MUTA NİKAHI

Muta nikahı hangi mezheplere göre caiz sayılıyor?

Muta nikahı nedir?

Muta Arapçada hediye verip faydalandırmak anlamına gelir. Muta nikahında erkek ve kadın belirli bir süre ücret karşılığı birlikte olmak üzere anlaşırlar.

Şia Mezhebinin caiz saydığı bir nikahtır. Kur’an’ı Kerim’de bu nikahın yasaklamasına rağmen hadis rivayetleri bu nikahın caiz olduğuna delil kabul edilmiştir. Bu nikah Şia mezhebindeki Şiiler ve Rafiziler tarafından kabul görmüştür. Muta nikahı İran medeni kanununca da kabul edilmiştir.

Muta nikahı nasıl kıyılır?

Muta nikahı İslam öncesi adetlerden kaynaklanan bir uygulamadır. Muta nikahında bir erkek bir kadından para karşılığı bir süreliğine faydalanmak isterse ücret ve süre konusunda anlaşırlar. Bu süre bir saat, bir gece veya daha uzun süreler olabilir. Anlaştıkları süre boyunca erkek kadından faydalanır. Süre sonunda ayrılırlar veya süreyi uzatırlar.

Muta nikahı normal nikahın şartlarını taşımaz. Allah’ın men ettiği bir usulle yapılır. İki şahit huzurunda kıyılan resmî bir nikahtan tamamen farklıdır. Şahit bulundurulmaz. Muta nikahı için Allah’ın şahitliğinin yeterli olduğu savunulur. Bundan dolayı gizli nikah hükmüne girer. Gizli nikahla evlenmek haramdır ve zina sayılır. Zina edenlerle evlenmekse müminlere haram kılınmıştır. Gizli nikah zina sayıldığı için daha önce gizli nikahla evlenmiş kadın veya erkekle bir Müslümanın evlenmesi de haram sayılır. İlgili ayet meali aşağıdadır.

4: NİSA / 25. Sizden her kim hür mümin kadınlardan birini nikahlayacak bir zenginliğe gücü yetmiyorsa genç mümin cariyelerinizden birini nikahlamaya izin verilmiştir. Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Siz birbirinizdensiniz. O halde sahiplerinin iznini alarak zina yapmamış ve gizli evlenmemiş olmaları halinde, Allah’ın uygun gördüğü şekilde mehirlerini kendilerine vererek, onların iffetli olanlarıyla evlenin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa o vakit onlara hür kadınlara verilen zina cezasının yarısı verilir. Evlenme izni, sadece içinizden günah işlemekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır.” Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

Muta nikahını kim kıyar?

Muta nikahını kıymak için üçüncü bir şahsa ihtiyaç yoktur. Ücret konusunda kadınla erkek anlaşır. Erkek kadına: “Şu kadar para karşılığında seni şu kadar süreliğine mutaladım.” der. Kadında: “Kabul ettim.” der. Böylece Muta adı verilen gizli nikah kıyılmış olur. Erkek isterse sonradan bu kadına iki şahitle resmî nikah yapabilir.

Gizli nikah, zina sayıldığı için bir Müslüman gizli nikahla evlenmiş, ayrılmış biriyle evlenemez. Zina eden zina edenle evlenir. Bu tür evliliği Allah müşriklere layık görmüştür ve Nur Suresi 3. ayetle müminleri böyle bir nikahtan men etmiştir.

24: NUR / 3. Zina edenlerle ve müşriklerle evlenmek müminlere haram kılındı. Zina eden müşrik erkeklerden ve zina eden müşrik kadınlardan başkası zina edenlerle evlenmez.

3: NUR / 26. Kötü kadınlar, kötü erkeklere; kötü erkekler, kötü kadınlara yaraşır. Namuslu kadınlar, namuslu erkeklere; namuslu erkekler, namuslu kadınlara yaraşır. Namuslu olanlar, yapılan iftiralardan uzaktır, onlar bağışlanır ve bolca rızıklandırılır.

Türkiye’de çok görülmeyen bu tür evlilikler İran’da ve Şiilerin bulunduğu ülkelerde Şiiler tarafından kıyılmaktadır. İran’da muta nikahı bir mesajlaşma uygulaması olan Telegram üzerinden kıyılabiliyor.

Kiralık kadınlar bu uygulamaya katılabilmek için kimlik bilgilerini ve özelliklerini belirten bir form dolduruyor. Kadınların kimlik bilgileri ve fotoğrafları uygulama üzerinde yer alıyor. Bu uygulamadan yararlanacak olan erkeğin gruba üye olması isteniyor. Gruba üye olacak erkeklerde hiçbir şart aranmıyor. Bu gruplara üye olan erkekler, geçici nikah yapmak istediği kişiyi fotoğraflarının ve özelliklerinin gösterildiği bir listeden seçiyor. Arkasından grup yöneticisine bir danışmanlık ücreti ve seçtiği kadına da mehir adı altında 180 ile 1200 TL arasında bir ücret ödüyor. Bir kadını aynı sürede içinde iki erkek birden kiralayamıyor.

