Kategori arşivi: Kur’an’ın hukuksal ilkeleri

DEMOKRASİ VE İSLAM

 VESİLE YANIK

Demokrasi gökten yağan rahmet gibi olmalı ve herkes ondan nasibini almalıdır.

Demokrasi demagojiden ibaret olmamalı.

Demokrasi deyince vatandaşlarını sınıflara bölüp ayırmayan, din, dil, ırk, renk, fakir, zengin, beyaz, zenci ayırımı yapmayan; tüm vatandaşlarını eşit şekilde kucaklayan, can ve mal güvenliğini sağlayan bir sistem akla gelir. Demokraside halkın seçtiği kişiler iktidara gelir. Siyasiler koltuğa yapışıp kalmazlar. Belli aralıklarla güven oylamasına gidilir ve siyasilerin ellerindeki yetkileri kötüye kullanmasının önüne geçilmiş olur. Çıkarılacak yasalar halk oylamasına sunulur. Böyle bir sistem bugüne kadar tesis edilebilmiş değildir.

DEMOKRASİ VE İSLAM yazısının devamı

KÖLE VE CARİYE

Allah’a iftira atan din adamlarına yazıklar olsun!

Cahiliye devrindeki kavimler, kendilerine hiçbir zararı dokunmayan gözlerinden kestirdikleri, zayıf kavimlere savaş açarlardı. Cahiliye devrindeki savaşlar, toprak genişletmek, ganimet toplamak, köle ve cariye elde etmek için yapılırdı.

KÖLE VE CARİYE yazısının devamı

MAİDE SURESİ 38. AYET HIRSIZIN ELİNİ KESİN DERKEN ZULÜM MÜ İÇERİYOR?

ALLAH İNSANA ZULMEDER Mİ?

Hepimizin yaşadığı ortak bir kâbus vardır. Bu kâbus bizi bazı harcamalar yapmaya zorunlu kılar. Hırsız girmesin diye pencerelerimize demir kafesler yaptırırız. Hırsızlar suç işleyip hapse girmesin, diye tüm aile fertleri kendimizi demir parmaklıklar arkasına hapsederiz. Evimizin dört bir yanına kameralar kurdurur kamera malzemesi üretip satan şirketlere ve kamera kayıtlarımızı tutan şirketlere ekonomik girdi sağlarız. Alarm şirketlerini de buna dahil edebiliriz. Bu harcamaları yaparken malımızdan çok canımızı düşünürüz.

Bütün bu tedbirleri alabilmek için bol paraya ve güvenli binalara sahip olmak gerekir. Gece kondu ve benzeri yerlerde yaşayan insanlar bu tedbirlerden hiçbirine sahip olamazlar çünkü maddi imkanları korunmalarına el vermez. Bu insanların da doyurmak, giydirmek, okutmak zorunda oldukları çocukları bulunur. Çalışamayacak yaşa geldiklerinde, ihtiyarlıklarını geçirebilecekleri iki göz bir odaya ihtiyaçları vardır. Bunun için sıhhatleri el vermese bile çalışmak ve para biriktirmek zorundadırlar.

MAİDE SURESİ 38. AYET HIRSIZIN ELİNİ KESİN DERKEN ZULÜM MÜ İÇERİYOR? yazısının devamı

ALKOLLÜ İÇECEKLER NEDEN GÜNAH?

Tarih boyunca alkol üretimi gerçekleştirilmiş ve içecek olarak kullanılmıştır.

Alkol tarih boyunca insanlar tarafından kullanılmış bir üründür. İnsanlar çoğu zaman keyif için çoğu zaman da sıkıntılarından uzaklaşmak için alkollü içecekleri tercih ederler. Alkol, çeşitli maddelerin ve doğal olarak şeker barındıran besinlerin mayalanarak fermantasyona tabi tutulması ile üretilir. İnsanların içeceklerde kullandığı alkol etil alkoldür. Bu alkol; şeker pancarı, şeker kamışı, üzüm, elma, armut, erik, mısır, arpa pirinç gibi şekerli hammaddelerden üretilmektedir. Bu üretim, besin taneleri içinde bulunan şeker ve nişastaların fermantasyon yoluyla alkole dönüşmesi ile gerçekleşmektedir.

ALKOLLÜ İÇECEKLER NEDEN GÜNAH? yazısının devamı

ZİNADAN DOĞAN ÇOCUĞA MİRAS DÜŞER Mİ?

Evlilik dışı doğan çocukların mirasta hakkı var mı?

Dinimizde zinadan doğan çocuğun miras hakkı evlilik içi doğan çocuklarla eşittir fakat uygulamalarda haksızlık vardır. Dini otoriteler zinadan doğan çocuğun miras hakkını gasp etmişlerdir ve bunun toplumun yararına olduğunu ileri sürmüşlerdir. Aslında bu uygulamalarla hem toplumu günaha sokmuşlar hem de günahsız bir çocuğun haklarını zayi etmişlerdir. Uygulamalar Kur’an Kerim kaynaklı değildir.

