ÜÇ TALAK HAKKI NEDİR VE NE DEĞİLDİR? KUR’AN NE DİYOR?

ÜÇ TALAK HAKKI

Erkeğin üç talaka sahip olduğu yani üç boşama hakkına sahip olduğu isterse eşini arka arkaya üç defa boş ol diyerek bir kerede boşayabileceği kıyas ve icma yolu ile ortaya atılmış bir uygulamadır.

(İcma: Bir hadisenin dini hükmünü ortaya koymak konusunda fakihlerin görüşlerinin bir noktada birleşmesidir. Kıyas: Bir hadisenin dini hükmünü ortaya koymak konusunda bir fakihin şahsî görüşüdür.)

Kocası kadını günde on kez dövse bile adam onu boşamazsa kadın asla boşanamaz. Kadının ne boşama ne de boşanma hakkı vardır. Zaten kiminle evleneceğine de kendi karar veremez. Ya babası ya da erkek kardeşleri karar verir.

Fakihler, bir kadının kocası evlenirken veya daha sonra üç talak hakkımdan birini sana verdim derse kadın boşama hakkından birine sahip olur diye de bir fetva vermişlerdir. Bu bir aldatmacadır. Geri kalan iki boşama hakkına kocası sahip bulunmaktadır. İsterse eşini boşamaz nikahında tutmaya ve ona zulmetmeye devam eder.

Kadın sürekli üç hecelik bir tehditle karşı karşıya kalmıştır. Bu durum kadınların köle muamelesi görmesine sebep olmuştur. Kadınlar resmen köleleştirilmiştir. Kocası kadını hiç ummadığı bir anda kapının önüne koyabilir. Bu boşama tarzına göre adam üç kere: “Boş ol!” derse artık birbirlerine haram olurlar. Kadınla kocası aynı evde kalamazlar.

Üç kez boş ol demekle “üç talak” birden harcanmış olur. Kadın boş olur ve aynı evde kalmaları onlara haram olur, diye fetva vermeleri Allah’ın hükümlerine aykırıdır. İslam’da sadece zina eden kadın evden uzaklaştırılabilir. O da tabi ki mahkemede dört şahit bulup getirilirse mümkündür yoksa evden uzaklaştırılmaz.

Allah’ın istediği boşanmada üç talak diye bir şey söz konusu değildir. Boşanmak isteyen kimseler ne olursa olsun, mahkeme yoluyla şer-i boşanma usulüyle boşanabilir. Şer-i boşanma iki duruşmada gerçekleşir. İki duruşma arasında üç ay bekleme süresi vardır.

Cahiliye devrinde genellikle erkekler yuvayı dağıttığı için boşanma ile ilgili ayetlerde daha çok erkeklere hitap edilip erkeklerin uyarıldığı görülür. Erkeklere yapılan bu uyarıları pasifize edebilmek için fukaha, hile-i şeriyye yapmış yani dini konularda hep hileye baş vurmuştur.

Talak ve nikah nedir?

Talak Arapça boşamak veya boşanmak demektir. Nikah ise evlenmek demektir. Erkeklerin eşini boşamak için üç talaka sahip olması ve eşini bu yolu kullanarak bir çırpıda boşaması kesinlikle İSLAMİ değildir. Taraflardan erkeğe verilmiş böyle bir hak İslam’da yoktur. Bu uygulama cahiliye devrinin kalıntılarıdır. Erkek üç talaka nasıl sahip olmuştur? Allah ona böyle bir hak vermemiştir. O zaman bu hakkı ona kim vermiştir?

Nikah iki taraflı bir akittir. Allah, evlenirken aranızda sözleşme yapın, diyor. Diyelim ki nikah kıyılırken adam sözleşmeye şöyle bir madde koymuştur ve gelin adayına: “Ben seni döveceğim, üstüne evleneceğim, canım isteyince sana üç kere boş ol diyeceğim, sen de bir çırpıda boş olacak, kendini dış kapının önünde bulacaksın.” demiştir. Evlenecek kadın da aleyhine olduğu halde göz göre göre bu maddeyi kabul etmiştir. Sizce bu mümkün olabilir mi?

Kadınlar aptal mıdır? Böyle bir nikah akdi yapılması mümkün müdür? Mümkün değil diyorsanız bu üç talak meselesi nereden çıktı? Efendim, koskoca fakihler erkeğin üç talak hakkı olduğu konusunda birleşmişler. Ortada bir icma var: “Bir adam karısına üç kere arka arkaya boş ol derse, boşamış olur. Artık bir araya gelemezler, aynı evde kalamazlar bundan dolayı kadın aynı çatı altında iddet bekleyemez. Hemen kapı dışarı edilir. Şimdi bu alimlere saygısızlık mı edelim, diyor ve Allah’ın hükümlerini görmezden geliyorsanız, sizin hesabınızı Allah’a havale edelim, derim.