Muta ve misyar nikahı niçin eleştiriliyor?
Muta nikahı nasıl ortaya çıktı?

Muta nikahı İslamiyet öncesi cahiliye döneminde evlilik dışı ilişkilerde kullanılan bir yöntemdi. Bunun adı her ne kadar nikah olarak geçse bile nikah şartlarını taşımıyordu. Erkek kadına pazarlık ettiği ücreti ödediğinde bütün sorumluluğu ortadan kalkmış oluyordu. Muta nikahlı kadın miras ve nafaka alamıyordu. Hamile kalırsa hamilelik döneminde kendi yağıyla, tuzuyla kavruluyor ya da hamileliğini sona erdirmek için ilkel yollara baş vuruyor ve sağlığından oluyordu. Kadını kiralanabilen bir mal gibi gören bir uygulamaydı. Hatta çoğu zaman kız çocukları ücret karşılığı öz babaları tarafından yabancı erkeklere kiralanıyordu. Kiralayan adam canı istediği zaman gelip gidiyordu. Kadın bir tür sermayeydi.

Peygamberimiz de bu toplumda doğmuş, büyümüştü. Hz. Muhammed’e (s.a.v) ilk vahiy Nur Dağındaki Hira Mağarasında 40 yaşındayken 610 yılında Ramazan ayında gelmişti. Arap toplumundaki adaletsiz uygulamaların kaldırılması 23 yıl gibi uzun bir süreye yayıldı.

İslam’ın ilk yıllarında, özellikle harp zamanlarında, uzun zaman kadınlardan uzak kalan erkekler muta nikahı ile cinsel yaşamlarını sürdürüyordu. Bu nikah kadınların aleyhineydi fakat Allah’tan bir vahiy gelip de bir şey yasaklanmadıkça Peygamberimiz yasaklamıyordu çünkü bundan men edilmişti. Hadis rivayetlerindeki peygamber zamanında bu nikah yasaklanmadı iddiaları buradan kaynaklanmaktadır.

Daha sonra bu tür nikah kıymanın haram olduğuna dair hüküm inmiştir. Bu nikah Kur’an’ı Kerim’de gizli nikah olarak geçmektedir. Müminler bu nikahı kıymaktan men edilmiştir. Bu hadis rivayetlerini aktaran kimselerin ya Kur’an’ın içeriği hakkında bilgileri eksiktir ya da Kur’an’i gerçekleri hasır altı edip hadislerle dinen haram olan şeylere dine uygun görüntüsü vermelerinden ve haramları helal gibi kabul ettirmeye çalışmalarından kaynaklanmaktadır. Dininde kaypaklık olan kimseler de bu fetvalara ılımlı bakıyor ve bu yola baş vuruyor.

Kur’an’ı Kerim’de evlik iki şahit huzurunda ve resmî bir dairede kıyılan resmî bir işlemdir. Evlilik ailenin temelini oluşturan meşru bir ilişkidir. Gizli saklı kıyıda köşede kıyılan bir nikah kesinlikle İslam’a uygun değil ve dolayısıyla da haramdır.

Bugün İslam ülkelerinde zinayı hafife alan bir dini anlayış hakimdir. Kadınlara hep cinsel yaklaşımla bakan ve kadınların da birer insan olduğunu unutan bu anlayışlar, kadın kiralamayı (Muta nikahını ve misyar nikahını) caiz görmüşlerdir. Allah’ın indirdiği hükümlere göre kadın kiralamanın, geneleve gitmenin haram olduğunu bildikleri halde bu haramları hadis rivayetlerine dayandırarak delme yolunu seçmişlerdir. Dolayısıyla kendi arzu ve anlayışlarını destekleyen uydurma hadis rivayetleri de hadis kitaplarında yer almıştır. Muta ve misyar nikahına delil gösterilen hadis aşağıda verilmiştir.

Hz. Ömer anlatıyor: “Hz. peygamber devrinde iki muta serbest idi. Fakat ben ikisini de yasaklıyorum ve bunları yapanları da cezalandıracağım. Bunlardan biri kadın mutasıdır, diğeri ise Hac mutasıdır. (bk. Beyhaki, 7/335; Zadu’l-Maad, 3/406-407)

Bu hadisi delil kabul ederek: “Peygamberimiz zamanında muta ve misyar nikahı vardı. Bu nikah usulleri Hz. Ömer tarafından yasaklandı. Bu nikah usulünü Hz. Ömer kaldırdığına göre (Şiiler muta nikahında ve Sünniler ise misyar nikahı yapılmasında) dini açıdan bir sıkıntı yoktur.” diye fetva verip hüküm çıkarmışlardır.