ZİNADAN DOĞAN ÇOCUĞA MİRAS DÜŞER Mİ? yazısının devamı

RECMEDİLMEK KUR’AN’I KERİM’DE GEÇİYOR MU?

Öldürülmesi haram kılınan kimseyi öldürmek bir cinayettir.

Dini konularda en çok eleştiri alan konulardan biri zina suçlarına verilen taşlama cezalarıdır. Bu ceza gündemdeki yerini muhafaza etmeye devam etmektedir çünkü bu ceza Müslüman ülkelerin birçoğunda hala uygulanmaktadır.

RECMEDİLMEK KUR’AN’I KERİM’DE GEÇİYOR MU? yazısının devamı

DİNİMİZDE AKRABALIK HUKUKU

DİNİMİZDEKİ AKRABALIK BAĞLARI HANGİ KRİTERLERE GÖRE OLUŞMUŞTUR?

Kur’an’ın ayetleri arasında bir çelişki var mı, yok mu? Kur’an’da akrabalık bağlarıyla ilgili bir tutarsızlık olup olmadığını birlikte inceleyelim. Kur’an’ı Kerim’de iki türlü akrabalık bağı vardır. Birincisi kan bağıyla oluşan akrabalıklarımızdır. İkincisi kan bağı olmadan oluşan akrabalıklarımızdır. Kan bağı ile oluşmayan akrabalık bağları belirli kriterler göz önünde bulundurularak oluşturulmuştur. Çelişkili olduğu zannedilen ayetlerde olağan üstü tutarlılıklar vardır. İki akrabalık arasında sadece miras alma hakkı konusunda fark vardır. Kan bağı olanlar miras alır, diğer akrabalar miras almaz.

33: AHZAB / 6. Peygamberin eşleri müminlerin anneleridir ve Peygamber de müminlere kendi nefislerinden önce gelir. Müminlerden ve muhacirlerden dostlarınıza bir iyilik yapmanız hariç Allah’ın Kitap’ında “rahim akrabalığı bağı” diğer bazı akrabalıkların önüne geçer. Bunlar Kitapta yazılıdır.

DİNİMİZDE AKRABALIK HUKUKU yazısının devamı

İSLAM’DA ZİNADAN DOĞMUŞ OLAN ÇOCUKLARIN DURUMU NEDİR?

Evlilik dışı ilişkilerden

dünyaya gelmek

Allah adalet ister.

İnsanlar gelenek görenek kaynaklı adaletsizliklere göz yummaktadır ve gelenek göreneklerimiz adaletin önüne geçmektedir. Dolayısıyla evlilik dışı doğan çocuklar toplum dışına itilmektedir. Hiçbir günahı olmayan bu masum çocuklara bir günahkarmış gibi davranılmaktadır. Her insan kendi günahından sorumludur. Bir çocuk anne ve babasının günahından dolayı suçlanıp cezaya maruz bırakılamaz. Bu davranış Allah’ın adaletine aykırıdır. Kanunlar gelenek göreneklere göre değil hak ve adalete göre düzenlenmelidir. Toplumun değer yargıları adalete göre şekillendirilmelidir. Bu görev din adamlarına düşmektedir. Her kul kendi günahını kendi çeker. Allah’ın yasasında bu vardır.

İSLAM’DA ZİNADAN DOĞMUŞ OLAN ÇOCUKLARIN DURUMU NEDİR? yazısının devamı

İLTİCA ETMİŞ OLAN KADINLARIN DURUMU NEDİR?

İltica eden kadınlar cariye statüsünde midir?

Eğer müşrik bir kavimden evli bir kadın, Müslüman olursa ve Müslüman bir kavme iltica edecek olursa, onu müşrik olan kavmine geri göndermek haram olur. Bu kadının müşrik kocasıyla olan nikah bağı, tek taraflı olarak sona erer. Müşrik kocası onu boşamamış olsa da bu nikah geçersiz sayılır ve dikkate alınmaz. İltica etmiş kadın evlilik yapmak isterse kanunen üç ay bekler şayet hamile değilse evlilik yapabilir. Hamileyse bebek doğuncaya kadar evlenemez. Doğumdan sonra evlenebilir.

İLTİCA ETMİŞ OLAN KADINLARIN DURUMU NEDİR? yazısının devamı

İSLAM’DA KADININ ŞAHİTLİĞİ VE DİNİ YORUMLARDAKİ BARİZ ÇELİŞKİLER

Zina suçlarında kadınlar şahitlik yapamaz yorumlarına Kur’an Kerim’in cevabı

Kadınların şahitliği konusunda Kur’an dışı yorumlar bulunmaktadır.

İSLAM’DA KADININ ŞAHİTLİĞİ VE DİNİ YORUMLARDAKİ BARİZ ÇELİŞKİLER yazısının devamı