RECMEDİLMEK KUR’AN’I KERİM’DE GEÇİYOR MU?

Öldürülmesi haram kılınan kimseyi öldürmek bir cinayettir.

Dini konularda en çok eleştiri alan konulardan biri zina suçlarına verilen taşlama cezalarıdır. Bu ceza gündemdeki yerini muhafaza etmeye devam etmektedir çünkü bu ceza Müslüman ülkelerin birçoğunda hala uygulanmaktadır.

Bu yazımda zina yapanı taşlama cezalarının kökü nereye dayanıyor, Kur’an’ı Kerim’de veya Tevrat’ta böyle bir emir var mı, onu incelemeye çalıştım. Vardığım sonucu sizlerle paylaşacağım.

Zina suçuna recm (taşlanarak öldürme) uygulanması gerektiğini savunan bir grup Müslüman ulema hep var olmuştur. Recm cezasını ileri süren ulemaya göre zina edene recm cezası verilmesini emreden bir ayet mevcuttu. Peygamberimiz de recm cezasını uyguladı fakat bu ayet Kur’an’ı Kerim’e girmedi çünkü Peygamberimizin ashabı ve ailesi defin işleriyle meşgul olurken bir keçi yatak odasına girip karyolasının altındaki bir yaprak üzerine yazılı olan ve üzerinde recm emri bulunan ayeti yedi, denildi ve zina suçlarında taşlayarak öldürme uygulamasına gidildi.

Akla gelen sorular: Bu ayetin başka hiçbir kopyası yok muydu, varsa diğer kopyalarına ne oldu, neden Kur’an’ı Kerim’de bu ayete yer verilmedi? Bu iddia Kur’an’ı Kerim’de eksik ayet var anlamına gelmez mi?

Kur’an’ı Kerim’i biz saygı olarak göbeğimizden yukarıda bir yerde tutarken Allah’ın Resulü Kur’an’ı Kerim’in ayetlerinin tamamını karyolanın altında tutuyor ve bir keçi yatak odasına girip karyolanın altında duran recm ile ilgili ayeti yiyor. Allah Kur’an’ı Kerim’i koruduğunu ve koruyacağını söylüyor ama buna rağmen bir keçi nasıl oluyor da bu ayeti bulup yiyor?.. Allah Yüce Kitap’ından önemli bir ayeti korumaya muktedir olamadı mı? Bu konu biraz üstünde düşünülmesi gereken bir konu gibi gözüküyor. Kur’an’ı Kerim’e müracaat edelim bakalım nelerle karşılaşacağız…

15: HİCR / 9. Muhakkak ki Zikri biz indirdik ve elbette onu koruyacağız.

Müslüman ülkelerin hemen hepsinde bu ceza uygulanmaktadır. Türkiye gibi bu cezanın uygulanmadığı ülkelerde de zina edeni taşlayarak öldürme cezasının Kur’an’ı Kerim’de var olduğuna inanılmaktadır.

Allah, Hicr Suresi 9. ayette indirdiğini (Kur’an’ı Kerim’i) koruyacağını bildirmektedir. O zaman bu ayetin varlığını ileri sürmek bir iftiradır. Kur’an’ı Kerim’de böyle bir hüküm olması mümkün değildir çünkü Kur’an’ı Kerim’in üzerinde Allah’ın garantisi mevcuttur.

Bu nasıl bir Müslümanlıksa Kur’an’ı Kerim’de olmayan recm cezasını Müslümanlığa yapıştırıyorlar ama ne hikmetse hiç uygulamıyorlar, uygulamışlarsa da sadece kadınlara uyguluyorlar. Zina suçlarında kadınların şahitliğini de kabul etmiyorlar, kadınlar zina suçlarında şahitlik yapamaz, diyorlar. Osmanlı İmparatorluğunun altı yüz yıllık tarihinde bu ceza sadece bir defa uygulanmış.

