasında ayrım yapılarak kadınların sermaye olarak görüldüğü ve tövbe şansı verilmediği şu dünyada Allah bize bir korunma yolu olarak örtünmemizi önermiştir.

Günümüzde kadınlar aklı ve yeteneklerinden daha çok cinselliği için işe alınmaktadır. Kadınlar da bunun böyle olmasına çanak tutmakta hatta bunu tercih etmektedir ve iş görüşmesine giderken dekolte kıyafetleri seçmektedir. Patronlar da cinselliğinden etkilendikleri kadınları işe almayı tercih etmektedir. Aklından ve yeteneklerinden önce cinselliğine önem verildiğini bilen ve cinselliğini kullanarak işe giren bir kadının patronunu suçlamaya hakkı yoktur çünkü adam niyetini açık açık belli etmiştir. Kadınlar dekolte giysileri tercih ettikleri zaman erkekler onların hakkında: “İstiyor, kaşınıyor.” gibi düşünmeye başlayıp kendilerine görev çıkardıklarını bilmeyen kadın yoktur.

Kadınların birçoğu hemcinsleriyle rekabet yapmak için açık giyinir ve süslenir. Kötü niyetli değildir. Kendine ve başkalarına zarar verdiğinin farkında olmaz fakat bu giyim tarzı kalbinde hastalık taşıyan kimseleri memnun etmektedir. Kadınlar arası rekabet kadınların aleyhinedir. İnsan bunu ilk bakışta göremeye bilir.

Erkeklerin fiziki ve maddi güce sahip olmaları, ben erkeğim canımın istediği gibi davranırım düşüncesi; kadınlar için aşılması güç bir engeldir. Örneğin: Yüzmeye gideriz. Bütün kadınların kıyafeti üç aşağı beş yukarı aynıdır yani bir eşitlik söz konusudur. Yaşlı olsun genç olsun herkes vücudunun güzelliğini sergileyebilecek mayoyu veya bikiniyi seçer. Eşinizin sizi diğer kadınlarla kıyaslamasına siz kendiniz izin veriyorsunuz: Dünyanın en güzel mayosunu alsanız bile yaşlıysanız gençlerle rekabet edemiyorsunuz. Bunu lehimize çevirmenin örtünmekten başka bir yolu yoktur. Örtü kadınları yüzde doksan eşit duruma getirir. Yüzde onluk kısma açıkta kalan kısımlar girer. Bu da gözlerimizi haramdan kaçırmakla sağlanır.

Eşiniz de yaşlı ama onun maddi imkanları var ve şehvetine de düşkün bir adam. Piyasada da sermaye avcısı genç ve güzel kadınlar var. Kesinlikle sizi eşiniz onlarla kıyaslayacaktır. Temsilde hata olmaz sizi buruşuk bir elma gibi görecektir. Altın tepsilerde sunulan taze meyvelere elini uzatacaktır. Bundan şikayetçi olmaya hakkınız olmayacaktır çünkü gençliğinizde farkında olarak veya olmayarak kılık kıyafetinizle başka insanlarının beğenisini kazandınız çünkü şeytan bunu size güzel gösterdi. Şehvetine düşkün yaşlı veya genç erkekler sizi eşleriyle kıyasladı ve eşlerine kötü davrandı. Sizin bundan hiçbir kazancınız olmadı. Sonunda kaybedenlerden oldunuz. Değer miydi?..

Dünya kuruldu kurulalı kadınlar hep ikinci sınıf insan durumuna düşürülmüştür. Mehir alarak olsun, evlilik sözleşmesi yaparak olsun, zinayı yasaklayarak ve erkekleri evlenmeye mecbur bırakarak olsun, örtünme tavsiyesiyle olsun Rabbimiz bizi birinci sınıf insan durumuna yükseltmiştir. Bir kadının Rabbimizi ve dinimizi suçlamaya asla hakkı yoktur. Aptallığının cezasını çekmektedir. Bir atasözü duymuştum: “Aptallık ediyorsa Mahmut neylesin Mabut!”

