ALLAH EVLENİRKEN SÖZLEŞME YAPILMASINI EMREDİYOR.

Rabbimiz sözleşme yapılmasının evliliğin sıhhati açısından hayırlı olacağını bildirmektedir.

Dinimizdeki evlilik sözleşmesinin amacı, evliliği güvence altına almak ve ortaya çıkabilecek olumsuzluklara mâni olmaktır.

Kadınlar tarih boyunca kötü muameleye maruz kalmışlardır. Acı ve çaresizlik içinde kıvranmaktadır. Bu acılara çare bulunmadığı için gün geçtikçe acılar ve çaresizlikler daha da artmaktadır. Kadınların büyük bir bölümü madden ve manen yoksulluk içerisindedir. İnsanlık adına bu konunun bir an önce ele alınması gerekiyor. Allah evlenirken eşler arasında sözleşme yapılmasını emrediyor.

Bu acıların en büyük kaynağı dinin özüne aykırı uygulamalardır. Bunlar sıradan insanlar tarafından yapılmamıştır. Sözde bazı din adamları tarafından bilinçli olarak yapılmıştır. Allah’ın gerçek emirleri gizlenerek din dışı uygulamlar getirilmiştir. Müslümanlık da benzer uygulamalardan nasibini almıştır. Dinlerin özüne zarar vermek isteyenler, Allah’ın emri budur diyerek insanları uyutmuşlardır. Maalesef fakirlerin, yetimlerin, kadınların, esirlerin hakları gibi konularda çok daha fazla tahribatın yapıldığını görmekteyiz. 

Rabbimiz Peygamberler ve Kitaplar göndererek bu haksızlıkların sona erdirilmesini istemiştir fakat insanlar din adamlarının çarptırılmış yorumları dolayısıyla yoldan çıkmıştır. Son Kitap olan Kur’an’ı Kerim’de de insanlar arasında eşitliğin ve adaletin sağlanması emredilmiştir. Adalet ve eşitliğin nasıl sağlanacağı konusunda da yol gösterilmiştir fakat bunları uygulamalarda göremiyoruz. Allah’ın emirleri bazı din adamları tarafından görmezden gelinmiştir ve gelinmektedir. Allah bütün insanların korumaktadır çünkü O, hepimizin Rabbidir. İnsanlar ise hep kendilerine yontar ve Allah’ın ayetlerini gizleme yoluna giderler.

Peygamber sevgisi istismar edilmiş ve edilmektedir.

Sahte hadisler vasıtasıyla Allah’ın emirleri insanlardan gizleniyor. İnsanların birçoğu, Allah’a iftira atan bu sapık zihniyetlere teslim oluyorlar ve bu iftiraların Allah’ın emri olduğunu zannediyorlar. Din adamlarının aralarından hadislerle ayetlerin feshedilebileceğini ileri sürenler bile çıkıyor. Bu insanlar Allah’ın ayetlerini saf dışı bırakarak kendi arzularını halka din diye yutturuyorlar. Tabi ki bütün bunları uydurdukları hadislerden destek alarak yapıyorlar.

Aşağıda konuyla ilgili yalan bir hadis rivayetini size arz ediyorum. Bu hadis Allah’ın ayetlerini fesih etmek amacıyla uydurulmuştur. İnandırıcı olsun diye de Hz. Aişe validemizden rivayet ediliyor. Sözde bu rivayet Nisa Suresi 128. ayetin ne demek istediğini açıklıyor. Bu rivayet Allah’ın Kur’an’ı Kerim’deki emirlerine tamamen ters düşüyor.

RAVİ: HZ. AİŞE

(Hz. Aişe validemiz) Nisa Suresi 128. Ayet hakkında dedi ki: “Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden veya kendisinden yüz çevirmesinden korkarsa, bazı fedakarlıklarla sulh olup aralarını düzeltmelerinde onlar için bir günah yoktur. Sulh ise daha hayırlıdır.” Bu ayet, şöyle bir kadın hakkında inmiştir: Bir erkeğin nikahı altındadır fakat erkek onunla beraberliği fazla istememektedir. Onu boşayıp bir başkasıyla evlenmeyi arzulamaktadır. Ona kadın: “Beni boşama, yanında tut ama dilersen bir başkasıyla da evlen. Sen bana infak ve gece ayırma hususunda serbestsin.” der. İşte ayette geçen sulh bu manadadır: “Bazı fedakarlıklarla sulh olup aralarını düzeltmelerinde onlar için bir günah yoktur. Sulh ise daha hayırlıdır.”

Hadis No: 5719

Hz. Aişe’den geldiği iddia edilen bu sahte rivayete göre sulhun maddeleri şöyle sıralanmış oluyor:

A) Beni boşama. Nikahında tut.

B) Benden yüz çevirip üstüme evlenmekte serbestsin.

C) Bana gece ayırıp ayırmama konusunda serbestsin.

D) Yiyeceğimi, giyeceğimi karşılayıp karşılamama konusunda serbestsin.

