HADİSLER OLMADAN KUR’AN’I ANLAYABİLİR MİYİZ?

KU’RAN VE HADİSLER

Tevrat’a sonradan varis olan kötü niyetli kimseler Talmud diye bir hadis kitabını toparlayıp yazmışlar ve onu Yahudi halkına din olarak kabul ettirmişlerdir. Tevrat mühürlü bir kutu misali bir köşeye bırakılmıştır. Allah’ın indirdiği güzel öğütlerin sonraki nesillere aktarılmasına izin vermemişlerdir. Yahudiler bu yaptıklarından dolayı Allah’ın gazabına uğramışlardır. Allah onları lanetlemiş parça parça edip yer yüzüne dağıtmıştır.

5: MAİDE / 43. Allah’ın hükümleri içinde bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl olup da senin hükmüne başvuruyorlar sonra da ondan yüz çeviriyorlar. Onlar mümin değillerdir.

5: MAİDE / 44. İçinde hidayet ve nur olan Tevrat’ı elbette biz indirdik. Peygamberler onunla hüküm veriyorlardı. Teslim olup doğru yolu bulanlar, alimler, hahamlar Allah’ın Kitap’ındakileri muhafaza ediyorlar ve onun Allah’tan olduğuna tanıklık ediyorlardı. Biraz para karşılı ayetlerimi satmayın! İnsanlardan korkmayın, benden korkun! Allah’ın indirdiği şeyle hükmetmeyenler kafirlerdir.

Allah, bu konularda insanları ayetlerle uyarmış daha önce gelmiş, kendilerine Kitap indirilmiş olanlar tarafından yapılan hataların tekrarlanmamasını istemiştir. Peygamberimiz de sadece Kur’an’ı Kerim’in yazılmasına izin vermiş kendinden bir söz (hadis) yazılmasına izin vermemiştir. Bütün bu uyarılara rağmen “Müslümanız elhamdülillah”, diyenler aynı hataya düşmüşlerdir. “Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacak içinden sadece bir tanesi cennete girecek.” diye uydurma bir hadis ortaya sürülmüş ve bu hadisle Müslümanlar kolayca parça parça edilmişlerdir. Hizipleşenlerden her biri cenneti garantilemiş diğer yetmiş iki fırkayı cehenneme göndermiştir. İnsan cenneti garantileyebilir mi? Allah’ın gazabından kim emin olabilir?

Allah, eski ümmetler gibi parça parça olmayın diye uyarmışken Peygamberimiz böyle bir söz sarf etmiş olabilir mi? Allah’ın dostum dediği Hz. İbrahim bile cenneti garantiledim dememiş, sadece umduğunu söylemiştir.

Peygamberimiz neden kendi sözünün yazılmasına izin vermedi?

Peygamberimiz Allah’ın ayetleriyle benim sözlerim karıştırılır endişesiyle kendinden hadis rivayet edilmesine izin vermemiştir. Peki, insanın aklına şöyle bir soru geliyor: Peygamberimizin sağlığında karıştırılma tehlikesi vardı da onun vefatından yıllar sonra bu tehlike ortadan kalktı mı?

Kur’an’ı Kerim’in hadislerin etkisi altında yorumlanması meallerde çelişkilere yol açmıştır. İnsanların hadislerle Kur’an’ı Kerim’in ayetlerini karıştırdıklarına, dost sohbetlerinde dini bir şey anlatırlarken hadis miydi, ayet miydi şöyle bir şey işitmiştim, dediklerine hepimiz şahit olmuşuzdur.

Ashabın ve tabiinin vefatından sonra yapılan hadis rivayetlerini yalanlayacak kimse kalmamıştır. Bu fırsatı ganimet bilenler ortaya çıkıp güvenilir kimseleri adres göstererek onlardan hadis rivayetleri yapmaya başlamışlardır.

