İDDET NE DEMEKTİR? DİNİMİZDE KADININ İDDET SÜRESİ NEDİR?

Kur’an’da kadının iddet süresi

Sözlükte saymak, miktar, adet anlamına gelen iddet kelimesi dinimizde bir fıkıh terimi olarak kullanılır. Evliliğin her hangi bir sebeple sonlandırılması durumunda kadının ikinci bir evlilik yapabilmesi için beklemesi gereken süreye iddet müddeti denir. İddet müddeti tüm hukuk sistemlerinde mevcuttur. Kur’an, iddet bekleme süresini daha kısa tutmuştur. Kur’an’da iddet müddeti kaç gündür? Kur’an niçin iddet müddetini daha kısa tutmuştur? Bu yazıda bunları bulabilirsiniz.

İlahi ve dünyevi kanunlarda iddet bekleme hükmü mevcuttur. İddet müddeti kişilerin kararlarını tekrar gözden geçirebilmesi ve birbirine tekrar dönebilmesi için önemli bir zaman dilimi olduğu gibi İddet beklemek nesebin ortaya çıkması açısından da çok önemlidir. Doğacak çocuğun kime ait olduğunun belli olması gerekir. Belli olmazsa doğacak çocuk ilerde ensest bir evliliğe maruz kalabilir. Bu süre dünyevi kanunlarda üç yüz gündür. Dinimizde bu süre kadınlar lehine kısaltılmıştır. Dinimizde iddet süresi, şu üç gurup kadını içine almaktadır:

     1. Ay hali görenler.

     2. Menopoz dönemine henüz girmiş olanlar.

     3. Menopozu kesinleşmiş olanlar.

Yukarıda gördüğümüz bu üç grup kadının üçünün de iddet süresi üç aydır. Bu üç ay içerisinde hamile olup olmadığı gözle görülür bir şekilde kesinleşmiş olur. Kadının hamile olduğu kesinleşirse iddet süresi uzar. Çocuk doğup hamilelik durumu sona erince hamile kadının iddeti de biter

İddet aybaşı döneminin sona erdiği gün başlar ve üç ay devam eder böylece kadının hamile olup olmadığı belli olur. Menopozdaki kadınlardan bazıları çok nadir de olsa menopoza girdiklerinden yıllar sonra bile hamile kalabilirler. Bunların hepsi göz önünde bulundurulmuş ve hepsinde üç ay bekleme süresi söz konusu olmuştur. Allah kadını mağdur etmemek için üç ay iddet müddeti koymuştur. Hamile olmasının ortaya çıkmasıyla hamile olan kadının iddeti uzatılmıştır. Her kadının on ay iddet beklemesi mantıksızdır hatta bu kadına karşı yapılan bir zulümdür. Erkek boşandığı gün evlenebilmektedir. Bundan dolayı Allah, kadınların mağduriyetini asgariye indirmiştir. İlgili ayet meali aşağıdadır:

65: TALAK / 4. Kadınlarınızdan kısırlık çağına gelmiş olanların durumundan şüpheye döşerseniz onların iddeti üç aydır ve (artık) ay hali olmayanların ki de üç aydır. Hamile olanların süresi doğurmaları ile sona erer.

Dünyevi kanunlarda hamile olsun ya da olmasın kadınların hepsinin iddeti on aydır. On ay zarfında evlenen kadının evliliği geçersizdir. Yeniden evlenmek isteyen bir kadın, iddet müddetinin kaldırılması için mahkemeye başvurur, mahkeme kadını hastaneye sevk eder. Kadın hamile olmadığını belgeleyen bir rapor getirirse mahkeme yeni bir evlilik için on aylık iddet bekleme süresini kaldırabilir ve kadın evlenebilir.  Mahkemelerin çok ağır işlediği göz önünde bulundurulacak olursa ve evlenmek isteyen bir kadının bir sürü formaliteyi aşması gerekiyorsa… Bu, kadın için sıkıntılı bir durumdur. Kadınlar iddet müddetinin kaldırılması için mahkemeye baş vurdukları zaman toplum tarafından ayıplanmaktadır. Boşanmış kadınların üzerinde mahalle baskısı oluşmaktadır ve böylece kadınlar mağduriyet üstüne mağduriyet yaşamaktadır.

Güvenen Allah’a güvensin! Allah kullarına zulmetmez.