Osmanlı İmparatorluğunda bir şeyhülislam genelevlerin açılmasına dair fetva veriyor ve genelevler açılıyor. Bir şeyhülislamın görevi Allah’ın emirlerine kafa tutmak ve kafasına göre fetva vermek olabilir mi?.. Allah, Kur’an’ı Kerim’de zina suçunun cezalandırılmasını istiyor ve ceza verirken sakın acıyasınız tutmasın, diyor ama zina yapanı taşlayarak öldürün, demiyor. Kur’an’ı Kerim’de ölüm cezası verilebilecek sadece iki tür suç var. Bu suçlar şunlardır:

A) Başka bir devlet lehine ülkede fesat çıkarmak üzere görevlendirilmiş ajanlara ölüm cezası verilebilir. Bu suç da her zaman ölüm cezası ile cezalandırılmaz: Sürgün, çaprazlama elin ayağın kesilmesi veya idam edilme cezalarından birine çarptırılır. Suçun niteliğine göre uygulanacak cezaya karar verilir.

B) Kasıtlı olarak bir cana kıyan kimseye ölüm cezası verilebilir. Bu da yumuşatılmıştır. Ölene karşılık mirasçılarına maddi bir diyet ödenebilir. Burada da Rabbimiz diyet alarak barışa gitmemizi öneriyor ama ölenin yakınları kısas da ısrar ederse kısas o zaman uygulanıyor.

17: İSRA / 33. Öldürülmesi Allah tarafından haram kılınan bir kimseyi öldürmeyin. Öldürme de sınırlar aşılmasın, diye kim haksız yere öldürüldüyse onun velisine kısas isteme yetkisi ile yardım ettik.

Tevrat’ta zina edenleri taşlayarak öldürme cezasının bulunduğu doğru mu?

Hz. Musa’nın şeriatında da olmayan bu recm cezası Yahudilerin dinde aşırılığa kaçmaları dolayısıyla varmış, sanki Allah’ın bir emriymiş gibi kabul edilmiştir. Fakir ve arkası olmayan kimselere recm uygulanmış diğerlerine uygulanmamıştır. Zina eden kimselerin Musa Peygamberin şeriatında da öldürülmediği bize Kur’an’ı Kerim’de ayetlerle açıklanmaktadır. Aşağıdaki ayetlerde cana can karşılığı olmadan bir canı öldürmenin Tevrat’ta da olmadığını görüyorsunuz.

Yahudiler, Allah’ın emirlerinin dışına çıkmışlar ve haksız yere insan öldürmekte aşırı gitmişler ve zina suçlarına recm cezası uygulamışlardır. İsrail oğullarına da aynen bizim dinimizde olduğu gibi sadece iki tür suçta ölüm cezasının uygulanmasının farz kılındığını görüyoruz. Hadis kitapları yalan rivayetleri de içine almış ve güvenilirliğini kaybetmiştir. Hadisleri toplayıp yazanlar kendilerine ulaşan her rivayeti yazıya dökmüşler ve rivayetlerin üzerinde yeterli ilmi çalışmalar yapmamışlardır. Zina edeni recmetmek kesinlikle bir cinayettir. Aşağıdaki ayetler bize bunu gösteriyor.

5: MAİDE / 32. Âdem’in iki oğlundan biri diğerini öldürdü. Bundan dolayı biz İsrail oğullarına kısası farz kıldık: “Kim bir kısas karşılığı olmaksızın bir kimseyi öldürürse veya kim yeryüzünde fesat çıkarmamış bir kimseyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insana hayat verirse sanki bütün insanlara hayat vermiş gibi olur.” Elçilerimiz onlara apaçık ayetlerle gelmişlerdi fakat bundan sonra yine de onların çoğunluğu yeryüzünde insan öldürmekte savurganlık ettiler.

18: KEFH / 74, 75, 76. Yine gittiler. Nihayet bir erkek çocuğa rastladıklarında kulumuz hemen onu öldürdü. Musa: “Bir can karşılığı olmadan suçsuz bir canı katlettin. Doğrusu çok çirkin bir iş yaptın.” dedi. Kulumuz dedi ki: “Sen benim yapacaklarıma asla sabredemezsin demiştim ben sana?” Musa dedi ki: “Eğer bundan sonra sana bir şey sorarsam benimle arkadaş olma! Bundan sonra tarafımdan ileri sürülebilecek bir mazeret kalmayacak.