En çok kendisinden hadis rivayet edilenler Ebu Hüreyre, Abdullah bin Abbas, Hz. Aişedir. Bu rivayetleri onlar kendileri kaleme almamışlardır. Rivayetlerin toplatılarak hadis kitapları oluşturulmasını da sonradan geleceklere vasiyet etmemişlerdir. Buna rağmen bu rivayetler onların vefatından yıllar sonra kaleme alınmış ve hem Peygambere hem de ashabına rivayetler yoluyla iftiralar atılmıştır.

Hadis rivayet edenlerin doğru söyleyip söylemediğini garanti edemeyiz. Şu hadis kesinkes doğrudur da diyemeyiz. Ya doğru dediğimiz hadis, Peygamberimizin sözü değil de ona atfedilmiş bir söz ise… Peygamberimizin şefaatine layık olabilir miyiz?

Peygamberimiz kendinden bir kelime dahi yazılmasına izin vermediği halde peygamberimizin ağzından on binlerce hadis rivayet edilmiştir. Peygamber sevgisi istismar edilmiş Kur’an’ı Kerim’in içeriği ört bas edilmeye çalışılmıştır.

Uygulamalardaki dini hükümlerin büyük bir bölümü bu rivayetlere dayandırılmıştır ve böylece içinde adaleti barındırmayan bir fıkıh hazırlanmıştır. Bu fıkıh Allah’ın indirdiği hükümlerle çelişki içerisindedir. Adaletten yoksun hazırlanan bu fıkıh da Kur’an’a ve İslam’a mal edilmiştir. Bunun böyle olduğunu hem Diyanettekiler hem de tarikatların ileri gelenleri bilmektedir.

Diyanet yıllardır hadisler üzerinde çalışma yapılması ve sahih olanla olmayanların ayıklanması gerektiğini ileri sürmektedir. Bunun imkânsız olduğunu bildikleri için mi yoksa bunu halka nasıl izah edeceklerini bilmedikleri için mi erteleyip duruyorlar bilinmez. Şimdiye kadar hadisler konusunda kayda değer bir çalışma yapılmadığı aşikardır. Halbuki Allah, böyle durumların düzeltilmesini istemekte ve din adamlarına hitap etmektedir: “İnsanlardan korkmayın, yalnız benden korkun.” demektedir. İnsanlardan korkup Allah’tan korkmayanlar Allah’ın gazabından kurtulabilir mi?

Kur’an’ı Kerim’in Allah tarafından açıklanmadığı doğru mu?

Kur’an ayetleri büyük ölçüde rivayetlerin gölgesinde açıklanmaya çalışılmıştır. Allah’ın indirdiklerinin yeteri kadar açık olmadığını ileri sürmek ve ayetlerin rivayetler yoluyla açıklanması gerektiğini iddia etmek doğru olabilir mi?..

İndirilen ayetlerin yeterince açık olmadığını ileri süren kimseler Allah’ın indirdiği nurlu yolu insanlardan gizlemektedir. Allah, böyle söyleyenlere indirmiş olduğu ayetlerle aşağıdaki görmüş olduğunuz cevapları vermektedir. Kur’an’ı Kerim’de bu ayetlerin benzeri birçok ayet bulabilirsiniz.

54: KAMER / 22. Andolsun, biz Kur’an’ı öğüt almaları için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?

24: NUR / 46. Andolsun, biz açıklanmış ayetler indirdik. Kim ki hidayeti diler, Allah onu doğru yola iletir.

2: BAKARA / 159. İnsanlar için indirdiğimiz ve doğru yolun kendisi olan apaçık ayetleri, biz Kitap’ta açıkladıktan sonra insanlardan gizleyenlere Allah mutlaka lanet eder. Lanet edebilecek olanlar da lanet ederler.

Ayetler Kitap’ta açıklanmıştır. Peygamberimiz de her peygamber gibi Allah’ın vahiy yoluyla indirdiği hükümlere göre hareket etmiştir. Peygamberimiz, ashabının yalnızca Kur’an’ı Kerim’in ayetlerini yazmalarına ve ezberlemelerine izin vermiştir. Kur’an dışındaki söylediklerinin yazılmasına müsaade etmemiştir. Kur’an’ı Kerim ince deri üzerine satır satır yazılmıştır.

