Kategori arşivi: Kur’an’’ın evlilik ilkeleri

ŞİDDET KULLANARAK AİLEDE BARIŞ VE HUZUR SAĞLANABİLİR Mİ?

Şiddet hakka üstün olursa sevginin yerini nefret alır.

Türk toplumunda kadına şiddet uygulayarak kadını korkutmanın gerekli olduğuna inanılır. Maalesef kadına değer veren her adımda kadını korumaya çalışan Allah’ın indirdiği hikmetli emirler bu inanca alet edilmekte ve ayetler kadınlar aleyhine yorumlanmaktadır.

ŞİDDET KULLANARAK AİLEDE BARIŞ VE HUZUR SAĞLANABİLİR Mİ? yazısının devamı

ALLAH EVLENİRKEN SÖZLEŞME YAPILMASINI EMREDİYOR.

Rabbimiz sözleşme yapılmasının evliliğin sıhhati açısından hayırlı olacağını bildirmektedir.

Dinimizdeki evlilik sözleşmesinin amacı, evliliği güvence altına almak ve ortaya çıkabilecek olumsuzluklara mâni olmaktır.

Kadınlar tarih boyunca kötü muameleye maruz kalmışlardır. Acı ve çaresizlik içinde kıvranmaktadır. Bu acılara çare bulunmadığı için gün geçtikçe acılar ve çaresizlikler daha da artmaktadır. Kadınların büyük bir bölümü madden ve manen yoksulluk içerisindedir. İnsanlık adına bu konunun bir an önce ele alınması gerekiyor. Allah evlenirken eşler arasında sözleşme yapılmasını emrediyor.

ALLAH EVLENİRKEN SÖZLEŞME YAPILMASINI EMREDİYOR. yazısının devamı

YAKIN AKRABA EVLİLİĞİNİN DİNEN SAKINCASI VAR MI?

Kuzenlerin evliliği ve torunların evliliği

Yahudiler özellikle yakın akraba evlilikleri yaparlar ve yakın akraba evliliklerinden doğan çocukların çok daha zeki olduğuna inanırlar. Akraba evliliği ile maddi manevi aile bağlarının daha kuvvetlendiğine, kültürel değerlerin sonraki kuşaklara daha kolay taşındığına inanılır. Atalarında genetik bir hastalık olmayanlar için yakın akraba evliliği bir avantaj sayılır.

YAKIN AKRABA EVLİLİĞİNİN DİNEN SAKINCASI VAR MI? yazısının devamı

TAHRİM SURESİ NEYİ ANLATIYOR?

Tahrim suresi neden indi?

Bize nakil yoluyla gelen bilgileri göz önünde bulundurduğumuz zaman Peygamberimizin evlilikleriyle ilgili aşağıdaki bilgilere ulaşıyoruz: Peygamberimiz, ilk eşi Hz. Hatice validemizle yirmi beş yıl evli kaldı. Onun vefatından iki yıl sonra dul bir kadın olan Hz. Sevde bint Zem’a annemizle ikinci evliliğini yaptı. Sevde validemiz 55-56 yaşlarındaydı. Peygamberimiz diğer evliliklerini hicretten sonra gerçekleştirdi.

TAHRİM SURESİ NEYİ ANLATIYOR? yazısının devamı

KUR’AN’DA EŞİNİ DÖVMEK VAR MI?

EVLİLİKLERDEKİ AŞIRI GEÇİMSİZLİĞİ KUR’AN NASIL ÇÖZÜYOR?

