ALLAH’TAN BAŞKASI GAYBI BİLEBİLİR Mİ?

Gayb, Arapça kökenli bir kelimedir. İnsanın ve diğer canlıların bilemediği, bilgisine ulaşamadığı şeylere gayp, denir. Geçmişte oluşurken şahit olmadığı olayların bilgisi insan için gaybi bilgilerdendir. Bugün ve gelecekte olacak olan olayların bilgisi de insan için gaybi bilgilerdendir. Gaybi bilgiler sadece Allah tarafından bilinen bilgilerdir. Gaybı Allah bilmez, demek abesle iştigal olur.

Yaratıcı Allah olduğu için insan onun geçmişte yarattıklarına şahit olmamıştır. Gelecekte ne yaratacağını da bilemez. Geleceğin planı O’nun yanındadır, O bilir çünkü planı yapan zamanı gelince yaratacak olan O’dur. Ancak Allah insanları bilgilendirirse insanlar o konuda bir bilgi sahibi olabilir ve o konu gaiplikten çıkmış, insanlar için ayan beyan olmuş bir bilgi olur.

Allah’ın, meleklerin ve cinlerin varlığı konusunda insan bilgilendirilmiştir ama İnsan ne Allah’ı ne melekleri ne de cinleri beş duyusu ile görebilmiştir. Hz. Âdem dahil Allah’ı hiçbir insan görmemiştir. Ancak Allah’ın izin vermiş olduğu kimseler melekleri ve cinleri görebilirler. Örneğin, Peygamberimiz Cebrail as. iki defa kendi suretinde görmüştür. Diğer zamanlar ise insan suretinde görmüştür.  

Allah için gaybta kalan bir bilgi söz konusu değildir. Olası olayları veya olmasını istediği olayları; planlayıp, hesaplayıp, bir Kitap’a yazarak arzu ettiği zaman gelince yaratan ve yarattıklarını yöneten O ise gaybı bilen de O olur. Gaybı bilmeyen yaratan değil, yaratılandır. Yaratanla yaratılan arasındaki fark testi ile testinin ustası arasındaki fark gibidir. Testi neden yapıldığını, nasıl yapıldığını, kırılıp kırılmayacağını bilmez ama onu yapan usta onun hakkında her ne varsa bilir. Testiyi yapan bir bilgi ile işe başlamış ve bilgi ile işini sonuçlandırmıştır. Yaptığı işin aşamalarına şahit olmuş ve yaptığı eserin gelecekte nasıl yok olacağına dair de bilgi sahibidir. 

27: NEML / 65. De ki: “Yerde olsun göklerde olsun Allah’tan başka hiç kimse gaybı bilmez ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmez.”

10. YUNUS / 61. Hangi işi yaparsanız yapın, Kur’an’dan ne okursanız okuyun ne işte çalışırsanız çalışın, unutmayın ki, siz ona dalıp gitmişken, biz sizin üzerinizde şahidiz. Ne yerde ne de gökte ne zerre kadar ne zerreden daha küçük ve ne de zerreden daha büyük hiçbir şey Rabbinin gözünden kaçmaz. Bunların hepsi yalnızca belirli bir Kitap’tadır.

Allah insanın kalbinden geçeni bilir. Kalbimizden geçeni bilen Allah, atmak istediğimiz adımı ve bu adımın sonucun ne olacağını da elbette bilir. İnsan bir şeyi yapacağında hızlı veya yavaş bir plan yapar. Allah, insanın yapma olasılığı bulunan her bir planı önceden hesaplamış ve bir Kitap’a kaydetmiştir. İnsanın atacağı hiçbir adım yoktur ki Allah bunu bilmesin ve kişi için gerekeni yaratmasın. Olası her yolu O planlayıp, O hesaplayıp, O yazmışsa O’nun gaybı bilmemesi gibi bir durum söz konusu olabilir mi? Gaybı ancak ve ancak Allah bilir. Kullar ise Allah bildirirse bilir ve Allah’ın bildirdiği kadarını bilmekle yetinir. Allah bildirmeksizin bir insan, gayp hakkında bir bilgi ileri sürerse yalan söylediğinden dolayı fasık olur. Melekler de cinler de gaybı bilmezler. Gaybı sadece yaratan bilir çünkü her işin başını da sonunu da planlayıp, hesaplayıp bir kitaba yazan odur. Allah’ın Kitap’a yazmadığı hiçbir şey gerçekleşmez. Yaratılışta tesadüfe yer yoktur.

İnsan şahit olmadığı şeyler konusunda konuşurken varsayımlarla: “Şöyle şöyle olmuş, olabilir.” diye konuşur. İnsanın gayb hakkında bilgisinde bir kesinlik söz konusu değildir. İnsan tahminlerle geçmişi ve geleceği anlamaya çalışır. Geçmişte olanların ve gelecekteki olacakların hiçbiri Allah’ın bilgisi dışında değildir.

Selam ve dua ile kalın.