YECÜC VE MECÜC NEDİR? YECÜC VE MECÜC KUR’AN’I KERİM’DE GEÇİYOR MU?

Yecüc Mecüc hangi kavimdir? Yecüc Mecüc neden hapsedildi?

Kur’an’ı Kerim’de Zülkarneyn kıssasında geçen, Zülkarneyn tarafından Allah’ın yardımıyla dağlık bir bölgeye hapsedilen ve kıyamet öncesinde kıyamet alameti olarak hapsedildiği dağlık, tek geçitli bu bölgeden tekrar ortaya çıkacak olduğu belirtilen, saldırgan, savaşçı bir kavime verilen isimdir. Yecüc ve Mecüc kavmi, yerleşik düzeni benimsemeyen, geçimini savaş ganimetinden ve hayvancılıktan sağlayan göçebe bir kavimdir. Araplar, dini yanlış yorumlamaya başladıklarında Arapları emri altına alacağı bir hadisle bildirilmiştir.

Yecüc ve Mecüc hapsedilmiş olduğu bölgeden dışarı çıktı mı? Yecüc ve Mecüc hangi kavim olabilir?

Rivayetlere göre Yecüc ve Mecüc’ün kavmi çevrelerindeki kavimlere huzur vermeyen, saldırgan bir kavimdi. Çevrelerindeki kavimler biraya gelip anlaşarak bu kavme karşı ani bir saldırısı düzenlemişlerdi. Bu büyük saldırı sonucu Yecüc ve Mecüc’ün kavmi yok edilmişti. Yecüc ve Mecüc aileleriyle birlikte bu saldırıdan kaçarak kurtulmuşlardı. Sığınacak yer ararlarken çevresi dağlarla çevrili tek geçidi olan bir yere rastladılar. İçeri girdiklerinde yemyeşil bir vadiyle karşılaştılar. Oraya yerleştiler. Burada çoğaldılar. Çocuklarını intikam hissiyle yetiştirdiler.

Düşmanlarıyla savaşacak bir güce eriştikleri zaman, geçitten dışarı çıkıp, düşmanlarına tekrar saldırmaya başladılar. İntikam hissi ve saldırgan karakterde olmaları onları iyice laftan sözden anlamayan bir kavim haline getirmişti. Tek geçide sahip olan bu yüce dağlar onlar için doğal bir kale vazifesi görüyordu. Güçlendikçe bu doğal kalenin dışındaki insanları iyiden iyiye rahatsız etmeye başladılar. Çok zenginleştiler. Dışarıdaki kavimlerse onların saldırılarını engellemeye bir yol bulamadılar.

Zülkarneyn “as.” insanları İslam’a davet etmek için orduları eşliğinde dolaşıyordu. Sonra iki dağın bulunduğu dağlık bir bölgeye geldi. Bu iki dağın etrafında bulunan kavimleri İslam’a davet etti. Oradaki kavimler de İslam’ı kabul ettiler ve akabinde sıkıntılarını Zülkarneyn aleyhisselama arz ettiler. Dağların arasında yaşayan iki kavmin bölgede bozgunculuk yaptıklarını, mallarını yağmaladıklarını, kendilerine eziyet ettiklerini ve buna bir çare bulamadıklarını ona anlattılar. Zülkarneyn’den kendilerine yardım etmesini istediler.

Bulundukları bölge bol miktarda demir ve bakır madenlerine sahipti. Dediler ki: “Ey ulu bize yardım et. İstersen sana vergi veririz. Yeter ki bizi bu zalim kavmin elinden kurtar.”

Zülkarneyn dedi ki: “Rabbimin bana verdikleri, sizin bana vereceklerinizden daha hayırlı. Size Allah rızası için yardım edeceğim. Bana demir kütleleri getirin.” Girişin tabanını kazıp odunları yığdılar, üzerine demir kütlelerini koyup körüklediler. Demir erimeye başlayınca Zülkarneyn demirin üzerine bakır madeni de getirmelerini söyledi ve böylece bakır görünümlü, çapraz, sağlam bir set oluştu. Zülkarneyn dedi ki: “Bu set Rabbimin yardımıyladır fakat Rabbimin vadi gelince (kıyamet koparken) O, bunu yerle bir eder.”

