MUTLULUK NEDİR?

MUTLU OLMAK VE MUTSUZ OLMAK

Mutluluk bir kararla oluşur fakat mutsuzluk bir kararla oluşmaz. Ben mutlu olmak istemiyorum, diyen bir insan gördünüz mü? Ben görmedim. Hiç kimse mutlu olmamak için bir karar almaz. İnsanların mutluluk kaynakları farklı farklıdır ama herkes mutlu olmak üzere yola çıkar. İnsan doğası gereği hep nasıl mutlu olabileceğini keşfetmeye çalışır. Bütün gayretlerine rağmen hedefine ulaşamamak kişiyi mutsuz eder. Bazen ulaşamayacağına dair ümitsizliğe düşebilir. “Acaba nerede hata yapıyorum?” diyerek öz eleştiride bulunabilir. Bu durumun uzun sürmesi kişide endişe yaratabilir.

En önemli mutluluk kaynağı insani ilişkilerdir. Çocukken aşırı derecede eleştiriye maruz kalan kimseler, konuşurken kendilerine müdahale edileceği endişesini taşıdıkları için çekingen davranırlar. Duygusaldırlar, iyi bir dinleyicidirler. Sorulan sorulara mantıklı cevaplar verirler fakat eleştirilme korkusu onları az ve uz konuşmaya sevk eder. Çok az arkadaş edinirler ve duygularını ifade ederken çekimser davranırlar.

Kendini rahat ifade edebilen ve dolayısıyla insanlarla kurduğu ilişkilerde başarılı olan kimseler maddi manevi sıkıntılarını daha kolay atlatırlar. Duygularını ifade etmekten çekinen, insanlarla kurduğu ilişkilerde başarısız olacağından korkan insanlar yalnızlık hissederler ve mutsuz olurlar. Bu korku kişinin bilinç altına yerleşir. Bu durum kişide bir takıntı halini alır. Takıntı üzülmesine, üzülmesi ise mutsuzluğuna sebep olur.

İnsanlar hayatları boyunca faklı farklı problemler yaşarlar. İnsanlar yaşadıkları problemler karşısında aynı tepkileri göstermezler. Bir insanı en çok üzen problemlerin başında sevdikleriyle yaşamış olduğu problemler gelir. Anne, baba, kardeş, evlat, yakın akrabalar ve insanın eşi bu gurubun üyeleridir. Kişi bunlarla yaşadığı sorunları gurur meselesi yapar. Başkalarıyla paylaşmaktan çekinir. Örneğin: Günümüzde birçok kadın eşi tarafından aldatılmakta, hakarete uğramakta veya havadan sudan sebeplerle dövülmektedir. Kadının gizleyemeyeceği bir yerinde dayak izi veya çürük varsa yediği dayağı saklamaya çalışır. Yere düştüğünü veya bir yere çarptığını falan söyler. Mutlu olmadığı halde mutluymuş gibi gözükmeyi tercih eder çünkü kişinin deneyimleri kişiyi bu davranışa sevk etmiştir.

İnsanlar daha konuyu tam anlamadan iyi bir eleştirici olmayı ve akıl vermeyi tercih ederler. İyi bir dinleyici olmak insanların stres atmasına ve mutlu olmasına yardım eder. İnsanlar yardım istemedikleri takdirde akıl vererek yardım etmeye kalkışmamalıyız. Sır tutmalıyız çünkü insanlar her önüne gelenle sıkıntılarını paylaşmak istemezler.

Aşırı stres psikolojik sorunlara neden olabilir. Psikolojik sorunlar yaşayan insanların önemli bir bölümü sorunlarını doktorlarıyla dahi paylaşamaz. Şayet bir insan size güvenmiş ve sizinle kendisini çok üzen bir sıkıntısını paylaşmışsa bu sizi mutlu eder çünkü bu durum sizin güvenilebilir bir kimse olduğunuzun kanıtıdır. Size güvenen kişinin güvenine layık olmaz da size anlattıklarını başkalarıyla paylaşırsanız bu sizi rahatsız eder ve mutsuz olursunuz. Vicdan azabı duyarsınız çünkü insan kötü hasletlerin yanında güzel hasletlere de sahip yaratılmış bir varlıktır.