Darabe: “Dövmek, vurmak, misal vermek, gezmek, salmak, bırakmak” anlamlarında kullanılmaktadır.  Kur’an’ı Kerim’de dövmek anlamında 13 yerde diğer anlamlarda 44 yerde kullanılmıştır.  Kadınları dövün ya da biraz dövün gibi meallere tanık olmaktayız. Nisa Suresi 34. ayettegeçen “darabe” sözcüğü, dayak konusunda bir malzeme olarak görülüp kullanılmaktadır fakat daha sonra gelmiş olduğu düşünülen Nur Suresi 31. ayette geçen “darabe” sözcüğü başörtüleri yakaların üzerine “bırakma” anlamında kullanılmıştır. Zuhruf Suresi 5. ayette geçen darabe sözcüğü de “bırakmak” anlamında kullanılmıştır. Demek ki bu kelime cümlenin gelişine ve yerine göre farklı anlamlara gelebiliyor. Öyleyse sormak hakkı doğar: Bırakmak anlamına da gelebilen darabe sözcüğüne niçin dövmek anlamı veriliyor da bırakmak anlamı verilmiyor?..

KUR’AN’DA EŞİNİ DÖVMEK VAR MI? yazısının devamı

İSLAMİ MAL REJİMİNİN KADINLAR VE ERKEKLER ARASINDA UYGULANIŞI

Allah’in adaleti, insanların adaletinden farklı işler. Kadın = Erkek

Kadına şiddet doruk noktaya ulaşmıştır. Hatta o kadar ileri gitmiştir ki kadınların yaşam hakları bile ellerinden alınır duruma gelmiştir. Peki, İslam bunu nasıl çözmüştür? İslam’a göre evlilik bir tür ortaklıktır. Sözleşme yapılır. Sözleşme yapılırken erkek eşine anlaşmış oldukları mehir miktarını peşin olarak öder ve bu, resmi kayıtlara geçer. Veresiye mehir kabul edilmez. Mehir sadece kadının kendine verilir. Kadının ailesi mehir üzerinde hak iddia edemez.

Allah’ın adaleti insanların adaletinden farklı işlemektedir.

Zayıflıklarından dolayı kadınlar “erken koruma” altına alınmıştır. Bunun anlamı: Erkekler evin her türlü masrafını yüklenmiştir: Çocuklarının, evinin ve eşinin her türlü ihtiyacını gidermek evin erkeği üzerine kesin görev olarak yasalaşmıştır. Ayrıca bir erkeğin, evlenirken eşine evlilik sigortası (MEHİR) yapma mecburiyeti de vardır. Mehir vermek farzdır, mehirsiz evlilik haram, yani geçersiz sayılır. Geçersiz sayıldığından dolayı da mehirsiz evlilik zina sayılır. Zina, cezası yüz değnek olan çok büyük bir suçtur.

Erkekler fiziki özellikler açısından kadınlardan daha güçlüdür. Allah, erkeklere daha fazla fiziki güç verdiği için onları “geç koruma” altına almıştır. Bu nimetin (fiziki gücün) bedeli olarak erkekler, bir ömür boyu ailesinin her türlü giderlerini karşılamakla mükellef tutulmuştur. Kadınlar gelirlerini aile giderlerine harcamak zorunda değillerdir ve ayrıca da evlenirken mehir almaktadırlar çünkü kadınların “erken korunmaya” ihtiyaçları vardır.

İSLAMİ MAL REJİMİNİN KADINLAR VE ERKEKLER ARASINDA UYGULANIŞI yazısının devamı

İSLAM’DA EVLİLİK SİGORTASI MEHİR

Evlilik sigortası yapılmalıdır, Allah, kadınların pozitif ayrımcılığa tabi tutulmasını istemektedir.

Mehir vermek farzdır. Mehir verilmeyen nikah geçersizdir, zina hükmündedir. Mehir kadınları “erken koruma” altına alan bir sigorta sistemidir. Kadınların pozitif ayrımcılığa ihtiyaçları vardır. Fiziki zayıflıkları ve annelik durumları bunu gerektirmektedir. Mehir maddi bir değerdir. Kuvvetli bir teminattır ve nikah anında peşin olarak kadına ödenir. Sigorta tutarı evlenecek çiftler arasında değişiklik gösterir. Bir kadın, evliliğini sağlama alabilmek için koca adayı zenginse yüklü bir mehir talep edebilir. Mehir, nikah kıyılmadan önce eşlerin karşılıklı konuşup anlaşmalarıyla belirlenir. Nikah kıyılırken peşin olarak ödenir ve ne kadar ödeme yapıldığı da resmi işlemlere tabi tutulur.