52: TUR / 1, 2. Andolsun Tûr’a, yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış Kitaba!

Allah, okuma yazması olan her bireyi, Kur’an’ı Kerim’i okumaya ve ondan öğüt almaya davet etmiştir.  Bir insan, Allah’ın varlığına inanmıyorsa ve Allah’tan doğru yolu talep etmiyorsa Kur’an’ı Kerim’i okuduğu zaman ondaki hikmetleri göremez çünkü inanmadığı için ön yargılıdır. Allah da küfründen dolayı onun anlamasına yardım etmez.  Allah doğru yolu talep edeni doğru yola ulaştırır. Kafirler Allah’ın gazabından kurtulamaz.

İman etmiş bir insan Kur’an’ı Kerim’i okuduğu zaman ondaki hikmetleri görür ve Rabbine karşı içten içe bir yakınlık ve saygı duyar. Doğru yola ulaşan ve yaşayan kimse okuma yazması olmayan kimselere de yaşantısıyla örnek olur ve onların hayırlara ulaşmasına vesile olur.

Eğer bir kimse Kur’an’ı Kerim’i yeterince açıklanmış ve anlayabilmesi için kolaylaştırılmış bulmuyorsa hidayete ulaşmayı dilemediği içindir. Allah, hidayet dileyen kimseyi hidayete ilettiğini söylemektedir. (Hidayet, Allah’ın göstermiş olduğu doğru yoldur.)

Hiçbir peygamber Allah’ın izni olmaksızın herhangi bir ayeti kendiliğinden getiremez. Allah, hiçbir elçisinin kendi nefsine göre hüküm vermesine müsaade etmemiştir.

69: HAKKA / 41. O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.

69: HAKKA / 42. Bir kâhin sözü de değildir ne de az düşünüyorsunuz!

69: HAKKA / 43. O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir.

69: HAKKA / 44. O (peygamber), bize isnaden bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı.

69: HAKKA / 45. Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık.

69: HAKKA / 46. Sonra da onun şah damarını keser atardık.

69: HAKKA / 47. O vakit sizden hiçbiriniz de ona siper olamazdınız.

69: HAKKA / 48. O Kur’an, hiç kuşkusuz, takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür.

69: HAKKA / 49. Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmayanlar da var.

Peygamberler vahye göre hareket etmek zorundadır. Yukardaki ayet meallerine bakarsanız Hz. Peygamberin kendi kendine bu Allah tarafındandır, bu Allah’ın emridir demesinin ne kadar imkânsız olduğunu görürsünüz.

5: MAİDE/ 101. Ey iman edenler, her aklınıza gelen konuda soru sormayın. Kur’an indirilirken gerekli açıklamalar yapılıyor. Kur’an haricindeki yapılan açıklamalar sizin yoldan çıkıp helak olmanıza sebep olur. Allah daha önceki hatalarınızı affetmiştir. Allah çok merhametli olan ve kusurları bağışlayandır.

5: MAİDE/ 102. Yapılan bu tür hatalar, sizden önceki bir kavmin yoldan çıkarak kâfir olmasına sebep oldu.

Kur’an’ı Kerim basılı bir kitap olarak inmedi. Allah’ın o konuda ne indireceğini ne hüküm vereceğini ve olayı nasıl çözeceğini bilmezken bir Peygamberin kendiliğinden bir hüküm vermesi, kendiliğinden bir olaya mâni olması düşünülemezdi çünkü yukarıdaki ayetlerde de gördüğümüz gibi Allah Kur’an haricinde bir açıklamaya izin vermiyor. Bundan dolayıdır ki peygamberimiz sadece Kur’an’ı Kerim’i kayıt altına aldırmıştır. Kendi sözlerinin yazılmasına izin vermemiştir. Peygamberimize indirilenin ve tebliğ edilmesi emredilenlerin tamamı Kur’an’ı Kerim’de Allah tarafından açıklanmıştır.