Yecüc ve Mecüc kavmi hapsoldu. Artık yıllarca buradan dışarı çıkamadılar. Bu kıssa Kur’an’ı Kerim’de anlatılmaktadır. Yecüc ve Mecüc kavminin kıyamet yaklaşınca kıyamet alameti olarak buradan çıkaracakları fakat önlerine çekilen demir seddin daha sonra kıyamet koparken parçalanıp yok olacağı bildirilmektedir.

Yecüc, Mecüc kıssası ile ilgili ayet mealleri;

18: KEHF / 83. (Resûlüm!) Sana Zülkarneyn hakkında soru sorarlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım. 

18: KEHF / 84. Gerçekten biz onu yeryüzünde iktidar ve kudret sahibi kıldık, ona yapacağı şeyler için yol gösterdik.

18: KEHF / 85. O da gösterdiğimiz yola tabi oldu.

18: KEHF / 86. Nihayet güneşin battığı yere varınca, onu kara bir balçıkta batar buldu. Onun yanında bir kavme rastladı. Bunun üzerine biz: “Ey Zülkarneyn! Onlara ya azap edecek veya iyilik etme yolunu seçeceksin.” dedik. 

18: KEHF / 87. O, onlara şöyle dedi: “Haksızlık edeni cezalandıracağız; sonra o, Rabbine gönderilecek; sonra Rabbi de ona korkunç bir azap uygulayacak.”

18: KEHF / 88. “İman edip de iyi davranan kimseye gelince, onun için de en güzel bir karşılık vardır. Buyruğumuzdan, ona kolay olanını söyleyeceğiz.”

18: KEHF / 89. Sonra yeni bir yola koyuldu.

18: KEHF / 90. Nihayet güneşin doğduğu yere ulaşınca, onu öyle bir kavim üzerine doğar buldu ki onlar için güneşe karşı bir örtü yapmamıştık. 

18: KEHF / 91. İşte böylece onunla ilgili her şeyden haberdardık.

18: KEHF / 92. Sonra yine yeni bir yola koyuldu.

18: KEHF / 93. Nihayet iki dağ arasına ulaştığı zaman orada laftan sözden anlamayan bir kavim buldu.

18: KEHF / 94. Oradakiler dediler ki: Ey Zülkarneyn! Bu memlekette Yecüc ve Mecüc kavmi bozgunculuk yapmaktadırlar. Bizimle onlar arasında bir set yapman için sana bir vergi verelim mi?

18: KEHF / 95. Dedi ki: “Rabbimin beni içinde bulundurduğu nimet daha hayırlıdır. Siz bana kuvvetinizle destek olun da sizinle onlar arasına aşılmaz bir engel yapayım.”

18: KEHF / 96. “Bana, demir kütleleri getirin.” Nihayet dağın iki yanını aynı seviyeye getirince: “Körükleyin!” dedi. Artık onu kor haline sokunca: “Getirin! Üzerine bir miktar erimiş bakır dökeyim” dedi.

18: KEHF / 97. Bundan dolayı onlar, onu ne aşmaya muktedir oldular ne de onu delebildiler.

18: KEHF / 98. Zülkarneyn: “Bu, Rabbimden bir rahmettir (onun yardımıyladır) fakat Rabbimin vadi gelince O, bunu yerle bir eder. Rabbimin vadi haktır.” dedi.

18: KEHF / 99. O gün biz onları (iki dağı) birbirine çarparak çalkalanır bir halde bırakmışızdır; Sura da üfürülmüş, böylece onları bütünüyle bir araya getirmişizdir.

18: KEHF / 100, 101. Gözleri beni görmeye kapalı bulunan, kulak vermeye de tahammül edemez olan kâfirleri o gün cehennemle yüz yüze getirmişizdir.

Yecüc ve Mecüc’ün kavmi yıllarca oradan dışarı çıkabilecekleri, bir geçit arayıp duracaklar ve Allah izin verinceye kadar orada kalacaklardı. Allah izin verince kıyamet alameti olarak oradan dışarı çıkarılacaklardı. Kıyamet yaklaşınca Yecüc ve Mecüc kavminin önü açılıp da hapsolunduğu yerden çıkacağını ve tekrar her taraftan akın edeceğini bize anlatan ayet meali aşağıdadır:

21: ENBİYA / 96. Nihayet Yecüc ve Mecüc’ün önü açılıp da onlar her taraftan akın ettiği zaman…

Kıyamet alametleri geldi mi?