Bir insana güven vermek hem kişinin kendi psikolojik sağlığı açısından hem de sıkıntılarını paylaşan arkadaşı veya yakının sağlığı açısından yararlı bir davranıştır. Her iki taraf da bu durumdan etkilenir ve her iki taraf da mutlu olur.

Çevresinde güvenebileceği kimselerin olmayışı insanı mutsuz eder. Kişi içine kapanmak zorunda kalır. Kişinin içine kapanması birçok probleme neden olur. Yalnızlık hissi insanın hayatını anlamsız kılar. İnsanı mutlu kılan yegâne şeylerden en önemlisi duygularını ifade edebilecek güvenebileceği kişileri bulmaktır.  Kendini dinleyecek, anlayacak bir insan bulmak insanda mutluluk hormonunun daha fazla salgılanmasına neden olur. Mutlu olan insan daha sağlıklı düşünmeye başlar. Sağlıklı düşünen insan sorunlarını daha kolay çözer. Öğrenciyse okulunda, yetişkinse işinde, evinde ve sosyal ilişkilerinde daha başarılı olur.

İnsanlar zaman zaman psikolojik sorunlara yol açabilecek problemler yaşayabilirler. Böyle bir problem kendimizde veya kendi yakınlarımızdan birinde de ortaya çıkmış olabilir. Psikiyatrik ilaçlar çözüm değildir. İnsanın sorunu devam ettiği sürece problem devam eder ve ilaçların dozajının artırılması gerekir. Bu ilaçlar Parkinson, felç ve Alzheimer hastalığı gibi birçok hastalığın tetikleyicisidir. Bilişsel fonksiyonların kaybına neden olur. İnsanı ele ayağa muhtaç eder. Psikolojik sorunu olan insanların şefkate ve merhamete ihtiyacı vardır.  Şefkat ve merhamet gören de şefkat ve merhamet gösteren de mutlu olur. Mutlu olmak ve mutlu etmek çoğu zaman elimizdedir. En masrafsız ve en etkili ilaç karşılıklı sevgi ve saygıdır.

İNSANI MUTLU EDEN ÖNEMLİ KAYNAKLARDAN BİRİ SEVGİDİR.

Sevgi canlılar için ekmek, su, hava kadar zaruridir. Her insan sevmek ve sevilmek ister. Sevilen ve seven insan mutlu olur. Aile sevgisine, evlat sevgisine, kardeş sevgisine, eş sevgisine, akraba ve dost sevgisine ihtiyaç duyan insan, bunlardan bir veya birkaçına sahip olamazsa kendini terkedilmiş hisseder ve mutsuz olur. Bu sevgilerin diğer sevgilerden farkı karşılık bulduğu zaman insanı mutlu etmesidir. Karşılık bulamazsa insana ıstırap verir. İnsan bu sevgilere sahipse kendini güvende hisseder. İnsanın kendini güvende hissetmesi mutlu olmasına sebep olur. Mutlu olması, sağlıklı düşünmesine ve strese girmemesine yardım eder. Stres altında bulunmayan bir insanın hormonları düzgün çalışır. Hormonları düzgün çalışan insanın sağlık sorunları asgari seviyeye iner. Sevdiklerimize maddi manevi yardıma hazır olmalıyız. Sevgi soyut bir kavram olmaktan çıkarılıp somut bir kavrama dönüştürüldüğü zaman bir anlam ifade eder.

Kişinin sevildiğini hissetmesini istiyorsak onu lüzumsuz yere eleştirmememiz hatta hiç eleştirmememiz gerekir. Bize doğru gelen bir davranış karşımızdaki insana hatalı gelebilir. Kendi doğrularımızı karşımızdaki insana dikte etmemeliyiz. Kişiyi olduğu gibi kabul etmeliyiz. Aşırı eleştirilerle insanların hayata bakışını olumsuz etkileyebiliriz. Kendilerine güvenlerini yok edebiliriz ve hiçlik duygusuna kapılmalarına neden olabiliriz. Bu durum bizim kusurumuzdur ve insanlarla nasıl yardım edebileceğimizi keşfedememiş olmamızdan kaynaklanır.

