MÜMİN ERKEKLER VE MÜMİN KADINLAR BİRBİRLERİNİN DOSTUDUR

TÖVBE SURESİ / 71. AYET


İnsanlar haksızlıklar ve hukuksuzluklar altında kıvır kıvır kıvranıyor. Zulüm din diye yutturulmaya çalışılıyor. Dinle uzaktan yakından alakası olmayan şeyler Allah’ın emriymiş gibi gösteriliyor. Allah ve Resulü çoktan unutulmuş. Ne yaptığımızın farkında bile değiliz. Helak edilmiş geçmiş kavimlerin sünnetlerini yerine getiriyoruz da haberimiz yok. Yaptıklarımızın karşılığında da Allah’ın bizi mükafatlandıracağını umuyoruz.

Yaşantımızı ne zaman sorgulamaya başlayacağız? Neden insanlar dinden, imandan uzaklaşıyor? Neden çocuklarımıza sahip çıkamıyoruz? Neden çocuklarımız doğru cevaplara ulaşamıyor? Neden haramları helal bilir olduk?

9: TÖVBE / 71. Mümin erkek ve kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emrederler, kötülükten sakındırırlar; Allah’a itaat eder, namazı kılar, zekâtı verirler. İşte onlar, Allah’ın merhamet edeceği kimselerdir. Muhakkak ki Allah güçlüdür ve hikmet sahibidir.

Allah bize ne güzel öğütler veriyor ama biz dinlemiyoruz. Dinimizi anlamaya çalışmıyoruz. Aklımızı, mantığımızı emekliye ayırmışız. Dinini, imanını üç kuruşa satmış; üç kuruş için yalan ve iftira dolu kitaplar yazmış iki yüzlü insanların şemsiyesi altına sığınarak Allah’ın rahmetinden nasiplenmek mi istiyoruz? Halbuki onlar şeytanların maşalarıdır. Bukalemun gibidirler. Gerçek yüzlerini göstermezler, göremezsiniz. Onları ancak konuşmalarından anlayabilirsiniz. İbadetleri onları ele vermez çünkü müminleri görünce mümin kesilirler.

Kendi menfaatleri için yapamayacakları bir şey yoktur. Her kılığa girerler. Allah’ın hükümlerini değiştirip bu Allah tarafındandır derler çünkü kalplerinde iman yoktur. İşte böyle kişiler, dini kadın düşmanı gibi yorumlamışlardır. Allah’ın mümin kadınlar ve erkekler arasına koyduğu sevgi, saygıyı ve dostluğu yok etmeye çalışmışlardır. Neslimize öğretmenlik yapacak, salih evlatlar yetiştirecek kız çocuklarımızı yalanlarıyla delalete sevk etmişlerdir. Bu kimseler İslam’a bir müşrikten daha çok zarar vermişlerdir. Müşrikten gelebilecek zararı bilir kendini kollarsın ama münafıklardan korunamazsın.

Münafıklar tarih boyunca var olmuştur. Bu münafıkların yeni versiyonu olan din adamlarından bazıları da kadınların nefislerini okşayıcı birkaç yorum yaparak kadınların haklarını savunur gibi görünmüşlerdir ama gerçekte yaptıkları kadınların haklarını savunmak değil onların imanlarıyla oynamak ve ibadetlerini geçersiz kılmak ve onları günaha sokmaktır. Örneğin, bu kimseler tırnakları ojeli iken geçersiz bir abdest ile ve aybaşı iken cünüp oldukları halde kadınlara namaz kıldırıyorlar ama İslam’ın kadınlara getirdiği gerçek hak ve özgürlükleri açıklamaya gelince yan çiziyorlar, hiç bahsetmiyorlar çünkü niyetleri kötü…

Şeytanlar bu kimselerin birebir yardımcılarıdır. Allah’ın kadınlar ve erkekler arasında sağladığı adaleti içlerine sindiremiyorlar, bile bile gizliyorlar. Ondan sonra da kadın hakları savunucusuymuş gibi davranmaya başlıyorlar. Kaçan da kovalayan da aynıdır. Bütün bu olumsuzluklara rağmen yine de yeryüzünde kalbinde bir miktar iman olanlar, inanmayanlara göre daha huzurlu ve mutlu bir evlilik hayatı sürmektedir.

Müminler Kur’an ne diyor, gerçekleri bilselerdi ve uysalardı; yeryüzü onlar için cennet gibi olurdu. Üzüntüden stresten uzak bir yaşantıya sahip olurlardı. Erkeklerin gözleri konu komşusunda olmazdı. Allah’ın sadece zina yapan kadınlara uygun gördüğü bir cezayı mümin ve masum kadınlara uygulayıp onların evlere hapsedilmelerine izin vermezlerdi. Allah’a iftira atarak sosyal yaşamdan din adına onları uzaklaştırılmazlardı.

Kendi nefislerini temize çıkaranlar oturup etraflıca düşünmeli ve can alıcı melekler başına gelmeden önce tövbe etmeli ve gerçekleri halka açıklamalıdır. Akıl edemiyor, anlamıyorsa da halkın aklını karıştırmamalı ve bilmiyorum, diyerek susmalıdır.

Gerçek şu ki Müslüman kadınlar ve erkekler birbirlerinin dostu ve yardımcısıdır çünkü Rabbimiz onlar hakkında: “Benim mümin kullarım müstesnadır, onlar birbirlerinin dostu ve yardımcısıdır.” demiştir. Gerçek mümin kadınlarla gerçek mümin erkeklerin arasında asla düşmanlık yoktur çünkü onlar Allah’a sığınmaktadır. Allah onlara yol göstermekte ve şeytanların şerrinden onları esirgemektedir. Onlar, Allah’ı dost bilip tavsiye ve emirlerine riayet etmektedir. Bu sayede huzurlu bir hayat sürmektedir.

Kur’an’ı Kerim’i akıl sahiplerine hitap eder. Allah indirdiği Kitap’ın okunmasını emreder. Kullarının, Kur’an’ı Kerim’i okuyup üzerinde düşünmesini ister. Herkes, okuduğu şeyden farklı anlamlar çıkarabilir çünkü herkesin aklını kullanma kapasitesi eşit değildir.

Kur’an’ okurken şeytanın şerrinden Allah’a sığınmak gerekir. Rabbimiz kendine sığınmış kimsenin indirdiği Kitap’ı anlamasına yardım eder. Kur’an’ı Kerim üzerinde düşünüp anlamış olan bir kimse, batıl düşüncelerden etkilenmez.

16: NAHL / 98. Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığın!  

16: NAHL / 99. Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur.

16: NAHL / 100. Onun hakimiyeti, ancak onu dost edinenlere ve onu Allah’a ortak koşanlaradır.

20: TAHA / 124. Her kim de benim indirdiğimden yüz çevirirse, onun sıkıntılı bir hayatı olur ve kıyamet günü biz onu kör olarak diriltiriz.

Mümin kadınlar ve erkekler birbirlerinin haklarına tecavüz etmezler. İyiliği tavsiye ederler. İhtiyaç sahiplerini koruyup kollarlar. Zekatlarını verirler. İbadetlerini yerine getirirler. Şeytanların kendilerini yönetmesine izin vermezler. Şeytanın şerrinden her daim Allah’a sığınırlar. Rabbimiz bizi yalnız ve yalnız sana sığınan kullarından eyle. Âmin!

Okuduğunuz için teşekkürler. Selam ve dua ile kalın.