Yecüc ve Mecüc kavminin önü açılıp, oradan çıkıp, yeryüzüne dağılmaları kıyamet alametlerinden biridir. Rabbimiz, Muhammed Suresi 18. ayette kıyamet alametlerinin geldiğini bildirmektedir. O zaman Yecüc ve Mecüc kavminin önü açılmış, oradan çıkmış ve yeryüzüne dağılmış olmaları gerekir. Biz hala Yecüc ve Mecüc kavmi nerede saklanıyor diye Yecüc ve Mecüc kavminin yaşadığı dağı arıyoruz. Saçma sapan hikayelerde biz o insanları kimi zaman bir hayvan, kimi zaman korkunç bir yaratık gibi tasvir ediyoruz. Yecüc ve Mecüc’ün iki kavim olduğunu, bizim gibi insanlar olduğunu unutuyoruz. Bu kavmi abarta abarta, her birinin bin çocuğu olduğunu, anlatıyoruz.

Biz hala Mehdi- Mesih beklemekteyiz. Kıyametin ansızın başımıza gelmesi aklımızın ucundan bile geçmiyor, onu çok uzak görüyoruz. Halbuki Allah, kıyametin alametlerinin geldiğini söylüyor. İlgili ayet meali de aşağıdadır.

47: MUHAMMED / 18. Kıyamettin ansızın kendilerine gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar?.. Halbuki onun alametleri gelmiştir. Kıyamet koptuğu zaman ders almaları kendilerine ne fayda verecek?

Bu ayetten anlaşılabilen en önemli şey Mesih diye birinin gelmeyeceğidir. İnen bu ayet kıyamet alametlerinin geldiğini bildirmektedir. Hz. İsa’nın yeryüzüne ineceğine dair hiçbir ayet yoktur. Neml Suresi 82. ayette bildirilen görevlendirilecek kişinin yeryüzünden biri olacağı, gökyüzünden indirilmeyeceği, belirtilmektir. Bu belki hadisi şeriflerde işaret edilen kimse olabilir. İlgili ayet meali aşağıdadır.

27: NEML / 82. Kıyamet vakti geldiği zaman yeryüzünden bir canlı görevlendiririz. O da onlara insanların ayetlerimize kesin kez inanmıyor olduklarını, söyler.

Yecüc ve Mecüc hangi kavimden olabilir?

Bu iki kavimin Türkler ve Moğollar olduğunu ileri sürenler olmuştur. Bunda gerçeklik payı olabilir çünkü Türkler savaşçı ve göçebe bir kavimdi. Ekip dikip, yeme içme gibi bir dertleri yoktu. Tek gelirleri ganimetler ve hayvanlarıydı.

Türkler göçebe bir toplum oldukları için çok fazla yazılı kaynaklara sahip değillerdir. Çinliler kâğıdı icat eden ve beş bin yıldır yazı yazan bir kavimdir. Çin kaynaklarından gelen Türklerle ilgili dikkat çekici hikayeler mevcuttur. Çin kaynaklarında bir bozkurttan bahsedilir. Bu bozkurt, Türklere yol göstermiş ve onların bulunduğu dağdan dışarı çıkmalarına yardım etmiştir.

Bu hikâyede bir gerçeklik payı olabilir. Kim bilir belki de Allah Yecüc ve Mecüc’ün çıkış zamanı gelince onların oradan çıkışına rehberlik etmesi için bir bozkurt göndermiştir. Tıpkı Âdem’in iki oğlu ile ilgili kıssada anlatıldığı gibi.

Habil ve Kabil’in kıssasını hatırlarsanız Rabbimiz, Kabil’e kardeşini mezara gömmesini göstermek için bir karga göndermişti. Kabil de kardeşini gömmesi gerektiğini bu kargadan öğrenmiş, “Yazıklar olsun bana şu karga kadar olamadım.” demişti. Rabbimiz Habil’i gömmek için gönderdiği rehber karga gibi Yecüc ve Mecüc’ün kavmine de rehberlik edecek bir bozkurt göndermiş olabilir ve bu Bozkurt onlara rehberlik etmiş, onların oradan dışarı çıkmalarını sağlamış olabilir.

