YETİM ÇOCUKLAR

Birgün sizin çocuklarınız da yetim kalabilir.

Annesini veya babasını ya da her ikisini birden kaybetmiş çocuklara yetim denir. Annesi babası boşanma yolu ile ayrılmış çocuklara da analı babalı yetim denir. Bu çocukları topluma kazandırmak için ihtiyacı olan maddi ve manevi desteği vermek insanlık görevidir.

Birkaç defa televizyonda evlendirme programı izledim. Evlenmek isteyenlerin birbirine sorduğu ilk soru çocuğunuz var mı, oluyordu. Çocuğu olanla kimse evlenmek istemiyordu. Yetimleri hem erkekler hem de kadınlar angarya gibi görüyorlardı. İçim acıdı. Rabbim, dedim. Sen bize ne güzel rehberlik ediyorsun! Şunların haline bak!.. İçlerinde acıma duygusu, insan sevgisi kalmamış. Yetimleri istemiyorlar. Empati yapıp bir gün bizim çocuğumuz da öksüz kalabilir, toplumda sevgi ve merhameti geliştirelim, yetimlere sahip çıkalım demiyorlar, dedim kendi kendime.

Rabbimiz Kur’an’ı Kerim’de yetimlerle ilgilenmenin ne kadar sevap olduğunu ve yetimlerle ilgilenen, onları büyütüp yetiştiren, haklarını koruyan kimselerin Allah’ın nazarında ne kadar makul insanlar olduğunu bildirmektedir.

Kalpten kalbe yol var, diyor atalarımız. İnsanlar, samimiyetle yetimlere annelik veya babalık yapıp da yetimleri gerçekten severse, elbette onlar da onları sevecektir. Bunun örnekleri mevcuttur. Dini açıdan bakacak olursak üvey çocuklar yanımızda öz evlat veya süt evlat gibidir. Onlar üvey annelerine ve babalarına namahrem değildir. Onların yanında tesettür şartı yoktur. Üvey anneler ve babalar üvey çocuklarına sarılıp onları öpebilir.

Unutmadan size şunu da söylemek istiyorum. İnsan eşiyle geçinemeyip ayrılsa bile üvey çocuklarınız varsa bu çocuklarınız dinen sizin evlatlarınız olarak kalır. Boşandığınız koca yani üvey çocuklarınızın babası, sizin eski kocanız size namahrem olur ama üvey çocuklarınız ebediyen size namahrem olmaz. Evladı olmayan bir insan böylece ömür boyu evlat sevgisini tatmış olur. Yetimler de yetimliklerini az çok unutmuş olur ve üvey annelerini öz anneleri gibi görür ve sever.

Üvey çocukların öz çocuklarınızda farkı, aranızda kan bağı akrabalığı yoktur. Mirasçınız değillerdir. İsterseniz malınızdan bir kısmını yetimlere hediye edebilirsiniz. Üvey çocuklar üvey anne veya babalarından direk miras almazlar fakat babalarına veya annelerine geçen mirastan, yandan akrabalık dolayısıyla, miras alırlar.

YETİM ÇOCUKLARA SAHİP ÇIKALIM.

Bazı insanlar çocuğu olmadığı için hem toplum tarafından hem de eşleri tarafından kakalanıp zulme uğramaktadır. Eşi ölen ve yetim çocuklarıyla baş başa kalmış birçok insan vardır. Kendilerinin merhametli bir eşe ve çocuklarının da merhametli bir üvey anneye veya babaya ihtiyacı vardır. Zulüm gördüğü eşinden boşanarak böyle kimselerle evlenen bir insan hem zulüm altında yaşamamış olur hem de sarılıp kucaklayabileceği, oğlum, kızım diye bağrına basabileceği evlatlara sahibi olur. Evlat sahibi olamadığından dolayı çektiği ıstıraba da merhem olur. Ayrıca yetimlere kol kanat gerdiği için Rabbimizin huzurunda takva sahibi, iyi bir kimse olur ve Allah’ın rızasını kazanır.

4: NİSA / 36. Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın ve uzak komşulara, yakın arkadaşa, yolda kalanlara, elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez.

Günümüzde Müslümanlar İslami terbiyeden oldukça uzak kalmışlardır. Üvey babalar üvey kızlarına tecavüz etmektedir. Bu ilişki dinen hem bir zina hem de ensest ilişkidir. Bazı hocalardan fetva isteyen çaresiz kadınlar gördüm. Bir tanesi: “Hocam ilk eşimden olan yanımdaki yetim kızıma yeni kocam tecavüz ediyor. Nikahımız zarar görür mü? Evliliğimi devam ettirmemin bir sakıncası var mı?” diye soruyordu. Kadın, kızının gördüğü zararı değil de kendi nikahının göreceği zararı hesaplıyordu. Belli ki bu iğrenç evliliğini sürdürmek için çare arıyordu. Hoca efendi de: “Zararı yok evliliğine devam edebilirsin.” diye fetvayı yapıştırmıştı.

Biraz araştırdım. Sünni hocalar da Şii hocalar da benzer sorulara benzer din dışı fetvalar veriyordu. Zinayı da ensest ilişkileri de bir hiç yerine koyuyorlardı.

Neden bu toplum bu hale geldi dersiniz? Kimisi kardeşini doğuruyor, kimisi kız kardeşine kuma oluyor. Kimisi damadını, kimisi gelinini, kimisi kardeşini, kimisi yeğenini yatağına alıyor. Neden insanlar insanlıktan çıktı da iki ayağı üzerinde dolaşan hayvanlar oldular? Bunu en güzel anlatan şu atasözü olmalı: (Affınıza sığınarak söylüyorum.) Hocalar yellenirse cemaatler camiye yapar. Hoca kisvelilerin şerrinde Allah’a emanet olun.