Bir kadının: “Ben ona bakmıyorum, o da bana bakmasın!” gibi bir arzusunun hiçbir işe yaramadığı ortadadır. Bu beklenti çok safça bir beklentidir. Günümüzde taciz edilen, tecavüz edilen, tecavüz edildikten sonra bir de üstüne öldürülen kadınların sayısı azımsanamayacak kadar çoktur. Kadın resmen boşandığı halde: “Ben boşamadan boşanamazsın!” diyerek kadını rahat bırakmayan, istediği her şeyi güç kullanarak yaptırmaya zorlayan, şayet yaptıramazsa gözünün yaşına bakmayarak boşandığı eşini öldüren erkeklerle aynı dünyayı paylaşmaktayız. Maalesef ülkemizde insan öldürmenin cezası pek caydırıcı değildir.

KARA ÇARŞAF DİNİMİZDE VAR MI?

Kadınlar süslenmekten hoşlanırlar. Kadınlar bu ihtiyaçlarını kocalarının yanında veya mümin kadınların yanında süslü durarak giderebilirler. Namahrem olmayan yakın akrabalarının yanında da süslü durabilirler. Allah, bizden cinsel çağrışım taşımayan süslerimizi ziynetlerimizi örten temiz ve güzel kıyafetlerle dolaşmamızı istemiştir. Kara çarşaf giymek İslami bir emir olmamakla beraber bilakis Yahudi adetlerindendir. Etekleri yerlerde sürünen ve pislik içinde kalan kara çarşafları mümin kadınların örtüsü olarak görmek hatalıdır.

Müslüman, cinsellik çağrıştırmayan temiz ve güzel giysilere layıktır. Yerde sürünen kıyafetler temizlik açısından dinimize uygun değildir. Pantolon üzerine elbise veya tunik giymek temizlik açısından oldukça uygundur. Böylece hepimiz için maddi, manevi, güvenli ve temiz bir ortam sağlamış oluruz. Örtünme özgürlüğümüzden bir fedakarlık olarak görünse bile güzel ve gerekli bir fedakarlıktır. Müslüman gücünün yettiği nispette güzel giyinmelidir çünkü Rabbimiz bunları mümin kulları için yaratmıştır. Bu dünyada bu nimetlerden kafirler de yararlanmaktadır. Ahirette ise yararlanamayacaklardır. Ahirette müminlerle kafirler ayrı ayrı mekanlarda olacaklardır.

7: ARAF / 31. Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel giysilerinizi üzerinize giyin ve yiyin, için fakat israf etmeyin çünkü Allah israf edenleri sevmez.

7: ARAF / 32. De ki: “Allah’ın kulları için çıkardığı süsleri ve güzel rızıkları kim haram kıldı? Onlar, bu dünya hayatında da hesap gününde de yalnız müminler içindir.” Biz ayetlerimizi bilen bir topluluğa işte böyle açıklarız.

Kadınların süslerini ve ziynetlerini göstererek sokaklara dökülmeleri, kadınların aleyhine kullanılabilen bir durumdur. Bunun bir özgürlükmüş gibi lanse edilmesi ve kadınların da kendilerini bu reklamlara kaptırması kesinlikle hatalı bir davranıştır. Kadınlar kendilerinin ve hemcinslerinin haklarını koruyabilmek için buna dikkat etmeleri gerekmektedir. Kadınlar arası rekabet doğru değildir çünkü bu dünyada sizden çirkin kadınlar varsa mutlaka sizden güzel kadınlar da var demektir. Yabancı erkeklerin sizi çekici bulmasının size ne gibi bir faydası olabilir ki? Sizin eşiniz de başka kadınları sizden daha çekici bularak size soğuk davranabilir. Bazen bu yuvanızın yıkılmasına çocuklarınızın analı babalı öksüz olarak büyümesine sebep olabilir. Kendi kendimize soralım. İstediğimiz bu mudur? Ne istediğimizi iyi biliyor muyuz? Acılara davetiye çıkarmadığımızdan emin miyiz?

Selam ve dua ile kalın. Takipte kalın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s