Çin kaynaklarından gelen bilgilere göre bu kavim dışarı çıktıktan sonra kendilerine rehberlik eden Bozkurt’u bir daha hiç görmemiştir. Bundan dolayı Bozkurt, bu iki kavmin kutsalı olduğu ve bayraklarında kurt resmi taşıdıkları, önderlerine Başkurt, diye hitap ettikleri ileri sürülür.

Hz. Adem’in iki oğlu ve karganın rehberliği ile ilgili ayet mealleri:

5: MAİDE / 27. Onlara Âdem’in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyla oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):” Seni öldüreceğim” demişti. Diğeri ise şöyle demişti: “Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder”.

5: MAİDE / 28. “Allah’a yemin ederim ki sen beni öldürmek için bana el uzatsan bile ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim. Ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.

5: MAİDE / 29. “Ben isterim ki sen, benim günahımı da kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur”.

5: MAİDE / 30. Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu.

5. MAİDE / 31. Derken Allah bir karga gönderdi, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için toprağı eşeliyordu. “Yazıklar olsun bana, şu karga kadar düşünemedim, kardeşimin cesedini gömmekten âcizim ben!” dedi ve pişman olanlardan oldu.

Buradan kurtulan, kıyamet alameti olarak geçen, saldırgan ve savaşçı olan bu iki kavim, kol kol ayrılarak yeryüzüne dağıldılar. “Geçitteki altı demir, üstü bakırdan oluşan set ise kıyamete kadar ayakta kalacak ve kıyamet koptuğunda dağlarla birlikte ufalanıp yok olacak.”

Demek ki Allah bu iki kavmi kıyamet alameti olarak bulunduğu yerden çıkardı çünkü Allah kıyamet alametleri geldi, diyor. Onların seddin dışına çıkışı da Peygamberimiz zamanında oldu.

Göktürk Devleti (Ötüken 582-630) arasında yaşadı. Peygamberimiz miladi 571 yılında dünyaya geldi. Araştırmalar, Ergenekon’da hapsedilen kavmin bir Türk boyu olduğunu ve bu boyun Ergenekon’dan çıkışının Peygamberimize vahiy gelmeye başladığı yıllara denk geldiğini göstermektedir. O yıllarda peygamberimiz bu sedde bir delik açıldığını Zeynep validemize haber vermiştir ve bu hadis Zeynep validemiz tarafından nakledilmiştir:

Nebi (s.a.v.) bir kere telaşla eşi Zeynep’in yanına gelerek şöyle dedi:

“La ilahe illallah, yaklaşan bir şerden dolayı vay Arap’ın haline.” ve başparmağı ile şahadet parmağını kullanarak bir halka yaptı: “Bugün Yecüc ve Mecüc kavminin seddinde şu büyüklükte bir delik açıldı” dedi.

Bunun üzerine Cahş kızı Zeynep:

“Ya Resulallah, içimizde bu kadar salih kimse varken biz helak olur muyuz?” dedi.

Resulullah:

“Evet çirkinlikler çoğaldığı zaman.” diye cevap verdi.

Demek ki Allah bu iki kavmi kıyamet alameti olarak bulunduğu yerden çıkardı çünkü Allah kıyamet alametleri geldi, diyor. Onların seddin dışına çıkışının Peygamberimiz zamanında olduğunu hadisten ve ayetlerden çıkarabilmekteyiz.

Peygamberimiz hayatta iken set açılmaya başlamıştır. Seddin açılmasıyla kıyamet alametleri gelmiştir. Demir setin arkasındaki kavim bulunduğu yerden çıkmış yeryüzüne yayılmıştır. Peygamberimizin arkasından çok geçmeden Araplar, gerçek İslam’dan uzaklaşmışlardır ve sonrasında Yecüc, Mecüc kavminin yönetimi altına girmişlerdir.

Kıyamet saatinin göz kırpma veya daha kısa sürede gerçekleşeceği Kur’an’ı Kerim’de bize bildirilmektedir. Rabbimiz müminlere kıyametteki sıkıntıları yaşatmaz, yeryüzünden çıkarıp görevlendireceği kişiye de siz kesinlikle bizim ayetlerimize iman etmediniz, dedirtmez inşallah! Âmin!

Okuduğunuz için teşekkürler. Allah’a emanetsiniz.

“YECÜC VE MECÜC NEDİR? YECÜC VE MECÜC KUR’AN’I KERİM’DE GEÇİYOR MU?” için 2 yorum

Yorumlar kapalı.