İnsanları aşırı eleştirmek doğru değildir. Hayatı tecrübe etmesine izin vermek gerekir çünkü hayat tecrübedir. Tecrübe bebeklikte başlar mezara kadar devam eder. Bebekler düşe kalka yürümeyi öğrenir. Olgun insanlar da hayatta bazen başarılı olur bazen başarısız olur. Hayat gel git olayları gibidir. İnsan zaman zaman çevresiyle ilişkilerinde ve işlerinde gel git olayları yaşayabilir. Bu durum bir kusur olarak algılanmamalıdır. Hayatta her şey gelip geçicidir. Hayatta ne bir acı sürekliliğe sahiptir ne de bir mutluluk. O zaman insanın kendine telkini: “Bu günlerde geçer.” olmalıdır.

Bir çocuğun çocukken ailesi tarafından aşırı derecede eleştirilmesi onu çekingen bir insan yapar. Her ne kadar başarılı bir insan olursa olsun kendisine güveni olmaz. Her hareketinin mercek altında olduğu gibi bir kaygı içine girer. İnsanlar başka insanların önünde eleştirilmekten hoşlanmaz. Eleştirilme korkusunu taşıyan bir insan ifade etmek istediği konuya odaklanamaz. Konuşurken heyecanlanır ve ses tonu değişir. Bu da onu mutsuz eder.

Kısacası insanın içinde bulunduğu şartlar insanı mutlu veya mutsuz eder. İnsan kendisini mutsuz eden problemlerini nasıl çözebileceğini henüz keşfedememiş olabilir. Kişi bazen kendine yardımcı olabileceğini düşünerek bir Psikoloğa gider. Psikolog hastanın sorunu çözemez çünkü hasta sıkıntılarını eksik anlatmaktadır. Doktorlar bu durumu kişinin mutlu olmama kararı içinde olduğu şeklinde değerlendirir. Hiç kimse mutlu olmamak için bir karar almaz. Her insan mutlu olmak ister. Kişiyi etkileyen problemler ortadan kalkmadıkça kişi kendini mutlu hissetmez. Kendisine güven veren, sevgi ile elinden tutan biri olmadıkça kişinin sorunu çözülmez.

Mutlu etmek ve mutlu olmak bir karar sonrası oluşur. İnsan geçmişinde güzel şeyler yapmışsa mutlu olur. Güzel şeyler yapmak için güzel şeyler yapmaya karar vermiş olmak ve sonrasında da verilen kararları uygulamak gerekir. İnsan ilerde vicdan azabı duyabileceği davranışları yaparsa geçmişini hatırlayarak mutsuz olur.

Bunun dışında insanların iyi bir işe sahip olması, gelecek kaygısı olmaması, sağlığının yerinde olması, sevdiklerinin de problemsiz olması, inandığı gibi yaşayabilmesi, Irk, din ve cinsiyet açısından ayrımcılığa uğratılmamış olması insanın mutluluğuna katkı sağlayan etkenlerdir.

İnsanları mutlu eden şeyler herkese göre değişir: Kimisi başkalarını mutlu ederek mutlu olur. Kimisi başkalarını mutsuz ederek mutlu olur. Kimisi Allah’a isyan ederek mutlu olur. Kimisi Allah’ın emirlerine boyun eğerek mutlu olur. Bazı mutluluk kaynakları bütün insanları kapsarken bazı mutluluk kaynakları insandan insana farklılık gösterir. Mutlu olmanın bir ilacı yoktur. Herkes kendini mutlu edebilecek şeylere ulaşmaya çalışır.

Mutlu bir ömür dileğiyle hoşça kalın. Okumaya vakit ayırdığınız için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s