TALAK

TALAKI SELASE NEDİR?

Talak Arapça bir kelimedir ve anlamı boşamak, demektir. Üç talak ise bir erkeğin eşini boşama hakkını aynı anda kullanması demektir. Bu uygulamayı sürdürenler şunları savunmaktadır: İslam’a göre evli çiftler arasında üç nikah bağı vardır. Bu bağlar erkeğe verilmiştir. Bu görüş ashaba ve tabiine dayanır. Ashap ve tabiinin çoğunluğu, dört mezhep imamı ve bu mezheplerin alimleri aynı görüştedir.

İslam’da Talak-ı selase’ye denen erkeğe verilmiş üç talak hakkı mevcuttur. Erkek eşini dilediği zaman, dilediği yerde boşayabilir. Erkek dilerse bu üç hakkın üçünü birden kullanarak karısını boşayabilir.

Talak-ı selase’ye göre erkek karısını üç defa üst üste “boş ol!” diyerek boşamışsa, iki şahit getirmesi gerekmeden, üç boşanmanın birleştiğine hükmedilmiş ve boşanma resmen gerçekleşmiştir. Üç talakla boşama gerçekleşmişse artık karı koca birbirlerine haram olurlar, aynı çatı altında kalamazlar. Kadın hemen kapı dışarı edilir. İddet hakkı kalmaz. Koca nafaka ödemez. Bu boşanma sünnete uygun değildir ama geçerlidir. Koca eşine bir defa veya iki defa boş ol derse evlilik devam eder. Kadın dört ay iddet müddeti bekler ve dört ay sonra kocası yeniden nikaha gerek duymadan ona geri dönebilir.

Dinimizde dört çeşit talak vardır. Bunlar sırasıyla: Rici talak, geri dönmek mümkün olan talaktır. Bain talak, geri dönülmesi mümkün olmayan talaktır. Sünni talak, kadının temizlik döneminde vuku bulan talaktır. Bidi talak, sünnete uymayan kadın temiz değilken vuku bulan talaktır.

Mevcut inanç ve uygulamalara göre kanunen boşanmış kimselerin dinen de boşanması gerekir.

Ülkemizde evlenecek çiftler resmi nikah kıyılmadan önce imam nikahı kıydırırlar. Bu nikah genellikle iki şahit huzurunda kıyılır. Kanuni bir geçerliliği yoktur. Kanuni geçerliliği olmayan bir mehir sözü verilir.

Evliliklerini resmen sona erdiren insanlar, mahkeme çıkışında karılarına arka arkaya üç defa: “Boş ol!” der ve dini nikahını da sonlandırmış olur. Erkek boşamazsa kadın hiçbir zaman boşanamaz. Boşama hakkı yalnızca erkeğe verilmiştir. Bazen düşmanlık olsun diye erkek dinen karısını boşamaz ve onun başkasıyla evlenmesine engel olur. Kadının üzerinde hak iddia etmeye devam eder. Resmi nikahı olmaksızın kadına sahip olmak ister ve kadını sürekli rahatsız eder. Kadın başkasıyla evlenmeye kalkar da nişanlanırsa falan namusuma leke sürdün diye resmen boşadığı karısını suçlar. Bazen de bu rahatsız edici durum kadın cinayetlerine kadar gider. Kadını köle yapan ve İslami olmadığı halde İslam’a mal edilen bu inanç büyük sorun oluşturmaktadır.

Bu uygulamalar ne kadar doğru? Bu uygulamaların Allah’ın indirdiği hükümlerle bir ilgisi var mı? Bir erkek üç talak hakkını kullanır ve karısına üç defa boş ol derse karısının pılısını pırtısını toplayıp iddet falan beklemeksizin derhal evi terk etmesini emreden bir hüküm Kur’an’ı Kerim’de geçiyor mu? Mahkemesiz boşamaya cevaz veren bir ayet var mı?

Müçtehitler, bu uygulama sünnete uygun değil ama geçerlidir, demişler. Peki, kadını köle statüsüne indiren bu uygulama sünnete uygun değil, Kur’an’a uygun değilse nasıl olup da İslam’a göre geçerlilik arz ediyor? Maalesef kadınlarımız Allah’ın hükümlerini savunmak yerine dini otoritelerin koyduğu hükümlerin doğruluğunu savunuyorlar.

