AFGANİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ

Adaleti hâkim kılabilen ülkelerin ömrü elbette uzun olur.

Müslüman ülkeler, ne zaman adaleti hakim kılacaklar?

Afganistan’ın yaşayıp yaşamayacağı konusunda kaygılarım var çünkü Afganistan insan hak ve özgürlüklerinde adaleti sağlayamıyor. Müslümanlıkla uzaktan yakından ilgisi olmayan sözde dini otoriteler, onları adaletsiz bir devlet yönetimi durumuna düşürüyor. Diyeceksiniz ki: “İdeal demokrasiyi sağlayabilen örnek bir ülke var mı?” Cevabım hayır olacak çünkü böyle bir ülke yok ama ideal demokrasiye ulaşmak için çalışıp çabalayan insanlar var. Bunlar merhameti ve adaleti öne çıkarmak istiyorlar. Doğru ve güzel bir hayatı tüm insanlar arasında adilce paylaştırmak istiyorlar. Ne yazık ki sayıları oldukça düşük.

Müslümanlık dört büyük halifeden sonra münafıkların tekeline girmiştir. İlahi Kitaplar açılıp, okunup, analiz edilmemiştir. Dini otoriteler İslam’ı kendi çıkarlarına göre yorumlamışlardır. Hak ve özgürlükleri gasp etmişlerdir. Müslüman ülkeler, Müslümanlıktan uzaklaşmışlar ve sanki yeni bir din yaratma çabası içine girmişlerdir.

Dini otoriteler Allah’ın gazabından emin olmak istiyorlarsa dürüst davranmalılardır. Bir din adamı olarak her biri inancında samimi davranmalı, gerçek İslam’a sahip çıkmalıdır. Hak ve özgürlükleri sağlayabilmek için zarar vermeden, zarar görmeden yaşayabilme ahlakını insanlara benimsetmeli ve insanlar arasında adaleti hâkim kılmalıdır. Bunu İlahi Kitaplar sağlayabildikleri halde İlahi Kitaplar mühürlenmiş gibidir. Allah’ın indirmiş olduğu hak ve hukuktan hoşlanmayanlar Allah’ın Kitaplarına baş vurmak yerine kendi arzularına göre hareket eder ve fetvalar verirler.

Dini otoriteler, Asya’ya mahsus ilkel inançları ve kültürleri Müslümanlık gibi göstermişlerdir. Derviş kültürünü hâkim kılmışlar, yoksulluğu, ilim düşmanlığını, Allah’ın emri gibi lanse etmişlerdir. Müslüman olmanın tamamıyla dünya işlerinden vazgeçmek olduğunu ve Müslümanlığın bir lokma bir hırkadan ibaret olduğunu empoze etmişlerdir. Müslümanlığı hem maddi hem de manevi olarak hatalı yorumlamışlardır. Sayelerinde Müslüman ülkeler bugünkü duruma düşmüşlerdir. Müslümanız diyen ülkeler Müslümanlık dışı bir hayat sürmektedirler.

20: TAHA / 124. Her kim de benim indirdiğimden yüz çevirirse, onun sıkıntılı bir hayatı olur ve kıyamet günü biz onu kör olarak diriltiriz.

Müslüman yöneticiler akıllarını başlarına alıp, dindeki hatalı yorumları analiz ettirip, yaraları sarmazlar da eğer Müslümanlıktan uzaklaşmış, menfaat ve adaletsizlik kokan yönetimlerini otorite kullanarak devam ettirmeye çalışırlarsa, bunda başarılı olamayacaklardır. Cephede savaşı kazansalar bile siyasette kaybetmeye mahkûm olacaklardır. Allah’ın ayetlerde ifade ettiği gibi kimler Allah’ın indirdiğinden yüz çevirirse onların sıkıntılı bir hayatı olacaktır.

Allah tüm insanlara eşit uzaklıktadır çünkü tüm canlıların Rabbi odur. Rabbimiz insanı tahtına, kariyerine; zenginliğine, fakirliğine; köleliğine, hürlüğüne: ırkına, cinsiyetine göre değerlendirmeyecektir. İnsan inancında samimi olmalıdır. Allah’ı ilgilendiren yegâne durum insanların takva sahibi olmasıdır. Allah takva sahibi olan iktidarlara hem savaş meydanında hem soğuk savaşlarda hem de siyasi arenada yardım eder.

Okuduğunuz için teşekkürler. Selam ve dua ile kalın.