Ayetlerden çıkarabildiğimiz: Hz. Musa’nın şeriatında da bir insan ancak bir can karşılığı öldürülebiliyordu çünkü kısas hükmü vardı. Rabbimiz, Yahudilerin haksız yere insan öldürmekte ileri gittiklerini vurguluyor ki biz de onlar gibi olmayalım. Cana can karşılığı olmadan bir insan öldürmenin ne kadar büyük günah olduğunu görüyoruz. Cana can karşılığı olmadan bir insan öldüren kimse sanki tüm insanları öldürmüş gibi günaha giriyor. Zina suçu cana can karşılığı bir suç değildir. Zina edeni öldürmek dinen bir cinayettir. Zina ile ilgili ayetler:

17: İSRA / 32. Zinadan uzak durun çünkü o bir edepsizlik ve yasa dışı bir yoldur.

24: NUR / 2. Zina eden kadın ve erkekten her birinin vücuduna yüz değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız Allah’ın emirlerini uygulamada o ikisine karşı acıma duygusu içine girmeyin. Müminlerden bir grup da ikisinin çektiği azaba şahit olsun.

24: NUR / 4. Namuslu kadınları zina ile suçlayan ve sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Onlar yoldan çıkmış kimselerdir. Onların şahitliklerini de hiçbir zaman kabul etmeyin.

Zina büyük günahlardan biridir. Zina yapmış biriyle evlenmek müminlere haram kılınmıştır. Konu ile ilgili ayet aşağıda verilmiştir.

24: NUR / 3. Zina edenlerle, zina eden müşrik erkeklerden ve zina eden müşrik kadınlardan başkası evlenmez. Zina edenlerle ve müşriklerle evlenmek müminlere haram kılındı.

Bu ayetten de zina yapanın öldürülmeyeceği anlaşılmaktadır çünkü ölülerle evlenilmez. Zina yapan öldürülmüyor, sağ kalıyor ki Allah zina yapan kimselerle evlenmeyi mümin kimselere haram kılıyor. Daha teferruatlı bilgi için: ZİNA EDEN ERKEK VE ZİNA EDEN KADINLARLA EVLİLİK

Dinimizde zina cezası kadına ve erkeğe; bekara ve evliye eşit uygulanır. Zina suçunda dört şahit aranır. Bu dört şahit kadınlardan, erkeklerden veya kadın, erkek karışık olabilir. Şahitler daha önce yalan yere şahitlik yapmış ve ceza almış kimseler ise onların şahitlikleri kabul edilmez. Dört şahidin dördünün de dürüst olması yalancı şahitlikten ceza almamış olması şartı aranır. Daha teferruatlı bir bilgi için: KADINLARIN ŞAHİTLİĞİ

Şahitlerin zina ile suçlanan kimseye iftira attığı ispatlanırsa bu şahitlere ceza olarak seksen değnek vurulur ve ayrıca ömür boyu şahitlikleri kabul edilmez. Yalan yere şahitlik ve iftira çok büyük bir suçtur. Bundan dolayı insanlar yalancı şahit çıkarılmaktan korkarlar. Yalan yere şahitlik yapamazlar ve günahsız kimselere iftira atamazlar.

Bir kimsenin zina yaptığı dört sağlam şahitle ispatlanmışsa ceza uygulanır yoksa uygulanmaz. Zina suçlarının cezası yüz değnektir. Ceza, kamuya açık halktan oluşan bir jüri nezaretinde uygulanır. Böylece torpilli kişilere daha az ceza, gariban kimselere daha fazla ceza uygulanmasının önüne geçilmiş ve şeffaflık sağlanmış olur.

2: BAKARA / 143. Biz sizi bütün insanlar üzerine “ADALET” örneği olasınız ve Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun, diye doğru bir caddeye çıkarıp ortada yürüyen bir toplum yaptık.

Rabbimiz bizi adalet örneği eyle! Doğru bir yola çıkarıp ortada yürüyen merhametli bir toplum yap! Sen bizim dostumuz ve yardımcımızsın! Bilmeyerek işlediğimiz günahlarımızı da affeyle!

Selam ve dua ile kalın.