MERHAMET EDENE MERHAMET EDİLİR

İMANIN BULUNMADIĞI BİR KALPDE VİCDAN VE MERHAMET BULUNMAZ.

Binlerce aile geçim sıkıntısı içinde kıvranırken lüks içinde yaşamak onların sıkıntılarını paylaşmaya yanaşmamak vicdani ve insani değildir.

Merhametini kaybeden merhametiyle birlikte insanlığına da kaybeder. Merhamet, bir insana acımak değil o insanı acınılacak durumdan kurtarmaya çalışmaktır. Yolda bir dilenci görünce: “Allah versin!” deyip yüzümüze çevirmek Müslüman’a yakışmaz. Hiç kimse yoksula vereceği bir-iki liradan fakir düşmez. Kimilerinin şatafat içinde yaşadığı kimilerinin çöpten yiyecek ve kâğıt topladığı bir ülkenin insanlarına Allah merhamet etmez. Allah versin, diyenler bir gün her şeylerini kaybetmeyeceklerinden ne kadar da eminler…

Sanki bu zavallı insanlar, iş bulmuşlar da çalışmıyorlarmış gibi çalışıp kazansınlar da onu yesinler, diyen diller nasıl dildir, vicdanlar nasıl vicdandır bilinmez… Size el açan bir yoksulun elini havada bırakmak ve avcuna konan üç kuruşa göz dikmek veya topladığı atıklara göz dikip adamı öldüresiye dövüp asfalta sermek nasıl bir insanlıktır, nasıl bir vicdandır anlaşılmaz.

Allah merhamet edenleri sever.

Fakire yemediği küflü ve tarihi geçmiş yiyecekleri yesin diye verenler; beğenip giymediği, giyilecek hali kalmamış giyecekleri giysin diye verenler, Allah’tan hiçbir mükafat beklemesin çünkü fakire yapılan her yardımı Allah kendine verilen bir borç kabul etmektedir ve fazlasıyla geri ödeyeceğini bildirmektedir.

2: BAKARA / 267. Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size çıkardıklarımızdan hayra harcayın. “Size verilse, gözünüzü yummadan alamayacağınız kötü malı, hayır diye vermeye kalkışmayın.” Biliniz ki Allah zengindir, övgüye lâyıktır.

2: BAKARA / 268. Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder. Allah ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf vaat eder. Allah her şeyi ihata eden ve her şeyi bilendir.

Kimi insana bakarsın sosyal adalet ve yardımlaşma konusunda ağzından bal akar ama iş söylediklerini uygulama safhasına gelince yan çizer. İşte böylelerinin ne namazı kabul olur ne de duası. Böyleleri tam iman etmiş sayılmaz.  

1. Dini yalanlayanı gördün mü?

2. İşte o, yetimi itip kakar;

3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmez;

4, 5. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar.

6, 7. Onlar gösteriş yapanlardır; hayra mâni olurlar.

Rabbimiz merhamet ve şefkat sahibidir. Kullarının haksızlığa uğramasını ve üzülmesini asla istemez. Fakir ve zengin, güzel ve çirkin, kadın ve erkek, hür ve köle onun açısından birdir.

Rabbimizin bizde aradığı hasletler: Güzel ahlak, yarattıklarına karşı merhamet ve şefkat göstermemizdir. Allah’tan başka kim bize: “Borçlu, borcunu ödeyemeyecek kadar darlık içindeyse ona elin genişleyinceye kadar mühlet ver. Bunu sadakanıza sayarsanız daha iyi olur.” der. Bakın bir etrafınıza… Allah muhtaç etmesin de bir tefeciden, bir bankadan, bir dostunuzdan veya akrabanızdan borç alsanız da ödemeyecek duruma gelseniz hepsi size hayatı zindan ederler ama Rabbimiz nasıl da güzel öğütler veriyor, görüyorsunuz.

2: BAKARA / 280. “Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Eğer anlarsanız, bunu sadakaya saymak sizin için daha hayırlıdır.”

Rabbimiz bizlere asla kötü bir nasihatte bulunmaz. O bizim dostumuz ve yaratıcımızdır. Bizim toplum olarak hep birlikte mutlu olmamızı, üzüntülerden uzak yaşamamızı, birbirimize karşı merhametli olmamızı ister. Merhamet edene merhamet edileceğini ve günahlarının af olacağını bildirir.

Merhametsiz insanların özellikleri: Şeytanları dost edinirler. Şeytanların tavsiyelerine kulak verirler ve hayra mâni olurlar. Bu şeytanlar, insanlardan da olur cinlerden de: Bunlar dostlarına cimriliği ve İhtiyaç sahiplerini aşağılamayı telkin eder.

Şeytanları rehber edinenler, parayı sadece ufak bir grubun elinde dolaşan bir meta durumuna getirirler. Bunu yapabilmek için demagoji yapmaktan geri kalmazlar. Duygu sömürüsü yapar ve yoksulların nefislerini okşayan sloganlar atarlar ama fırsat ellerine geçince verdikleri sözlerin tam tersini yaparlar.

Akıllı ve vicdanlı insanlar olarak etrafımıza bir göz gezdirelim, bir değerlendirme yapalım. Slogan atanlar veya gücü elinde tutanlar gerçekten insanların mutlu olduğu bir dünya yaratmak peşindeler mi yoksa içten içe hep bana demekte ve gerçek amaçlarına ulaşabilmek, fakiri daha çok ezebilmek için türlü türlü maskeler mi kullanmaktalar?..

Okuduğunuz için teşekkürler. Selam ve dua ile kalın.