Bu nasıl bir sulh ise erkek hiçbir sorumluluk taşımıyor. Ayette fedakârlık yapmak gibi bir cümle geçmiyor ama ne hikmetse ayette geçmeyen o fedakarlığı kadın yapıyor. Oh ne ala!.. Adam başka bir kadınla birlikte olsun ve eşine hiç vakit ayırmasın. Yiyeceğini, giyeceğini de karşılamasın.” Allah’ın böyle merhametsiz ve adaletsiz bir emri veya tavsiyesi olabilir mi?.. Yorum sizin…

Halbuki Allah: “Bir kadın kocasının kendisine kötü davranmasından ve üstüne evlenmesinden korkarsa evleneceklerinde aralarında bir sözleşme yapmaları günah değildir.” diyor. Bu rivayete göre ise kadın aralarının düzelmesi için her hakkından vazgeçiyor ama korktuğu şeylerden çok daha fazlası kadının başına geliyor. Bu rivayetin, ayetin gerçek içeriğiyle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Bu rivayet tamamen Hz. Aişe validemize ve Allah’a iftiradan başka bir şey değildir.

Allah’ın evlenirken sözleşme yapın emri insanlardan gizlenmektedir.

Sorunların çözümüne katkıda bulunacak ve Allah’ın ayetlerini korkmadan savunacak birileri olmalı. Müslümanız diyen din adamları bu sorunları ele alınıp düzeltilmesinden yana bir tavır sergilemiyor. Kim ki bunun benzeri yalan hadisleri inkâr edecek olursa ve Allah’ın ayetlerini dikkate alacak olursa fasık damgası yiyor. Ne yazık ki Allah’ın ayetlerini inkâr edenler büyük alim statüsüne yükseltiliyor.

Bazı insanlar, insanları koyun yerine koyup güdüyorlar ama suç onlarda değil, asıl suç kendilerini koyun yerine koyduranlardadır. Asıl suç: “Allah, asla böyle bir zulmü hoş görmez ve böyle bir adaletsizliği emretmez. Bu işte bir bit yeniği var.” diyemeyenlerdedir. Demek ki bu insanlar da Allah’ın zalim ve adaletsiz olduğunu kabulleniyorlar.

Allah, evleneceği kişinin huzursuzluk çıkarıp kendisine kötü muamele etmesinden ve üstüne kuma getirmesinden korkup da evlenmek istemeyen bir kadına hitap ediyor. Evleneceği kimse ile aralarında bir sözleşme yapmalarının günah olmadığını bildiriyor: “Sözleşme yapmak günah değildir. Nefislerde kıskançlık mevcuttur. Sözleşme yapmak hayırlıdır.” diyor. Takva sahibi olmayı, iyi geçinmeyi tavsiye ediyor ve sizin yaptıklarınızdan Allah’ın mutlaka haberi olur, diyor.

4: NİSA / 128. Bir kadın kocasının kendisine kötü davranmasından ve üstüne evlenmesinden korkarsa evleneceklerinde aralarında bir sözleşme yapmaları günah değildir. Nefislerde kıskançlık mevcuttur. Sözleşme yapmak hayırlıdır. Eğer takva sahibi olursanız ve iyi geçinirseniz sizin yaptıklarınızdan kesinlikle Allah’ın haberi olur.

Allah, bir sonraki ayette sözleşme yapmaya yanaşmak istemeyen erkeklere: “Hırslansanız bile kadınlar arasında asla adaleti sağlayamayacaksınız.” diyor. (Bu cümlede bir kesinlik ifadesi kullanılıyor.) İkinci bir eş alınca birinci eşi muallakta gibi bırakacaksınız, sevgi göstermeyeceksiniz. Takva sahibi olursanız aranızda bir sözleşme yapılırsa Rabbiniz günahlarınızı bağışlar.” diyor.

4: NİSA / 129. Hırslansanız bile kadınlar arasında asla adaleti sağlayamayacaksınız. Sevgiyle meyletmeyecek ve onu muallakta gibi bırakacaksınız. Şayet (aranızda) sözleşme yapılır ve takva sahibi olursanız, Allah günahlarınızı bağışlar.

Bu sözleşmenin amacı kadını fiziki güce sahip olan erkek karşısında korumaya yöneliktir. Bu sözleşme uygulandığı takdirde kadınlar haklarını koruyabilmektedir. Evli kadın bu sözleşmeyle üzerine kuma getirilmesini engelleyebilir. Kendisine kötü davranılmasına ve dayak atılmasına engel olabilir.

Bu sözleşme kadınların daha birçok haklarını koruyup garanti altına almasına katkıda bulunur. Erkek sözleşmeyi deler de kadın da hayatından bezip boşanmak isterse aldığı mehri kocasına geri ödemez. Erkek ise eşinin haklarını ihlal etmesinden dolayı karısına tazminat ödemek zorunda kalır.

Bu sebeplerden dolayı bu ayetler, yalan rivayetler vasıtasıyla gizlenmeye çalışılmıştır ama her şey gün gibi barizdir. Allah: “Hakkı batıla çarparım da batıl dağılır gider.” diyor. Bir gün bütün gerçekler su yüzüne çıkacak. Allah’tan ümidini ancak imanı eksik olanlar keser.

Evlilik sözleşmesinin yazılı yapılması zorunludur. Her türlü hukuk sisteminde bu tür bir evlilik sözleşmesi yapılabilir. Evlilik, duygusal yükümlülükleri olan bir ortaklıktır. İki ayrı muhatabı vardır. İki kişi arasında yapılan bir sözleşmedir. Her iki muhatabın gönül rızası ile yapılır. İyi niyetli bir erkek bunu yapmaya yanaşmaktan çekinmeyecektir. Rabbimiz sözleşme yapılmasının evliliğin sıhhati açısından hayırlı olacağını bildirmektedir.

Güvenen Rabbine güvensin. O, adildir. Adil davranan kullarını sever. O, kimseye haksızlık etmez. Adaletten ayrılanlar için cehennemi hazır bulundurur.

Selam ve dua ile.