Erkeğe boşama yetkisi veren Talak-ı selase’ye denen üç talak hakkı Kur’an’ı Kerim’de yoktur. İslam’a atılan bir iftiradır. Bir adam mahkemeye başvurmadan ve hakim, ayrıldığınızı şu iki şahit huzurunda onaylıyorum demeden kendi kendine evinde karısına defalarca yemin olsun seni boşadım, dese dinen karısı boş olmaz. Evlilik ancak iki duruşma sonucunda iki şahit huzurunda hakim kararıyla sona erer.

Nikah akdi karşılıklı iki tarafın rızasıyla imzalanır. Nikah kıyılma esnasında evlenecek çiftlerin orada bizzat bulunması gerekir. Vekil tayini ile nikah kıyılmaz. İslam’a göre çiftler arasında tek nikah bağı vardır. Talak nikah bağının koparılması demektir. Erkeğe verilmiş dilediği zaman, dilediği yerde kullanabileceği özel bir talak hakkı yoktur. Boşanma ancak mahkemede ve hakim kararıyla iki şahit huzurunda gerçekleşebilir.

İki duruşma olmaksızın ve boşandıklarına dair iki şahit bulunmaksızın mahkeme dışında bir erkeğin karısına arka arkaya üç defa boş ol demesi şer-i mahkemede butlan sayılır. Hiçbir geçerliliği yoktur. Böyle olduğu halde kadınların üzerinde din dışı dini bir baskı kurulmuştur. Üç talakla boşama usulü yeni bir olay değildir. Osmanlı’da da bu hüküm vardı.

Kur’an’ı Kerim’de talakla ilgili hükümler nelerdir?

Kur’an’da evlenme ile boşanmaya dair hükümler mevcuttur. Kur’an’ı Kerim’in hükmüne göre boşanma iki duruşmada iki şahit huzurunda gerçekleşir. İki duruşmanın arasında üç aylık bir iddet dönemi vardır. Eşler bu sürede aynı evi paylaşırlar. Bu üç aylık süre içerisinde belki aralarında tekrar bir sevgi saygı gelişebilir. Her iki taraftan hakemler araya girerek onları boşanmadan vaz geçirmeye çalışır. Eğer vazgeçmezlerse ikinci duruşmada iki şahit huzurunda hakim kararıyla evlilikleri sona erer.

Kur’an’a göre boşama bir keredir. İkinci, üçüncü boşama diye bir şey yoktur. Evliliğin sona ermesi mahkemede ve ikinci duruşmada gerçekleşir. İkinci duruşmada boşandıklarına dair iki şahit gerekir. Erkeğin verdiği mehri geri isteme hakkı yoktur. Ancak ihanete uğramış ve uğradığını da mahkemede ispat etmişse hakim mehrin geri ödenmesine karar verir.

2: BAKARA / 229. Boşanma iki duruşmada gerçekleşir. Ya iyilikle tutarsın ya da güzellikle bırakırsın. Onlara verdiğiniz şeyden geriye bir şey almanız size helal değildir. Sadece Allah’tan korkmalı ve Allah’ın koyduğu hudutları korumalısınız. Eğer onlar, Allah’tan korkar ve Allah’ın koyduğu hudutları korurlarsa, ayrılırlarken ikisine de bir günah yoktur. İşte bu Allah’ın koyduğu huduttur. O’na karşı kibirli olmayın. Kim Allah’ın koyduğu hududu aşıyorsa, işte onlar zalimlerdir.

Eşler hangi zaman zarfında birbirlerine dönüp barışabilirler? İddet süresi içinde pişman olurlarsa ikinci duruşmada hakim ve iki şahit huzurunda sözleşmelerini yenilerler. Barışıp birbirlerine geri dönerler.

65: TALAK / 1. Ey peygamber, Rabbinizden korkun, kadınları boşamak istediğinizde iddet sürelerini gözetin. Apaçık bir ahlaksızlık yapmadıkları takdirde onları evlerinden ne siz çıkarın ne de kendileri çıksın. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim bilir, belki de Allah bundan sonra aranızda bir sevgi-saygı meydana getirir. Kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa o halde kendine zulmetmiştir.

65: TALAK / 2. Süre dolduğunda ya onları güzelce yanınızda tutun ya da onlardan güzellikle ayrılın. İçinizden adil iki kişi verdiğiniz karara şahitlik yapsın. Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere verilen öğüt işte böyledir. Kim günahtan sakınırsa Allah onun için bir çıkış yolu yaratır.