Nikah kıyılırken her iki tarafa da aynı soru sorulması gerekirken imam efendiler kadına: “Vardın kabul ettin mi?” diye sorar. Kadın: “Vardım kabul ettim.” der ve vardığını kabul ettiği için de üç talakla boşanmayı baştan kabul etmiş olur. Buna benzer uygulamalara fıkıhta hile-i şeriyye derler.

Dinde yasak olan bir şeyi helal kılmak için müçtehitlerce kıyas yoluyla çıkarılan hile prensibi ile işleyen uygulamalardır. Hile prensibi ilk olarak Hanefi müçtehitlerince İslâm hukukunda hayata geçirilmiş ve daha çok yemin, talak (boşanma) gibi konularda uygulanmıştır. Bu zamanla iyice çığırından çıkmış “kanuna karşı hile yapmak” şekline dönüşmüştür.

Allah kadının üç talakla kapının önüne konulmasına izin veriyor olabilir mi?

2: BAKARA / 229. Boşanma iki duruşmada gerçekleşir. Ya iyilikle tutarsın ya da güzellikle bırakırsın. Onlara verdiğiniz şeyden geriye bir şey almanız size helal değildir. Sadece Allah’tan korkmalı ve Allah’ın koyduğu hudutları korumalısınız. Eğer onlar, Allah’tan korkar ve Allah’ın koyduğu hudutları korurlarsa, ayrılırlarken ikisine de bir günah yoktur. İşte bu Allah’ın koyduğu huduttur. O’na karşı kibirli olmayın. Kim Allah’ın koyduğu hududu aşıyorsa, işte onlar zalimlerdir.

Kur’an’ı Kerim’de on iki ayetten oluşan boşanma ile ilgili bir sure bulunmaktadır. Bundan ayrı boşanma ile ilgili diğer surelerde de ayetler bulunmaktadır. Biz bu ayetleri taradığımız zaman İslam’da üç talakla boşamak diye bir şey olmadığını görüyoruz. Bunun dine yapıştırılmasının bir zaruretten kaynaklandığı savunuluyor. Kadının kolunu kanadını kırmak nasıl bir zaruretse…

Talak Suresi ayet meallerinin tamamı aşağıda verilmiştir.

65: TALAK / 1. Ey peygamber, Rabbinizden korkun, kadınları boşamak istediğinizde iddet sürelerini gözetin. Apaçık bir ahlaksızlık yapmadıkları takdirde onları evlerinden ne siz çıkarın ne de kendileri çıksın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim bilir, belki de Allah bundan sonra aranızda bir sevgi-saygı meydana getirir. Kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa o halde kendine zulmetmiştir.

65: TALAK / 2. Süre dolduğunda ya onları güzelce yanınızda tutun ya da onlardan güzellikle ayrılın. İçinizden adil iki kişi verdiğiniz karara şahitlik yapsın. Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere verilen öğüt işte böyledir. Kim günahtan sakınırsa Allah onun için bir çıkış yolu yaratır.

65: TALAK / 3. Kim Allah’a güvenirse Allah ona yeter. Allah o kimseyi ummadığı yerden rızıklandırır. Allah, her şey için bir ölçü oluşturdu. Allah elbette işine hakimdir.

65: TALAK / 4. Kadınlarınızdan kısırlık çağına gelmiş olanların durumundan şüpheye döşerseniz onların iddeti üç aydır ve (artık) ay hali olmayanların ki de üç aydır. Hamile olanların süresi doğurmaları ile sona erer.

65: TALAK / 5. Bu Allah’ın indirdiği hükümlerdir. Kim günahtan sakınırsa Allah onun geçmiş günahlarını kapatır ve mükafatını artırır.

65: TALAK / 6. Gücünüz ölçüsünde onları oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya sokup onlara zarar vermeyin. Onlar hamile iseler yüklerini bırakıncaya kadar onların geçimlerini sağlayın. Aranızda güzellikle konuşup anlaşın, eğer çocuğu kendileri emzirmek isterlerse onların ücretlerini verin. Anlaşamazsanız o zaman başka biri emzirsin.

Talak Suresinde kadının aleyhine bir şey görüyorsanız söyleyin. Üç talak bir yalan ve bir baskı unsuru olarak dayatılmıştır. Bundan dolayı nice nice yuvalar yıkılmış çocuklar analı babalı öksüz kalmıştır. Erkek ikinci bir kadın almak istediği zaman bu yola baş vurmuştur. Bir de ikinci boşanmadan sonra kadını geri alabileceği, üçüncü boşamadan sonra hülle yapmadan geri alamayacağı yalanı ortaya atılmıştır.

