EY İMAN EDENLER!

HİDAYETE ULAŞMAYI DİLİYORSAK BİRBİRİMİZİ KARALAMAKTAN VAZGEÇMELİYİZ.

Allah, her insana gönderdiği kitabı okuyacak ve anlayacak bir akıl vermiştir. Her insanı gönderdiği Kitap’tan sorumlu tutmuştur çünkü bütün kavimlerde din adamları, dini teferruatlara boğmuşlar ve kendilerinin bile anlayamayacakları bir hale getirmişlerdir.

İnsanlar, Allah’ın kitabını okumadıkları için onların yanlış fetvalarını görmeleri de imkansızlaşmıştır. Sayelerinde müminler birbirlerine düşman olmuşlardır. Bir insan sadece Allah’ın indirdiği Kitapları okusa ve üstünde düşünse imanı çok daha güçlü olur. Böylece insanlar, din adamlarının peşinden giderek onların yanlışlarına veya art niyetlerine ortak olmazlar. İnsanın imanı aklıyla ölçülür. Aklı olmayanın dini sorumluluğu da yoktur.

Allah’ın insanlara indirdiği bütün kitapların ortak noktası: Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, kitaplarına ve hesap gününe inanmaktır. Allah bunlara inananların hepsine: “Ey iman edenler!” diye hitap etmektedir. İndirdiği kitapların ve peygamberlerin hepsini kabul eden ve kendi kavmine inen kitabın hükümlerine uyarak yaşayan mümin kimselerin hepsini mükafatlandıracağına dair söz vermiştir. Ayrıca diğer kavimlerden de kim bu kitaplardan birine ulaşabilir ve içindeki hükümleri uygularsa Allah onu cennetle mükâfatlandıracaktır. Allah’a şirk koşmayan ve Allah’ın indirdiği Kitaplardan birine (Tevrat, Zebur, İncil, Kur’an) uyan kimseler cennetlerde ağırlanacak ve birbirleriyle komşu olacaklardır. Bu kitapların hiçbiri bozulmamıştır. Allah’ın koruması altındadır.

KUR’AN OLSUN, TEVRAT OLSUN, İNCİL OLSUN ALLAH’IN İNDİRDİĞİ KİTAPLARDAN HANGİSİNE SAHİPSEK ORİJİNALİNİ BULUP ANLAMAYA ÇALIŞMALIYIZ.

Allah her kavme bir kitap göndermiştir. Her kavmin kitabında farklı hukuk kuralları bulunmaktadır. Her kavim, kendine indirilen hukuk kurallarından sorumlu tutulmuş ve imtihan edilmektedir. Allah’ın indirdiği hiçbir kitabın hükmü kalkmaz, onları koruyucu olarak Allah yeter. Sırtımıza yüklenen hırsı ve kıskançlığı sırtımızdan indirsek, bir karar versek artık ve bizlere indirilen Allah’ın ipine tutunsak fena mı olur?

3. ALİ İMRAN / 199. Ehli Kitaptan öyle insanlar da vardır ki onlar, Allah’a emirlerine boyun eğerek hem size indirilene hem de kendilerine indirilene tam bir samimiyetle iman ederler. Allah’ın ayetlerini az bir paraya satmazlar. İşte onlar için Rableri katında mükafatlar vardır. Şüphesiz Allah, hesabı çabuk olandır.

2. BAKARA / 105. Ehli-i Kitaptan kâfir olanlarla, putperestler, Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Halbuki Allah rahmetini dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

5. MAİDE / 43. İçinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken bunlar seni niçin hakem yapıyorlar, sonra da arkasından ne diye verdiğin hükmü kabul etmiyorlar? Öylelerinin “mümin olmakla” alakası yoktur.

5: MAİDE / 47. İncil’e inananlar da Allah’ın onun içinde indirdiği ile hükmetsin. “Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, onlar dinden çıkmış günahkarlardır.”

5: MAİDE / 48. Sana da önünde bulunan Kitapları doğrulayıcı ve onlara bir şahit olmak üzere bu hak Kitabı indirdik; onun için sen de insanların aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet, sana gelen gerçekten ayrılıp,” inanmayanların arzuları” arkasından gitme! Her biriniz için bir şeriat ve bir yön (kıble) tayin ettik. Allah dileseydi, hepinizi tek bir ümmet yapardı fakat sizi her birinize verdiği şeylerden imtihan edecek. O halde durmayın, hayırlı işlerde birbirinizle yarışın. Nihayet dönüşünüz hep Allah’adır. O zaman O, hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.

43: ZUHRUF / 44. Doğrusu bu Kur’an, senin için de kavmin için de bir öğüttür ve siz de ondan sorguya çekileceksiniz.

3. ALİ İMRAN / 148. Her ümmetin bir kıblesi vardır. O ona yönelir. Haydi hep birlikte hayırlara koşun, birbirinizle yarışın. Her nerede olursanız olun, Allah sizi toplar, bir araya getirir. Şüphesiz ki, Allah her şeye gücü yetendir.

Din adamları hırs ve yalanlarıyla şeytanlara hizmet etmektedir. İnsanların huzurunu kaçırmakta ve insanlığı kaosa sürüklemektedir. Diyorlar ki: “Doğruyu söylemek fitneye neden olur.” Asıl fitne Allah’a ve Peygamberlerine iftira atmaktır. Diyorlar ki: “Fazla derine dalma, kimden gelmiş, nasıl gelmiş, sorgulama ya kafayı bozarsın ya sapıtırsın.” Bilmiyorlar mı ki Allah dileyip araştırana hidayet nasip eder, kulağını tıkayıp, arkasını dönüp kaçana değil.