İddet zamanı sona ermiş ve ikinci duruşma ile boşanma tamamlanmış ise birbirlerine geri dönebilirler mi?

Tamamlanmış boşanmalarda geri dönüş olmaz. Neden olmaz? Kur’an’ı Kerim’de iddet müddeti üç aydır. Üç ay dolunca barışıp iki şahit huzurunda nikahlamalarını tazelemeleri gerekir. Boşanmaya karar verilmiş nikah tazelenmemişse hakim kararıyla iki şahit huzurunda bu evlilik sona erer. Artık birbirlerine geri dönemezler. Dönerlerse zina yapmış olurlar. (Hamilelerin iddet müddeti bebek dünyaya gelip kadın temizleninceye yani lohusalığı bitinceye kadardır.)

Evlilik bir oyuncak değildir. Birbirlerine dönmeleri için kendilerine yeterince süre verilmiştir. Üç aylık süre içinde aralarında sevgi saygı ortamı tekrar oluşmamıştır ve bu haklarını zayi etmişlerdir. Bundan dolayı Allah’ın cezasına maruz kalmışlardır.

Kadın başka biriyle evlenir. Eşi ölür veya geçinemez de boşanırsa ancak o zaman birbirlerine geri dönme yolu açılmış olur yoksa evlenemezler. Allah’ın hudutlarını koruyacaklarına ve bir daha boşanmayacaklarına dair Allah’a söz verirlerse tekrar evlenebilirler.

Üç talak hakkı diye uydurulmuş bir hak kullanarak ve üç kez eşine “boş ol” diyerek hiçbir Müslüman erkek karısını boşamış olmaz. İslam’da boşanma ancak iki duruşma sonucunda ve iki şahit huzurunda hakim kararıyla olur ve bir kez olur. Bu işin ikincisi üçüncüsü diye bir şey söz konusu değildir.

Hangi durumda tek duruşma ile boşanma olur? Dört şahitle ispatlanabilen zina suçlarında tek duruşma ile evlilik sona erer. Zina suçlaması ile boşanmalarda iki şahit yeterli kabul edilmez. Zina suçu yüz değnek ceza gerektiren ağır bir ceza olduğu için dört şahit gerekir.

Karısının kendine ihanet ettiğini ispat eden erkeğin ise karısına karşı hiçbir yükümlülüğü yoktur. Hatta verdiği mehri geri isteme hakkına da sahiptir. İlk duruşmada, dört şahit huzurunda, hakim kararıyla boşanma gerçekleşir.

Şayet boşamada bir hile varsa, koca ve şahitleri yalan söylüyorlarsa, kadına iftira atıyorlarsa her birine seksen değnek vurulur. Ayrıca ömür boyu şahitlikleri yasaklanır. Kesinlikle şahitlik yapamazlar. Karısını boşar ama bu durumda koca, eşine karşı olan nafaka vs. gibi yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.

Eşlerden biri Allah’ı inkâr ediyorsa yine bir duruşmada boşanma olayı gerçekleşir. Bunların dışında böyle bir talak olayı yoktur.

Kadınlarla ilgili dini hükümler erkek hegemonyası altında karara bağlanmıştır. İslam’ın temel prensibi olan hak ve adalet gözetilmemiştir. Kadınlara eve kapatılmış, cahil bırakılmış okuma – yazma öğrenmesine dahi izin verilmemiştir. Kendisinin şeytan olduğuna yasak meyveyi kocasına yedirdiğine inandırılmıştır. Ayetler ve hadisler çarpıtılarak yorumlanmıştır. Yalan hadisler gerçek hadislerin yerini almış, gerçek hadisler mesruk diye damgalanmıştır. Böylece kadınlar zulme maruz bırakılmıştır.

Eğer kadınlar Allah’ın onları nasıl koruduğunu bilselerdi erkeklerin kendilerini bu kadar çok aşağılamalarına izin vermezlerdi. Haklarına sahip çıkarlardı çünkü bu haksızlıklar İslam adına yapılmıştır. Bu haksızlıkları yapanlar ahirette mutlaka hesap verecektir. Ölüm belirtileri ortaya çıkmaksızın gerçeği söyleyip tövbe edenler müstesna. Allah onların tövbesini kabul edeceğine dair söz vermiştir.

Okuduğunuz için teşekkürler. Selam ve saygıyla kalın. Allah’a emanet olun. O ne güzel vekildir.