Kategori arşivi: Kur’an’ın hukuksal ilkeleri

Zina eden erkek ve zina eden kadınlarla evlilik

Photo by Brent Keane on Pexels.com

Zina etmiş kadınlarla ve erkeklerle evlenmek temiz, takva sahibi Müslümanlara haram kılınmıştır. Zina etmiş biri ancak kendisi gibi zina etmiş biriyle evlenebilir. Zina eden kişiler madden ve manen kirlenmiş olurlar. Cinsel hastalıklar taşıyor olma ihtimalleri vardır. Cinsel hastalık taşıyor olmasalar bile manen kirlenmişlerdir. Gerçek bir tövbe edecek olurlarsa Allah günahlarını affeder fakat bu sadece öbür dünya için geçerli bir bağışlanma olmaktadır.

Zina etmiş birisi, tövbe etmiş bile olsa namuslu biriyle evlenme yasağı devam eder. Kendisi gibi zina etmiş ve tövbe etmiş biriyle evlenmek zorundadır. İnsan daha önce zina etmiş ve tövbe etmiş bir insanın tövbesindeki samimiyeti ölçemez. Kalplerdekini ancak ve ancak Allah bilmektedir. Zina edenle zina edenin evlenmesi, toplumun sıhhati açısından zorunlu bir durum olarak ortaya çıkmaktadır. Kirlenmiş bir insanın temiz bir insanla evlenmesi doğru bir yaklaşım olmadığı için müminlere bu tip evlilikler haram kılınmıştır. Allah’ın hükümlerini göz önünde bulundurarak evlilik yapmak her inananın dünya ve ahirette lehine olacaktır.

Zina eden erkek ve zina eden kadınlarla evlilik yazısının devamı

İLTİCA ETMİŞ OLAN KADINLARIN DURUMU NEDİR?

İltica eden kadınlar cariye statüsünde midir?

Eğer müşrik bir kavimden evli bir kadın, Müslüman olursa ve Müslüman bir kavme iltica edecek olursa, onu müşrik olan kavmine geri göndermek haram olur. Bu kadının müşrik kocasıyla olan nikah bağı, tek taraflı olarak sona erer. Müşrik kocası onu boşamamış olsa da bu nikah geçersiz sayılır ve dikkate alınmaz. İltica etmiş kadın evlilik yapmak isterse kanunen üç ay bekler şayet hamile değilse evlilik yapabilir. Hamileyse bebek doğuncaya kadar evlenemez. Doğumdan sonra evlenebilir.

İLTİCA ETMİŞ OLAN KADINLARIN DURUMU NEDİR? yazısının devamı

KADINLARIN ŞAHİTLİĞİ

Kadınların şahitliği konusunda Kur’an dışı yorumlar bulunmaktadır.Suçun ve suçlunun ispatında: Suç isnat edilen kimsenin haksız yere ceza almaması için dört şahide ihtiyaç duyulmuştur. Şahitler kadın, erkek ya da karışık olabilir. Arapçada kadın ve erkek karışık birden fazla bir topluluk için daima eril (müzekker) zamirler kullanılır. Kur’an’ı Kerim’de de “onlar ve siz derken” iki veya daha fazla kadın erkek karışık bir topluluk için daima eril (müzekker) zamirler kullanılmıştır. Arapçada birinci tekil ve birinci çoğul kişi zamirlerinde “ben, biz derken” zaten kadın ve erkek zamirlerinin kullanımı ortaktır. Cümle içerisinde yer alan sayılar da şahıs zamirlerine uygun olarak gelir.

KADINLARIN ŞAHİTLİĞİ yazısının devamı

ALLAH, BORÇLARI ŞAHİDLENDİRİRKEN BİR ERKEK VE İKİ KADIN ŞAHİT OLMASINI NİÇİN İSTİYOR?

Borçlar belgelendirilirken iki kadın şahit bulundurmayı isteyen Rabbimizin ne demek istediği tam olarak anlaşıldı mı yoksa bu kadınları aşağılamak ve bazı şahitliklerden men etmek için mi kullanıldı? Rivayetler vasıtasıyla inanan kadınlar aşağılanmıştır. Şahitlik yapamayacakları ileri sürülmüştür. Allah’ın emirleri görmezden gelinmiştir. Allah’ın bizden ne istediği bize dosdoğru anlatılmamış ve gerçekleri anlamamıza yardım edilmemiştir. İnsanlar, Allah’ın adaletinden şüpheye sevk edilmiştir.

ALLAH, BORÇLARI ŞAHİDLENDİRİRKEN BİR ERKEK VE İKİ KADIN ŞAHİT OLMASINI NİÇİN İSTİYOR? yazısının devamı

Dinimizde evlatlık almak bazı şartlara bağlıdır

Dinimizde evlatlık almak bazı şartlara bağlandı. Bu şartları şöyle özetleyebiliriz: Evlatlık aldığınız çocuğa yalan söylemeyeceksiniz ve çocuğu öz babasının soy adıyla çağıracaksınız. Babalarını bilmiyorsanız onlar sizin çocuklarınız değil, din kardeşlerinizdir. 
Ailesi olan çocukları ailesinden ayırmayın. Onlara maddi ve manevi yardımda bulunarak kendi ailesinin kanatları altında büyümesini sağlayın. Bu onlar için daha hayırlıdır. Allah, kullarının üzülmesinden asla hoşlanmaz fakat insanların çoğu bunun farkında değillerdir
.

Dinimizde evlatlık almak bazı şartlara bağlıdır yazısının devamı

DİNDE İDDET BEKLEME VE YENİDEN EVLENME SÜRESİ

İddet beklemek nesebin ortaya çıkması açısından çok önemlidir. İlahi ve dünyevi kanunlarda bu hüküm mevcuttur. Doğacak çocuğun kime ait olduğunun belli olması gerekir. Belli olmazsa doğacak çocuk ilerde ensest bir evliliğe maruz kalabilir. Dinimizdeki iddet süresi, şu üç gurup kadını içine almaktadır:

     1. Ay hali görenler.

     2. Menopoz dönemine henüz girmiş olanlar.

     3. Menopozu kesinleşmiş olanlar.

DİNDE İDDET BEKLEME VE YENİDEN EVLENME SÜRESİ yazısının devamı