Misyar nikahı, Arap ülkelerinde seyahat eden erkekler arasında yaygındır. Sünnilerin misyar nikahı ile Şiilerin mute nikahı benzerlik gösterir. Misyar nikahında evlenme akdi sözde şartlara uygun yapılır ama yine kadın kanuni haklarından feragat eder. Yani misyar nikahının muta nikahından bir farkı yoktur.

Müminin suresinin 6.ve 7. ayetleriyle Nisa Suresinin 24. ayetini de bu amaçlarına uygun yorumlamışlardır. Bu ayeti çarpıtarak bu ilişkilerin ve cariyelerle olan nikahsız ilişkilerin caiz olduğunu savunmuşlardır. Bu ayetlerin gerçek anlamı aşağıdaki gibidir.

23: MÜ’MİNÜN / 1. 2. 3. 4. 5. Namazlarında saygılı davrananlar, boş şeylerden yüz çevirenler, zekâtı verenler, namuslarını muhafaza edenler felaha ulaşırlar.

23: MÜ’MİNÜN / 6. 7. İmanları icabı hür mümin bir kadınla veya mümin bir cariyeyle evli bulunup da ilişkisi kınanmayacak olanlar başka. Bundan ilerisini arzu edenler, işte onlar haddi aşan kimselerdir.

4: NİSA / 24. Allah’ın sizin üzerinize yazdığı: İmanınız gereği iffetli kadınlardan başkasına sahip olmamak. Bunun ötesinde, size helal kılınan şey iffetli yaşamak, zina etmemek, mallarınızla istemek ve onlardan yararlandığınız halde hakkı olan mehiri onlara vermektir. Anlaşmanızdan sonra onunla uzlaştığınız sürece size bir günah yoktur. Allah her şeyi bilir, hikmet sahibidir.

Bu ayetleri nasıl tercüme ettiklerini internet üzerinde araştırıp bulabilirsiniz.

Bir kadın boşandıktan sonra tekrar evlenebilmek için üç ay iddet bekler. İddet müddetince kocasıyla aynı evde birlikte kalır. Evin giderlerini kocası karşılar çünkü bu Allah’ın emridir ve ayetle sabittir. Muta ve misyar gibi nikahlardaysa bunlar uygulanmaz. Birkaç saatliğine, iki üç günlüğüne veya iki üç aylığına ihtiyaç gidermek için bir kadın kiralanır. Bu ilişkiler ve ayrılmalar normal evliliklerde boşanırken doğan sorumlulukları doğurmaz. Erkek hiçbir şeyden sorumlu olmaz. Kullanım ücretini öder ve çekip gider. Bu yollar doğacak sorumluluklardan kaytarmak için seçilen gayri İslami yollardır ve dinen caiz gibi gösterilmektedir.

Boşamak ve boşanmak üzerine kurulmuş süresi belli, “kadın kiralamak gibi” bir evlilik türü Kur’an’ı Kerim’de yoktur. Evlilik kurumu ciddi bir kurumdur. Boşamanın ve boşanmanın kuralları Yüce Kitap’ta açıkça belirtilmiş olduğu halde insanlar bu kuralları delmek ve cahiliye devrindeki alışkanlıkları sürdürebilmek istemişlerdir. Gerçek İslam’ı unutturan bu anlayışa göre cariye ile ilişki, Muta Nikahı veya misyar nikahı diye uydurma nikahlar ve imam nikahıyla geneleve girmek caiz görülmüştür. Muta nikahına şiiler helal diye cevaz verirken misyar nikahına da sünniler helal diye cevaz vermektedir. Muta ve misyar nikahı gibi nikahlar gayri İslamidir. Zinayı maskelemek için kullanılmaktadır.

Bu nikahların caiz olduğunu ileri sürenler, Peygamberimizin kendisine vahiy gelmesini beklerken susmuş olmasını emellerine ulaşmak için kullanmışlardır. Peygamber gördüğü halde bir şey söylemedi diye yorumlamışlar ve bildiklerine devam etmeyi yeğlemişlerdir. Halbuki Peygamberler ancak vahye paralel konuşur. Bütün bunları bilmelerine rağmen Ana Kitap’taki emir ve yasakları görmezden gelmişlerdir ve hadislerle kötü emellerini desteklemişlerdir. Bu evliliklerin caiz olduğuna insanları da inandırmışlardır.

Kaynaklar

Nisa Suresi 24. ayet

Müminin Suresi 6.7. ayet

Rivayet (bk. Beyhaki, 7/335; Zadu’l-Maad, 3/406-407)