ALLAH’IN İSTEMESİ İLE KULUN İSTEMESİ AYNI MIDIR?

Allah’ın istemesi bir ihtiyaçtan mı doğmaktadır?

Allah’ın istemesinin ihtiyaçtan doğduğunu ileri süren bir görüş var. Bunlar, bu ileri sürdükleri sav ile Allah’ın hiçbir şeye muhtaç olmadığının doğru olmadığını ispatlamaya çalışıyorlar.

Allah’ın istemesi ile kulunun istemesi aynı şey midir? Allah’ın isteği olmalı mıdır? Allah’ın isteği olması, onun Allah olmasına engel olur mu? Allah istemeden mi yaratmalı? Allah istemeden yaratırsa ne olur?

İnsanoğlu kendinden pay biçecek olursa: İstemek hür insanlara mahsustur. Bir köle isteyemez ya da her istediğini yapamaz. Sadece kendinden istenileni yerine getirir. Hür insan ister fakat her istediğine o da ulaşamaz çünkü insanın iradesinin üzerinde bir irade mevcuttur. O irade Allah’tır.

Allah ister ve her istediğini yapar çünkü onun iradesinin üstünde başka bir irade daha yoktur. Şayet bir iradenin üzerinde başka bir irade mevcutsa o irade sahibi asla Allah olamaz ve her istediğini yapamaz, yaratıp yönetemez.

Allah’ın isteği olmalıdır çünkü Allah’ın isteği olmasaydı sen yaratılmış olmazdın. Gördüğün hiçbir şey yaratılmış olmazdı. Demek ki Allah’ın isteği olmalıdır. Allah’ın isteği olmasaydı onun bilmesi bilgin olması ne işe yarayacaktı, bilgisini nerede ve nasıl kullanacaktı?

Her eylem öncesi bir istek vardır. Her canlı ister. Allah ile kulun istemesinin aynı şey olmadığını yukarıda açıkladık. O halde Allah’ın isteği olmasaydı Allah yaratmayacaktı. Allah, istemeden yaratsaydı bir başkasının isteğine tabi olacaktı. Başka birisinin isteğine tabi olması onun Allah olmasını ortadan kaldırmış olacaktı çünkü Allah hiç kimseden emir almamalı, hiçbir şeye muhtaç olmamalı, her şey ona muhtaç olmalıdır.

Akıl eylem yapmak için kullanılır. Aklımızı kullanmadan hiçbir eser ortaya çıkaramayız. Allah üstün akıl ve ilim sahibiyse aklını, ilmini kullanmasında; istediğini istediği gibi yaratmasında ne gibi bir tuhaflık olabilir ki? Allah her şeyi sizin için yarattım biz sizin dostlarınızız, diyor. Bizim için yarattıklarına karşılık bizden bir ücret de talep etmiyor. Muhtaç olan insandır, Allah değil.

Doğa bir canlı mıdır yoksa bir canlı barınağı mı, karar vermemiz gerekir.

Ölüler hiçbir şey isteyemez ve hiçbir eylem gerçekleştiremez. O halde Allah canlıdır, yüce bir ilime ve sonsuz bir zevke sahiptir. Sürekli bir şeyler inşa eder. Doğa bir canlı değil, bir canlı barınağıdır. Doğayı incelerseniz Allah’ın yarattıklarında üstün bir estetiklik ve yüce bir ilim bulursunuz. Bilim adamları Allah’ın yarattıkları kompleks yapıları çözmek için yıllarını harcarlar ama bin öneriden belki bir tanesini sonuçlandırabilirler ve diğer önerileri çöpe atarlar.

Bilim adamları bir konuda birçok savlar ileri sürerler. Küçük bir şeyi keşfetseler kendilerini yaratıcı sanırlar çünkü yaptıkları bu ufak iş, bu konuda kafa yormuş olanlar için zor ve yorucu bir olaydır. Deneylerini iyi donanımlı laboratuvarlarda gerçekleştirirler. Küçük bir şeyi keşfedebilmek için çok para harcarlar ama çoğu zaman hüsrana uğrarlar.

Allah yaratırken yorulmaz. Allah önce deveyi sonra otu yaratacak kadar mantıksız değildir. Önce canlıların yaşayabileceği ortamı yaratmış sonra sırasıyla canlıları yaratmıştır ve bütün canlıları birer hücreden yarattığını beyan etmektedir. Peki, bütün canlıların hücreleri aynı mıdır? Hayır, türler arasında genetik dizilim farklılıkları ve organel farklılıkları mevcuttur. Her canlı kendi türüne mahsus, hücre dediğimiz, yapı taşlarından meydana gelmiştir.

Yeryüzünde kılıfsız ne bir virüs ne bir bakteri ne de bir hücre mevcuttur. Her biri farklı farklı koruyucu bir dış kılıfa sahiptir. Dışarıdan rast gele gelecek bir etkileşim bunları olumsuz etkiler ve işleyişlerini bozar. Dışarıdan bir müdahale olacaksa bu ancak laboratuvar ortamında ve bilgin kişilerce yapılabilir. Öyleyse bunların doğada kendi kendine evrimleşerek kompleks yapılar oluşturduklarını ileri sürmek abesle iştigaldir. Öyleyse insanoğlunun hayal bile edemeyeceği bir laboratuvar ve yüksek bir akıl vardır. Saygı duyulası ve önünde hürmetle secde edilesi bir akıl…

Okuduğunuz için teşekkürler. Allah’a emanetsiniz.