CİNSİYET DEĞİŞTİRMEK MÜMKÜN MÜ?

BİYOLOJİK KİMLİĞİMİZİ AMELIYATLARLA YOK EDEMEYİZ.

CİNSİYET NASIL OLUŞUR?

Erkeklerin bütün hücrelerinde XY cinsel kromozomu, kadınların bütün hücrelerinde XX kromozomu bulunmaktadır. Bir bebeğin cinsiyetini belirleyen, bebeğin babasıdır.

Erkekler hücrelerinde XY cinsel kromozomu taşırlar. Sperm başlıkları da bu kromozomlardan biri bulunur. Yumurtaya girmeyi başarabilen sperm X kromozomu taşıyorsa bebek kız doğar, Y kromozomu taşıyorsa bebek erkek doğar.

Kayıtlara geçen ilk cinsiyet değiştirme ameliyatı 1952 yılında yapılmıştır. Günümüzde erkeklerden ve kadınlardan bazıları ameliyatla cinsiyetlerini değiştiriyorlar. Bu ameliyatı yaptıracak olan kimsenin öncelikle on sekiz yaşını doldurmuş olması ve bekar olması gerekiyor. Cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından gerekli olduğuna dair bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinden “resmi sağlık kurulu raporu” alması gerekiyor. Bu ameliyatlar estetik ve plastik cerrahi tarafından kişinin kendi cinsel dokuları kullanılarak yapılmaktadır. Genital organ ameliyatı ile birlikte meme, yüz ve ses ile ilgili ameliyatlar da gerçekleştirilir. Kişiye hormon tedavisi uygulanır: Tedavi aşamasında progestojenler, testosteron üretimini baskılayan antiandrojenler ve östrojenler kullanılır. Cinsiyet değiştirme ameliyatının gerçekleştiğinin resmi sağlık kurulu raporuyla doğrulanması sonucu mahkemeye başvurulur ve mahkemece verilen karar sonucu nüfus sicilinde gerekli düzeltme yapılır.

BİYOLOJİK KİMLİĞİMİZ AMELİYATLA DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ?

Ameliyatla kadın veya erkek olan kimseler biyolojik olarak cinsiyet değiştirmiş olmaz.  Biyolojik olarak bir erkeğin kadına veya bir kadının erkeğe dönüştürülmesi mümkün değildir çünkü erkekler hücrelerinde XY kromozomu, kadınlar hücrelerinde XX kromozomu taşırlar. Sadece her bin erkek çocuktan birinde kromozom bozukluğu görülür. Kromozom bozukluğunda kromozom fazlalığı görülür. Örneğin, Klinefelter Sendromunda XXY kromozom bozukluğu ve Veracity Sendromunda XYY kromozom bozukluğu bulunur. Bu sendromlara sahip çocuklar genellikle kısırdır. Nadiren çocuk sahibi olabilen olur. Bu durumdaki çocukların zekâ seviyeleri yeterli değildir. Özel eğitime gereksinim duyarlar. Devlet bunların ailelerine gereken maddi yardımı yapar.

İnsan, ameliyat ve hormon tedavisi ile kadın veya erkek görüntüsüne bürünebilir fakat bu ameliyat, o insanın gerçek cinsiyetini değiştirmiş olmaz. İnsan erkek doğduysa hep erkek olarak kalır. Kadın doğduysa hep kadın olarak kalır çünkü insanların hücrelerinin her birinde cinsiyetlerini belirleyen kromozomlar vardır. Cinsel kromozomları, ameliyat yoluyla veya başka bir yolla değiştirme imkanı yoktur.

Bu ameliyatların vücut sağlığı ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunuyor. Cinsiyet değiştiren bu kişiler çocuk sahibi olamıyor. Zaman içinde pişman olup bunalıma girip intihara teşebbüs edenler oluyor. Maalesef bazıları kurtarılıyor bazıları kaybediliyor. Bu kimseler, biyolojik cinsiyetleri değiştirilemediği için uygulanılan hormon tedavisinden zarar görüyorlar. Bu tedavilerinin olumsuz etkileri arasında insanın doğal yapısına aykırı olarak erkeğe verilen yoğun östrojen hormonu; meme kanserine, kas kitlesinin azalmasına ve önemli ölçüde kemik zayıflığına yol açıyor.

Genital organ ameliyatları bazı doktorlar için ekmek kapısı olmuştur çünkü oldukça pahalıya yapılmaktadır. Kişi pişman olunca doktorunu suçlayamaz çünkü bunu kendi talep etmiştir fakat kişi kendini buna yönlendiren reklamların ve makalelerin üzerine uyarı konmasını taleb edebilir. Nasıl sigara paketlerinin üzerine sigara zararlıdır uyarısı konabiliyorsa genital organ ameliyatlarıyla ilgili makalelere ve reklamlara da aynı şekilde gerekli uyarılar konabilir çünkü insan geri dönüşü olmayan bir yola teşvik edilmektedir. Böylece diğer gençlerin zarar görmesi engellenebilir.

Doğal ve sağlıklı bir hayat dileğiyle…