SAVAŞTA ORANTISIZ GÜÇ KULLANMAK GÜNAH MIDIR?

Saldıran siz olmayın. Savunmada orantılı güç kullanın. Allah zalimleri sevmez.

İyi komşuluk ilişkileri karşılıklı eşit caydırıcı askeri güce sahip olunarak sağlanabilir. Eğer taraflardan birinin savunma gücü yoksa diğer taraf emperyalist bir tavır sergiler.

Bugün dünyada emperyalist devletler birbirlerini emperyalist olmakla suçlayarak kendi yayılmacı amaçlarını maskeleyen politikalar yürütüyorlar.

Emperyalist bir devlet taktik olarak hedef devlete bir dost gibi yaklaşıyor ve ekonomik yardımlarda bulunuyor. Bu durum emperyalist devletin, hedef devletin içine sızmasını ve istihbarat oluşturmasını kolaylaştırıyor. Böylece arzu ettiği siyasi kültürü hedef devlete ihraç ediyor. Milli ve dini duyguları köreltiyor. Kardeşi kardeşe düşman ediyor ve ülkede barış ve huzuru bozuyor.

Böylece hedef seçilen ülkede kardeş kanı akmaya başlıyor. Emperyalist devlet hedefine ulaşıyor ve tek kurşun atmaksızın toprak koparıyor. Kopardığı toprağı koruma bahanesiyle kaba kuvvete başvuruyor. Bunun adı da barış harekâtı oluyor.

Bir devlet, kendisi askeri ve ekonomik güce sahip olduğu halde çıkarları doğrultusunda komşu devletlerin savunması gereği asker bulundurmasına, ekonomik açıdan kalkınmasına engel olmak istiyorsa ve bunu da kaba kuvvete baş vurarak yapmaya çalışıyorsa kendinin barışçıl bir devlet olduğunu ileri sürse de giriştiği eylemin adını barış koysa da bu devlet asla barışçıl bir devlet değildir. Emperyalist, faşist ve kapitalisttir.

Böyle bir devletin, gerçek amacı komşusuna barış getirmek değildir. Kendi çıkarlarını güven altına almak da değildir. Kendisi ekonomik ve askeri düzeyde zirvededir. Bunlara hiç ihtiyacı yoktur. Bu savaş olsa olsa ekonomik ve askerî açıdan zayıf durumdaki komşusunu sömürge yapmak için insafsızca atılan kanlı bir adımdır.

Yukarda da anlatıldığı gibi sömürülmek istenen hedef devlet ilk önce kültür yozlaşmasına tabi tutulmaktadır. Emperyalist devletin bu yozlaştırmadaki hedefi, hedef aldığı ülke içinde şuursuz köle ruhlu insanlar oluşturmaktır. Köle ruhlu insanlar vasıtasıyla hedef aldığı ülkenin ekonomik açıdan kalkınmasına engel olur. Savunma açısından kendine bağlı kalmasını sağlar.

Emperyalist devlet, hedef devleti ilk etapta askerî açıdan kendine bağlayarak ona kendi ürettiği ve beğenmediği, teknolojisi eskimiş silahları satmaya başlar. Teknolojisi yeni de olsa bu silahların her türlü yedek parçasını üreten odur. Silah satın alan devlet, destek birim olarak o devletin mühendislerini ve teknisyenlerini devreye sokmak zorunda kalır. Bu elemanlar istihbarat görevinde de bulunur. Bir devletin istihbaratı başka devletlerin kucağına düşmüşse o devletin sonu hazindir.

Sonuç olarak siyasi, ekonomik ve askerî açıdan dışa bağlı devletler zincirlerini kırıp atamaz ve geleceğe umutla bakamaz. Müslüman insanlar akılı olmak ve aklını kullanmak mecburiyetindedir çünkü aklı eksik olanın dini de eksik olur. Aklı olan Allah’ın öğütlerine kulak verir. Allah da öğütlerine kulak verenleri dost edinir ve onlara yardım eder. Allah güzel davrananları sever.

Allah özetle diyor ki siz de diğer milletler gibi silahlanın ve benzer silahlar edinin. Sakın saldıran taraf siz olmayın. Kendinizi savunun ve aşırıya da kaçmayın. Haksız yere saldırırsanız bilin ki bu büyük günahtır.

Kendinizi savunurken de orantısız güç kullanmayın. Sakın aşırıya kaçmayın çünkü Allah aşırıya kaçanları sevmez. Bir millet diğer bir milletin malına canına haksız yere göz koyarsa diğer milletler hep birlikte saldırgana karşı koysun. Bir araya gelerek saldırgan milleti yok edinceye kadar savaşsın. Rabbiniz size işte böyle öğütler veriyor.

9: TÖVBE / 4. Müşriklerle yaptığınız antlaşmalardan sonra antlaşmaya uymayanlar ve antlaşmanız olduğu halde sizin aleyhinize başkalarına yardım edenler hariç karşınızdaki kim olursa olsun ahdinizi tamamlayın. Muhakkak ki Allah günahlardan sakınanları sever.

Allah, insanlara karşı merhamet ve şefkat sahibidir. Allah bize doğru yolu gösteriyor ve Allah’a karşı sürecek hiçbir mazeretimiz kalmıyor. Allah’ın öğütlerine uyalım ki başımıza bir felaket geldiğinde yardım istemeye yüzümüz olsun. Allah’a emanet olun. O, ne güzel vekildir!