Halbuki Kur’an’ı Kerim’de çiftler ikinci duruşmada boşanırlar ve bağları kopmuş olur yani iki duruşmalı tek boşama vardır. Tekrar evlenebilmeleri için kadının başından bir evlilik geçmesi gerekir. Kadın sonraki eşinden makul bir sebebten dolayı boşanırsa artık eski kocası ile evlenebilir. Bu boşananları cezalandırmak içindir çünkü barışmaları için kendilerine üç aylık bir süre tanınmıştır.

Allah, kadın hamileyken evden çıkarılmamasını ve kocasıyla aynı evde oturmasını istemiştir çünkü hamilelik süresinde iddet bebek dünyaya gelip kadın temizleninceye kadardır. Bu arada Allah belki de aralarında yeniden bir sevgi muhabbet yaratacaktır. Kadının nafakasını kocasının temin etmesi farzdır.

Allah eşlerinizi sıkıntıya sokmayın diye emretmiştir. Kadın çocuğuna bakacak, onu emzirecek olursa çalışamayacak, nafakasını temin edemeyecektir. Bu durumu göz önünde bulunduran Rabbimiz onun hakkını korumuştur.

Çocuğun bakımı ve emzirilmesi konusunda karı kocanın aralarında güzelce anlaşmalarını emretmiştir. Öz annenin çocuğunu emzirme hakkı vardır fakat bu durumda kadın çalışamaz, maddi açıdan sıkıntıya düşebilir. Bundan dolayı Rabbimiz kocanın eşine ücret ödemesini ve onu mağdur etmemesini emretmiştir.

Kadın evlenmeyi düşünüyor olabilir. Bundan dolayı çocuğunu emzirmek istemeyebilir ya da kocasının verebileceği ücreti yeterli bulmayabilir. O zaman bakımı ve emzirilmesi için çocuk süt anneye verilir. Süt annenin ücretini de yine baba öder.

65: TALAK / 7. İmkânı geniş olan imkanına göre imkânı dar olan da imkanına göre Allah’ın kendisine verdiği rızıktan ona nafaka versin. Allah hiç kimseyi verdiği rızkın üzerinde sorumlu tutmaz. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.

65: TALAK / 8. 9. Nice memleketlerin halkları Allah’a ve peygamberlerine kafa tuttu. Biz de onları çetin bir hesaba çektik ve korkunç bir azapla azap ettik. İşlerinin vebalini tattılar. İşlerinin akıbeti ziyan oldu.

65: TALAK / 10. Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı. Allah sizin için bir zikir indirdi. O halde sağduyu sahipleri Allah’tan sakınarak hareket etsin.

65: TALAK / 11. Allah ayetlerini size açıkça okuyan bir peygamber gönderdi. İnanıp salih ameller yapacakları karanlıktan aydınlığa çıkarsın, diye. Kim Allah’a inanır da yararlı işler yaparsa Allah onu altlarından ırmaklar akan içinde ebedi kalacağı cennetlere koyar. Orada ona rızıkların en güzelini İhsan eder.

65: TALAK / 12. Allah, yerden başlayarak yedi göğü ve onların benzerlerini yaratandır. Allah’ın her şeye Kadir olduğunu ve ilmiyle her şeyi kuşatmış olduğunu bilmeniz için Allah hükümlerini onların arasındakilere indiriyor.

Erkeklere verildiği iddia edilen bu üç talak hakkıyla kadınlar çok madur duruma düşürülmüştür: “Şunu yaparsan benden boşsun!” diyerek her türlü zulüme kadın katlanmaya mecbur bırakılmıştır. Zulüm görse bile talak yani boşama hakkına sahip olmadığına inandırıldığı için boşanamamıştır. Mahkemede boşansa bile kocası imam nikahı elimde, seni boşamadım, sen hala benim imam nikahlı karımsın, diyerek zorbalık yapabilmektedir.

Allah erkeklerin yaptıkları haksızlıkları ortadan kaldırmaya, fiziki açıdan daha zayıf olan kadınları korumaya çalışıyor fakat fukaha geçinenler Allah’ın hükümlerini görmezden geliyorlar. Allah’ın ayetlerini gizleyebilmek için hile-i şeriyye yapıyorlar.

Hahamlar, papazla da Allah’ın ayetlerini insanlardan gizlediler. Allah’ın adil hükümleri önlerinde dururken, her şey apaçık kendilerine açıklanmışken hahamların, papazların sünnetini mi yerine getiriyorlar? Acaba bunun günah olduğunu, insanı ebedi cehenneme sokacağını bilmiyorlar mı? Yoksa kalplerinde bir hastalık mı var? Güvenen Rabbine güvensin. O kullarına zulmetmez. Kulları arasında ayrım gözetmez. Rehberimiz Rabbimiz olsun. Allah dostlarına selam olsun.

Okuduğunuz için teşekkürler. Allaha emanet olun.