Hadis rivayetlerine neden ihtiyaç duydular?

Peygamberimizden bir buçuk, iki asır sonra hadis ilmi diye bir ilim ortaya atılmıştır. Rivayetler yoluyla toplanan sözlerden kitaplar üretilmiş ve maddi menfaatler elde edilmiştir.

Kur’an’ın Arapçasının anlaşılamadığını ileri sürenler ne hikmetse hadis rivayetlerinin Arapçasını pek anlaşılır bulmuşlardır. Kur’an’ı Kerim’de ki hükümleri de bu rivayetlere göre açıklamışlardır. Allah’ın indirdiğini mühürleyip duvara asmışlardır.

Münafıklar, zamanında Peygamberimize baskılar yapmışlar ve Peygamberimizden bazı ayetler uydurmasını talep etmişler ve örneğin, recm ayeti gibi bazı ayetler uydurup söylemesini istemişlerdir. Bunun üzerine bazı ayetler inmiştir.

23: MÜ’MİNÜN / 78. Andolsun, senden önce de peygamberler gönderdik. Onlardan sana kıssalarını anlattığımız kimseler de var, anlatmadığımız kimseler de var. Hiçbir peygamber Allah’ın izni olmaksızın herhangi bir ayeti kendiliğinden getiremez. Allah’ın emri gelince hak uygulanır ve o zaman bâtılı seçenler hüsrana uğrayacaklardır.

Recm cezası hiç bir İlahi dinde yoktur. Recm cezası Yahudilerin münafıkları tarafın icat edilmiştir. Allah Yahudilerin insan öldürmekte aşırıya kaçtıklarını bildirmektedir. Bu konuda daha geniş bilgi için: RECMEDİLMEK KUR’AN’I KERİM’DE GEÇİYOR MU?

Peygamberimizin vefatından sonra recm ayetini ve diğer bazı ayetleri Kur’an’ı Kerim’e yazdırmaya çalışmışlardır. Bazı ayetleri de Kur’an’ı Kerim’den çıkarmaya çalışmışlardır ama bunda başarılı olamamışlardır.

Dört büyük halife zamanında İslam’a zarar verememişlerdir. Ashabın ve tabiinin vefatından sonra yıkıcı faaliyetlerini artırmaya başlamışlardır. Uydurdukları rivayetler yoluyla Allah’ın hükümlerini gizlemişlerdir. Kendi arzularına uygun İslam’ı küçük düşürücü bir fıkıh icat edip İslam budur diye sunmuşlardır. Bu rivayetleri kabul etmeyip bu rivayetlere dayandırılan fıkhı eleştirenleri de kafirlikle suçlamışlardır.

Rivayetlerinde recm cezası Kur’an’da vardı, lafzı Kur’an’dan kaldırıldı ama peygamberimiz bu uygulamayı devam ettirdi, demişlerdir. Bir Peygamber, Allah’ın Kur’an’dan kaldırdığı bir cezayı uygulamaya devam edebilir mi, bunu imanınıza ve vicdanınıza sorun…

 2: BAKARA / 106. Biz bir ayetin hükmünü ortadan kaldırırsak veya unutturursak ondan daha hayırlısını ya da onun bir benzerini getiririz. Allah’ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin?

Kur’an’a muhalif olanlar her türlü aşındırıcı yolu denemişlerdir. Ulemadan kimileri o kadar ileri gitmiştir ki hadislerin ayetleri fesih edebileceğini bile ileri sürmüştür. Ulemanın çoğu recm cezasını kabul etmiştir. Allah’ın indirdiği nurlu Kitap’ı kapatıp kendi arzularına göre rivayetler getirmiş, onlardan da İslam’a aykırı bir fıkıh icat etmişlerdir. Fıkıh kitapları adaletsizliklerle doludur. Bu adaletsizlikler ve tutarsızlıklar İslam’a mal edilerek dinimiz haksız eleştirilere maruz kalmıştır.

Okuduğunuz için teşekkürler. (Devam edecek.)