Allah, bu “Kitapları” sapıtalım ya da kafayı bozalım, diye indirmedi. Onları bir rahmet olarak indirdi. Onların içinde barış, huzur ve kardeşlik vardır. Allah’ın indirdiklerini okuyup üzerinde düşündükçe O’na olan imanınız, sevgisine ve rahmetine olan hayranlığınız artıyor. Dayatıcı yeşil zalimlerin dininde çatışma, kin, kan, hırs, kıskançlık, haksızlık, şehvet, zulüm ve tutarsızlık vardır.

2: BAKARA / 213. İnsanlar tek bir ümmetti. İnsanların ayrılığa düşmeleri üzerine Allah, rahmetinin müjdecileri ve azabının habercileri olmak üzere peygamberler gönderdi. İhtilafa düşmüş oldukları konularda hakemlik yapsın, diye Kitaplar indirdi. Kendilerine bunca delil gelmiş olmasına rağmen sırf aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden, anlaşmazlığa devam ettiler. Allah da iman edenleri, anlaşmazlığa düştükleri konularda gerçeğe ulaştırdı çünkü Allah, iman edeni doğru yola ulaştırır.

BU KISKANÇLIK BU HIRS NİYE?

Hocanın birisine bu ayetlerin insanlardan gizlenme nedenini sordum: “Tamam doğru söylüyorsun, haklısın da eğer insanlar bunları öğrenirse Hristiyan ya da Yahudi olmaya kalkabilirler.” dedi. Doğrusu çok şaşırdım. Yahudi ve Hristiyan din adamlarının da benzer düşündüğü ayetlerde belirtiliyor. Bu kıskançlık, bu hırs niye?  Hepsi Allah’ın dini değil midir?

Bir diğer hoca: “Bu ayetler var çünkü Peygamberimize vahiy geldiğinde Hristiyanlık ve Yahudilik tamamen bozulmamıştı ama sonradan tamamen bozuldu.” dedi. İnsanların kalplerindekileri ancak Allah bilirken, bu iddialar biraz insafsızca değil mi?

Bu söylenilenlerle imanımız sakatlanmıyor mu? Allah’ın ayetleri kıyamete kadar geçerliyse neden onları görmezden geliyoruz? Hani Rabbimiz diyor ya: “Hepsi Kitaplarını okumakta oldukları halde Yahudiler: “Nasraniler doğru yolda değiller.” dediler. Nasraniler de: “Yahudiler doğru yolda değiller.” dediler. Cahiller de birbirleri hakkında tıpkı onların söylediklerini söylediler.” Hiç düşündünüz mü Rabbimizin ne demek istediğini? Hiç düşündünüz mü bu ayetlerde verilen mesajı?

Hristiyanlar diyorlar ki: “Tevrat bozulduğu için Allah İncil’i indirdi.” Müslümanlar da diyorlar ki: “Tevrat ve İncil bozulduğu için Allah Kur’an’ı indirdi.” Allah diyor ki ben Kitaplarımı korurum bozulan Kitaplarım değil. Kitaplarıma varis olanlar, üç kuruşluk menfaate dinini satanlar, iman ve imansızlık arasında bir yol tutanlardır.

Konunun özeti: Bütün dinlerde din adamlarının yaptıkları yorumların büyük çoğunluğu Allah’ın Kitaplarındaki hükümlerle çelişki içerisindedir. Kitaplar bozulmuş değildir. Kelimelerin anlamları değiştirilmiştir ve böylece istedikleri anlamı verme imkânı elde etmişlerdir.

İşlerine gelmeyen ayetleri halktan gizlemeye çalışmışlardır. Allah’tan korkmak yerine zalim hükümdarlardan ve rejimlerden korkmayı tercih etmişlerdir. Kendi nefislerini ön planda tutup ayetleri şehevi arzularına uygun yorumlamışlardır.

İnsanlara siz okumayın, anlayamazsınız demişler, böylelikle insanların ilahi kitapları okumasına ve anlamasına engel olmuşlardır. Eğer Museviler Tevrat’ın, Hristiyanlar İncil’in, Müslümanlar Kur’an’ın içeriğine ulaşabilmeyi başarabilselerdi, inananlar arası savaşlar olmayacaktı, dünyada fakir kalmayacaktı. Rabbimiz de hem yerden hem gökten üstümüze bereket yağdıracaktı ve dünyayı bir cennete dönüştürecekti.

5. MAİDE / 66. Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden kendilerine indirileni (Kuran’ı) doğruca uygulamış olsalardı hem üstlerinden hem de ayaklarının altlarında olanlardan yerlerdi. İçlerinden orta yolu tutan bir zümre de yok değil fakat çoğu ne kötü işler yapıyor! 

Gönül isterdi ki üç büyük dinin din adamları, hayatın kısa ve hesabın çetin olduğunu hatırlasınlar. Yalandan dolandan, Allah’a ve Peygamberlerine bile bile iftira atmaktan vazgeçsinler. Allah’ın emirlerine sımsıkı sarılsınlar. Barış ve huzurun gelmesine katkıda bulunsunlar. Allah da hem onlardan hem de iman edenlerden razı olsun. Amin!