HÜNSA NE DEMEK?

BAZI BEBEKLERİN CİNSEL ORGANLARINDA GELIŞIM BOZUKLUĞU OLABİLİR.

Cinsel organlarında gelişim bozukluğu olan bebekler tedavi edilebilir mi?

Cinsiyet gelişim bozukluğu 4 500-5 500 doğumda bir görülür. Hünsalık, bir gelişim bozukluğundan kaynaklanmaktadır. Bunu şöyle izah edebiliriz: Bazı bebeklerin cinsel organlarında yapısal bozukluklar olabilir. Bu bebekler küçük yaşta tedavi edilmezlerse ergen çağa geldiklerinde cinsel problemler yaşamaya başlarlar. Çocuk sahibi olamazlar. Bu durumdaki insanlara hünsa denir. 

Ergenlik çağına gelince bunların dış görünüşleri erkek mi dişi mi olduklarını ele verir. Örneğin: Bireyin sakalı vardır, sesi kalındır, fiziki güce sahiptir ama erkeklik organı gelişmemiştir, çocuk sahibi olamaz. Dinen bu kişi erkektir. Diğer bir bireyin sakalı yok, vücudu tüysüz ve narindir. Sesi kadın sesidir. Organı gelişmemiştir, erkek organı gibi anormal bir fazlalık vardır. Dinen bu kişi kadındır.

Organ bozukluğu gelişimle ilgili bir bozukluktur.  İki üç yaşından önce çocuktaki bu gelişim bozukluğu fark edilirse çocuğun cerrahi tedavi ile organı düzeltilebilir ve ileride çocuk sahibi olma şansı artar. Bu insanlar hünsa diye adlandırılır. Bu insanlar normal insanlardır, başka bir kusurları yoktur. Toplumda herhangi bir probleme neden olmaz.

Dünyada çift cinsiyet taşımakta olan herhangi bir insan yoktur. Öyleyse çift cinsiyetli olma gibi bir durum da söz konusu değildir ancak cinsel organlarda gelişim bozukluğundan kaynaklanan bir durum söz konusudur. Cinsel organı olmayan insanlar cinsiyetsiz değildir. Günümüzde cinsiyet kolayca tespit edilebilir.

Bebeğin ailesi, bebeğin cinsiyeti konusunda yanılabilir. Bebeğin kız mı erkek mi olduğunu tam olarak anlayamayabilir. Bu durumda kız olmasına rağmen erkek ismi verilerek erkek çocuk gibi yetiştirilmeye başlanır. Bu çocuk ergenlik çağına girerken göğüsleri çıkıp sesi ince kalır. Narin ve tüysüz bir vücuda sahip olur. Zaten XX cinsel kromozomuna sahiptir ve hormonları da dişi hormonları olarak salgılanmaktadır. Böyle bir çocuk, kendinin yanlış yetiştirildiğini anladığı zaman gerçek rolünü inkâr etmeyecek, kadın olduğunu kabul edecektir ve ortada problem diye bir şey kalmayacaktır.

Erkek çocuklarda da aynı durum söz konusu olup cinsel gelişim bozukluğundan kaynaklanan bir organ bozukluğu olabilir ve bebeklerin aileleri tarafından fark edilemeyebilir. Kız çocuk gibi yetiştirilir. Ergenliğe ulaşınca hangi cinse ait olduklarını zaten kendileri de diğer insanlar da fark edeceklerdir. Sakalları çıkacak sesleri kalınlaşacak fiziki güce de sahip olacaktır. Burada bir problem gözükmemektedir.

Dış görünüş insanın cinsiyetini belirleyen önemli ve görünür faktörlerden biridir. Bu bebeklere, bebekken kromozom testi yaptırılarak cinsiyetleri belirlenip ona göre yetiştirilebilir. Şimdi artık bu imkanlar mevcuttur.

Hünsalar da evlenebilir. Genellikle hünsa erkekler hünsa kadınlarla evlendirilir ve birbirlerini daha iyi anladıkları için mutlu bir hayat sürerler. 

Ben gençken tanıdığımız ve görüştüğümüz çok mutlu bir aile vardı. Tek eksikleri çocukları yoktu. Onlar kadar birbirini seven bir karı koca daha görmedim, desem yeri var. Bir gün annemle babam kısık sesle onların hakkında bir şeyler konuşuyorlardı. O güne kadar hünsa kelimesini işitmemiştim. Adam da kadın da hünsa imiş. Görücü usulü ile evlendirilmişler. Adam din adamıydı. Kadın ise ev hanımı. Adam kırk yaşlarındaki iken hastalanarak öldü.

Diyeceğim şu ki: “Doğuştan kusurlu insanlardan eşcinseller türemez. Eşcinsellik bilinçli bir tercihin sonucunda oluşur. Bu tercih dinimizde fuhuş olarak kabul edilir ve suç kategorisine girer.”

Selam ve dua ile kalın. Okuduğunuz için teşekkürler.