İKİ BUÇUK KİŞi

Sıcak bir yaz akşamıydı. Henüz akşam yemeğinden yeni kalkmışlardı. Kapı çalındı. Evin genç kızı kapıyı açtı. Tanımadığı genç bir adam kapıdaydı. Adam babasının evde olup olmadığını sordu. Kız kapıyı örterek babasının yanına gitti. Kapıda tanımadığı birisinin olduğunu babasına haber verdi. Babası merakla kapıya gitti. Kapıyı açtığı zaman kapıda bir yabancı gördü: “Buyrun,  ne istemiştiniz?”  dedi: “Ben Tanrı… Read More İKİ BUÇUK KİŞi

BOŞ KALAN SANDALYE

Genç bir çiftin düğünü vardı. Gelin, kuaförden çıkmış evde hazır bekliyordu. Oğlan evi kız evine geldiler. Damat, gelini alıp düğün salonuna götürecekti. İki tarafın gençleri şakalaşıyorlardı. Mutlu ve neşeli bir ortam vardı. Damat, gelinle birlikte gelin otomobiline doğru yürüdü. Oğlan evinin gençleri, “Kızınızı aldık, kaçıyoruz!” dediler. Kız evinin gençleri, hiç boş durur mu, “Oğlunuzu aldık,… Read More BOŞ KALAN SANDALYE

KISKANÇLIĞIN BEDELİ

Fatma Hanım çalışkan bir kadındı. Hem bahçe işi hem ev işi hem de hayvan larının bakımıyla uğraşıyordu. Evde beş kişiydiler: Kocası, kızı, oğlu, kayınvalidesi. Kimseye muhtaç olmayalım, çocuklarımızı okutalım sevdasıyla gücünün üstünde emek sarfediyordu. Çok ama çok çalışıyordu. Onu takdir edecek ne bir koca ne de bir kayınvalide vardı. Kayınvalide tansiyon hastasıydı. Tuzlu gıdalardan uzak… Read More KISKANÇLIĞIN BEDELİ