İSLAM’DA EVLİLİK SİGORTASI MEHİR yazısının devamı

ZİNA EDEN ERKEK VE ZİNA EDEN KADINLARLA EVLİLİK

Zina eden biriyle evlenmek helal olur mu?

Zina etmiş kadınlarla ve erkeklerle evlenmek temiz, takva sahibi Müslümanlara haram kılınmıştır. Zina etmiş biri ancak kendisi gibi zina etmiş biriyle evlenebilir. Zina eden kişiler madden ve manen kirlenmiş olurlar. Cinsel hastalıklar taşıyor olma ihtimalleri vardır. Cinsel hastalık taşıyor olmasalar bile manen kirlenmişlerdir. Gerçek bir tövbe edecek olurlarsa Allah günahlarını affeder fakat bu sadece öbür dünya için geçerli bir bağışlanma olmaktadır.

Zina etmiş birisi, tövbe etmiş bile olsa namuslu biriyle evlenme yasağı devam eder. Kendisi gibi zina etmiş ve tövbe etmiş biriyle evlenmek zorundadır. İnsan daha önce zina etmiş ve tövbe etmiş bir insanın tövbesindeki samimiyeti ölçemez. Kalplerdekini ancak ve ancak Allah bilmektedir. Zina edenle zina edenin evlenmesi, toplumun sıhhati açısından zorunlu bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Kirlenmiş bir insanın temiz bir insanla evlenmesi doğru bir yaklaşım olmadığı için müminlere bu tip evlilikler haram kılınmıştır. Allah’ın hükümlerini göz önünde bulundurarak evlilik yapmak her inananın dünya ve ahirette lehine olacaktır.

ZİNA EDEN ERKEK VE ZİNA EDEN KADINLARLA EVLİLİK yazısının devamı

BİR MÜŞRİKLE BİR MÜMİN EVLENEBİLİR Mİ

Müminler ile müşriklerin dine bakışları çok farklıdır.

Müşrik kimseler Allah’ı inkâr etmektedir. Bundan dolayı Allah müşriklerle evlenmeyi haram kılmıştır. Müminlerle müşriklerin ahlak anlayışları farklıdır. Zina etmek ve zina edenle evli kalmak dinen haramdır. Müminler zina etmeyi haram görürken müşrikler zina etmeyi normal görürler.

BİR MÜŞRİKLE BİR MÜMİN EVLENEBİLİR Mİ yazısının devamı

PEYGAMBERİMİZİN ÖRNEK HAYATI

Peygamberimizin evlilikleri:

Peygamberimizin ilk eşi Hz. Hatice validemizdir. Onunla yirmi beş yıl mutlu bir evlilik geçirmiştir. Ondan dört kız ve iki erkek çocuğu olmuştur. Kızların isimleri Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma’dır. Fatıma hariç diğer kızları peygamberimizden önce vefat etmiştir. İlk çocuğu Kasım ve son çocuğu Abdullah’tır, Kasım ve Abdullah da küçük yaşta vefat etmiştir. Peygamberimiz Hz. Hatice validemizin ölümünden sonra evlilikler yapmıştır.

PEYGAMBERİMİZİN ÖRNEK HAYATI yazısının devamı

PEYGAMBERİMİZİN ZEYNEP ANNEMİZLE EVLİLİĞİ

Peygamberimizin Zeynep annemizle evlenmesini Allah mı emretti?

Gerçek ailelerinin kimliği, evlatlık çocuklardan saklanıyordu. Bu durum evlatlık kimselerin bilmeyerek yakın akrabaları ile ensest evlilikler yapmalarına sebeb olabiliyordu. Ayrıca ailelerini bilmekte evlatlık çocukların en doğal hakkıydı. İleride gerçekleri öğrenince ruhsal çöküntüye uğruyorlar, kendilerini değersiz ve kimsesiz hissediyorlardı. Buna bir son verilmeliydi. Bu çok zor bir işti.

