Kategori arşivi: Kur’an’ın hukuksal ilkeleri

İSLAM’DA ZİNADAN DOĞMUŞ OLAN ÇOCUKLARIN DURUMU NEDİR?

Evlilik dışı ilişkilerden

dünyaya gelmek

Allah adalet ister.

İnsanlar gelenek görenek kaynaklı adaletsizliklere göz yummaktadır ve gelenek göreneklerimiz adaletin önüne geçmektedir. Dolayısıyla evlilik dışı doğan çocuklar toplum dışına itilmektedir. Hiçbir günahı olmayan bu masum çocuklara bir günahkarmış gibi davranılmaktadır. Her insan kendi günahından sorumludur. Bir çocuk anne ve babasının günahından dolayı suçlanıp cezaya maruz bırakılamaz. Bu davranış Allah’ın adaletine aykırıdır. Kanunlar gelenek göreneklere göre değil hak ve adalete göre düzenlenmelidir. Toplumun değer yargıları adalete göre şekillendirilmelidir. Bu görev din adamlarına düşmektedir. Her kul kendi günahını kendi çeker. Allah’ın yasasında bu vardır.

İSLAM’DA ZİNADAN DOĞMUŞ OLAN ÇOCUKLARIN DURUMU NEDİR? yazısının devamı

İLTİCA ETMİŞ OLAN KADINLARIN DURUMU NEDİR?

İltica eden kadınlar cariye statüsünde midir?

Eğer müşrik bir kavimden evli bir kadın, Müslüman olursa ve Müslüman bir kavme iltica edecek olursa, onu müşrik olan kavmine geri göndermek haram olur. Bu kadının müşrik kocasıyla olan nikah bağı, tek taraflı olarak sona erer. Müşrik kocası onu boşamamış olsa da bu nikah geçersiz sayılır ve dikkate alınmaz. İltica etmiş kadın evlilik yapmak isterse kanunen üç ay bekler şayet hamile değilse evlilik yapabilir. Hamileyse bebek doğuncaya kadar evlenemez. Doğumdan sonra evlenebilir.

İLTİCA ETMİŞ OLAN KADINLARIN DURUMU NEDİR? yazısının devamı

KADINLARIN ŞAHİTLİĞİ

Kadınların şahitliği konusunda Kur’an dışı yorumlar bulunmaktadır.Suçun ve suçlunun ispatında: Suç isnat edilen kimsenin haksız yere ceza almaması için dört şahide ihtiyaç duyulmuştur. Şahitler kadın, erkek ya da karışık olabilir. Arapçada kadın ve erkek karışık birden fazla bir topluluk için daima eril (müzekker) zamirler kullanılır. Kur’an’ı Kerim’de de “onlar ve siz derken” iki veya daha fazla kadın erkek karışık bir topluluk için daima eril (müzekker) zamirler kullanılmıştır. Arapçada birinci tekil ve birinci çoğul kişi zamirlerinde “ben, biz derken” zaten kadın ve erkek zamirlerinin kullanımı ortaktır. Cümle içerisinde yer alan sayılar da şahıs zamirlerine uygun olarak gelir.

KADINLARIN ŞAHİTLİĞİ yazısının devamı