KAFİR KİME DENİR?

Kafirler Allah’ın varlığının doğadaki delillerini dikkate almazlar.

Allah’ın varlığına işaret eden delilleri dikkate almayan ve Allah’ın varlığını, meleklerini, peygamberlerini ve kitaplarını inkâr eden kimselere kafir veya müşrik denir. İnsanın doğasında tapınma ihtiyacı vardır. Her insan mutlaka bir şeylere tapar. Kafirler nelere taparlar?

Bir kafir Allah’tan başka her şeye tapabilir. Taptığı şey bir insan olabilir, bir hayvan olabilir, işlenmiş bir taş parçası veya maden parçası olabilir, güneş olabilir, şeytan olabilir, ruh olabilir, büyücü olabilir ya da firavun gibi kişi kendini tanrı ilan edebilir.

Kafirlerin taşıdığı özellikler nelerdir?

Kafirler, Allah’ı ve Allah’ın kendilerine verdiği nimetleri inkâr ederler. İnkârda ısrar ederler. Akıl ve mantık dışı şeyler ileri sürerler. Kendileri bir canlının resmini bile doğru düzgün çizmeyi beceremezlerken, çizebilmek için eğitim almak zorunda kalırlarken, yeryüzündeki bunca olağanüstü şeyleri rastlantılara bağlarlar. Kuşların ve kelebeklerin kanatlarındaki simetrik desenlerin ve renklerin nasıl oluştuğunu açıklayamazlar.

Çiçeklerdeki farklı farklı ve birbiriyle uyumlu renklerin nasıl bu kadar uyumlu olduğuna, sahip oldukları bunca güzel modelin nasıl oluştuğuna dair verebilecekleri akıllıca bir cevapları yoktur. Allah’ın yarattıklarını kopyalayarak yapay bir çiçek üretseler kendileri gibi sert ve haşin gözükür. Onlarda ne bir renk uyumu vardır ne de bir zarafet.

Meyvelerin nasıl paketlenmiş koruma altına alınmış olduğunu görmezden gelirler. Bir canlıda sütun nasıl oluştuğunu düşünmezler. Her canlı çekirdeğinin koruyucu bir kılıf içinde olduğunu, bir virüsün bile nasıl bir kılıfla korunduğunu, bu korumanın kendi kendine nasıl oluştuğunu, açıklayamazlar.

Bir hücrenin nasıl bir mühendislikle inşa edilmiş olduğunu ve kendi kendine oluşmasının ne kadar imkânsız olduğunu düşünmezler. Bir hücre inşa etseler bile ruh olmadan bir işe yaramayacağını bilmezler. İskeletlerinin nasıl bir mühendislikle inşa edildiğine hiç bakmazlar. Organlarındaki en ufak bir kusurun onlara nelere mal olacağını bildikleri halde akıllı bir yaratıcı olduğunu inkâr ederler.

Allah’ı, ahireti, ilerde hesap vermeyi inkâr ettikleri için zalim ve acımasızdırlar. Kadını, fakiri, öksüzü aşağılarlar ve haklarına tecavüz ederler. Allah’ın indirdiği hayırlı tavsiyeler insanlar tarafından bilinmesin isterler. İnananların üzerinde maddi ve manevi baskı kurmaya çalışırlar.

Kafirler, Allah’ın ismini duymaktan rahatsız olurlar. Dini görevlerini yerine getirenlerden nefret ederler. Allah’ın Kitaplarını kıvırtarak yorumlarlar sonra da bakın Allah kendi indirdiğine sahip çıkamıyor, derler. İnananlar okumasın, cahil kalsın ve her attığımız yalana inansın isterler.

Kafirler akıl ve mantıkla hareket eder mi?

Zaten çok mantık ve akla sahip değillerdir ama bu kadarcık aklı ve mantığı bile kendilerine çok görürler. Düşünmeden sorumsuzca hareket edebilmek için alkol ve uyuşturucu kullanmayı tercih ederler. Kullanmayanları ayıplarlar ve herkesin kendileri gibi olmasını arzu ettikleri için insanları alkol ve uyuşturucu kullanmaya zorlarlar. Kendi yobazlıklarını görmezden gelirken inananları yobazlıkla itham ederler.

Sırf Allah’ın emirlerine muhalefet etmek için her türlü hayasızlığı normal karşılarlar. Erkek erkeğe ilişkiyi ve zinayı evliliğe tercih ederler. Evliliklerinde de kafirler birbirlerine karşı sadakatsiz davranırlar. Eşlerini hissettirmeden aldatabilmek onlar için çok büyük bir meziyettir. Onlara göre aldatırken yakalanmış olmak salaklık ve ahmaklıktır.

Müşrik kadınlar kocalarının kendilerini aldatmasına göz yumarlar. Kocalarının biraz yaşlanınca eve döneceğini umarak: “Tilkinin dönüp dolanıp geleceği yer kürkçü dükkânı.” diyerek kendilerini avuturlar ve gururlarını kurtardıklarını sanırlar.

Kafirler kız çocuklarından hoşlanmazlar. Eşleri kız doğurursa onlara eziyet ederler. Akrabalık bağları Allah’ın koyduğu kurallar olduğu için kendilerini bu kurallara bağlı kalmak zorunda hissetmezler. Anne babalarına saygısız ve acımasız davranırlar. Kayınvalideleri, kayın babaları, üvey evlatlarıyla ve baldızlarıyla ilişkiye girebilirler.

Öfkelendikleri zaman asla affetmezler. Dedikoduyu çok severler. Dostluklarını menfaat üzerine kurarlar. Emanete hıyanet ederler. Yeminlerini yerine getirmezler. Söz verdikleri zaman sözlerinde durmazlar. Birbirlerinde sürekli kusur ararlar ve birbirlerini şikâyet etmekten hoşlanırlar.

Sadaka vermek istemezler. Bir ihtiyaçlı kendilerinden bir ekmek parası dahi istese vermezler ve git Allah versin, derler. Sadaka verecek olsalar gösteriş yaparak verirler. Verdikleri sadakayı başa kakarlar.

Her fırsatta insanların haklarına tecavüz ederler. Çalmayı başarı ve akıllılık kabul ederler. Çalıp çırpmayana beceriksiz, aptal derler. Faize paranın kirası derler. Durmadan haram ve pis şeyler yerler. Temizlikten uzak dururlar.

Doğadaki yemyeşil ağaçlar ve deniz hoşlarına gider. En güzel yerlerde oturmak için yarışırlar fakat onlara bu güzellik ve bu ihtişamı sunan Rablerini görmezden gelirler. Bu birbirinden güzel dizaynı ve mükemmel yaratılmış her şeyin ustası olan Allah’ı inkâr ederler çünkü nankörlük yapmak onları mutlu eder.

Yalan söylemek ve iftira atmak en belirgin özelliklerindendir. İnsanların huzurunu bozmak için fitne çıkarmak, münafıklık yapmak kafirlere mahsus özelliklerdendir.

Bu kötü özelliklerden hiçbiri Müslüman olduğunu söyleyen birinde bulunmamalı. Bir insan, Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa yaşantısı kafirler gibi olmamalı.

Okuduğunuz için teşekkürler. Allah’a emanetsiniz.