PEYGAMBERİMİZİN ZEYNEP ANNEMİZLE EVLİLİĞİ yazısının devamı

DÖRT EVLENMEK, BİR ZARURET MİDİR?

Bugün dört evlenmekle ilgili yazılara şöyle bir göz atmak istedim. Dört evlenmek Allah’ın emri veya tavsiyesi gibi sunuluyordu. Bu tavsiye bazı mecburiyetlerden kaynaklanıyor, diyorlardı. Rivayetlerle Peygamberimizin ashabından ve Ehli Beytten bazı örnekler de veriyorlardı. İslam’ı övdüklerini zannederken yeriyorlardı. Okuduklarıma maalesef katılamadım. Neden katılamadığıma dair iki satır bir şeyler yazayım, istedim.

DÖRT EVLENMEK, BİR ZARURET MİDİR? yazısının devamı

İSLAM’DAN ÖNCE ARAPLARDA ÇOK EVLİLİK VAR MIYDI?

ALLAH DÖRT EVLENMEYE İZİN VERİYOR MU?

İslam’dan önce Arap toplumlarında yirmi, otuz kadınla evliliğin yaygın olduğu ve İslamiyet’in bunu dörde kadar indirdiği ileri sürülür. Her Müslüman kadının aklının köşesinden şu soru geçer: “İslam’da çok evlilik var mı? Allah, gerçekten dört evlenmeyi tavsiye etti mi veya emretti mi?” Ben de bir Müslüman kadın olarak bunu merak ediyordum. Hep bu konuyu araştırmak istedim fakat daha önce nasip olmadı. Sonunda Rabbimiz bana araştırma fırsatı verdi. Ben de araştırmam sonucunda ulaştığım bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Şimdi sizinle bir yolculuğa çıkacağız. Bu yolculukta Allah’ın ayetleri ve aklımız hepimize yoldaş olsun, dileğiyle.

İSLAM’DAN ÖNCE ARAPLARDA ÇOK EVLİLİK VAR MIYDI? yazısının devamı

İMAM NİKAHINI GİZLİ KIYMAK CAİZ Mİ?

Gizli evlilikler dinen geçerli midir? Dinen geçerli bir nikah nasıl kıyılmalıdır?

Gizli kıyılan, mehir verilmeyen ve sözleşme yapılmayan nikah geçersizdir.

Gizli evlenmek dinimizde de diğer ilahi dinlerde de geçerli değildir, haram kılınmıştır çünkü mahsurları vardır. Allah, ayetlerinde açıkça bize: “Zina etmeyin ve gizli evlenmeyin.” demektedir.

İMAM NİKAHINI GİZLİ KIYMAK CAİZ Mİ? yazısının devamı

HZ. AİŞE VALİDEMİZ ALTI YAŞINDA İKEN Mİ EVLENDİ?

Peygamberimiz nefsani arzularla evlenmedi.

Hz. Ebubekir ile Peygamberimiz yakın arkadaştı. Bundan dolayı Hz. Aişe validemiz çocukluğundan beri Peygamberimizin evine gidip geliyordu. Peygamberimizin eşine çok yardımı dokunuyordu. Bu yardım severliğinden dolayı Peygamberimizin eşi onu çok seviyordu. Hz. Aişe dini öğrenme ve öğretmeye karşı aşırı bir ilgi gösteriyordu. Onun bu arzusu peygamberimize daha yakın olmasını gerektiriyordu. Hz. Ayşe validemiz Peygamberimize daha yakın olmayı çok arzu etmekteydi. Babası da bu durumun farkındaydı ama Peygamberimiz bunun farkında değildi. Hz. Ebu Bekir’in önermesi ve birazda ısrarıyla Peygamberimiz Hz. Aişe validemizle evlendi.

HZ. AİŞE VALİDEMİZ ALTI YAŞINDA İKEN Mİ EVLENDİ? yazısının devamı